banner87

Erdoğan’ın sorusunun cevabı arşivden çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zaid’in Fahreddin Paşa’yı hedef alan suçlamalarına cevap verirken sorduğu “Senin ceddin neredeydi?” sorusunun cevabı Osmanlı Arşivleri’nden çıktı. Tarihi belgeler, Şeyh Zaid'in büyük dedesinin, İngilizlerin tahrikiyle Katar'a saldırdığını, hırsızlık yaptığını gösterdi.

Erdoğan’ın sorusunun cevabı arşivden çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zaid’in Fahreddin Paşa’yı hedef alan suçlamalarına cevap verirken sorduğu “Senin ceddin neredeydi?” sorusunun cevabı Osmanlı Arşivleri’nden çıktı. Tarihi belgeler, Şeyh Zaid'in büyük dedesinin, İngilizlerin tahrikiyle Katar'a saldırdığını, hırsızlık yaptığını gösterdi.

24 Aralık 2017 Pazar 11:10
Erdoğan’ın sorusunun cevabı arşivden çıktı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zaid’in Medine Müdafii Fahreddin Paşa’yı hedef alan suçlamalarına cevap verirken sorduğu “Senin ceddin neredeydi?” sorusunun cevabı, Osmanlı Arşivleri’nden çıktı. Tarihî belgeler, Abdullah bin Zaid’in 19. asırda yaşamış olan büyük dedesi Şeyh Zaid’in, İngilizler’in tahrikiyle Katar’a saldırdığını, cinayetler işleyip hırsızlık ettiğini gösteriyor!

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zaid’in hafta başında Medine Müdafii Fahreddin Paşa’yı hırsızlıkla suçlamasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir konuşma yapmış ve “Ey bize bühtanda bulunan zavallı, Fahreddin Paşa Medine Müdafaası’nı yaparken senin ceddin neredeydi?” diye sormuştu.

HaberTürk yazarı Murat Bardakçı, bugünkü köşesinde, söz konusu arşiv belgelerine yer verdi. Bardakçı’nın yazısı şöyle:

İŞİN GERİSİNDE İNGİLİZLER VAR

“Cumhurbaşkanı’nın sorusunun cevabı arşivlerden çıktı: Osmanlı Arşivleri’nde bulunan çok sayıda belge, Abdullah bin Zaid’in 19. asırda yaşamış olan büyük dedesi Abu Dabi Aşireti Şeyhi Zaid’in hiç durmadan Katar’a saldırdığını, hırsızlık ettiğini, cinayetler işlediğini ve bütün bunları İngiltere’nin desteği ile yaptığını gösteriyor.

Arşivdeki bu belgelerden anlaşıldığına göre, Körfez’de 19. asrın sonlarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde yaşananlar şöyle:

İngiltere, Osmanlı idaresi altında bulunan ama bölge halkı üzerinde etkisi olan aşiret şeyhlerinin de sözlerinin geçtiği Körfez’deki şeyhleri kendi tarafına çekmek için her türlü işi çeviriyor, şeyhlerin İstanbul’a başkaldırmaları maksadıyla siyasî destek veriyor, para ve hattâ silâh dağıtıyor. Türk idaresine sadık kalan ve İngilizler’den uzak durmaya çalışan tek şeyhlik ise, Katar! Bugün Birleşik Arap Emirlikleri’ni teşkil eden şeyhler ve en başta Abu Dabi’nin şeyhleri İngilizler ile sürekli temas halinde bulunuyorlar, İngiltere’den sağladıkları destek ve aldıkları silâhlâr ile Katar’a saldırıyor, halkı öldürüp mallarını çalıyor, saldırıya uğrayanlar Bahreyn’e sığınıyor; önceleri tarafsız kalmaya çalışan Şarjah da sonradan onlara katılıyor. Bütün bu başkaldırmaları, saldırıları hırsızlıkları yakından takip eden İstanbul o bölgelerdeki valilerine, kaymakamlarına ve diğer idarecilere emirler gönderiyor ve gerektiğinde asker yollayarak şeyhlerin başkaldırıları engellemeye uğraşıyor.

Bu belgeler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zaid’in Medine Müdafii Fahreddin Paşa’yı hedef alan suçlamalarına karşı sorduğu, “Senin ceddin neredeydi?” sorusunun cevabını veren, yani Abdullah bin Zaid’in ceddinin İngiliz destekli başkaldırı, hırsızlık ve cinayet ile meşgul olduğunu gösteren evraktan sadece birkaçı ve Osmanlı Arşivleri’nde Abu Dabi Şeyhi Zaid’in ettiği işler hakkında daha dünya kadar evrak var...

Yazılarımdan bazılarının Arapça tercümeleri daha önce sosyal medyada kullanılmıştı ama tercümelerde hatalar vardı. Benzer yanlışların önüne geçmek maksadıyla bugünkü yazım ile beraber özetinin de doğru tercümesini verdim ve böylelikle hem muhtemel hatâların tekrarını önlemek istedim, hem de basınımızda bir yazının özeti zannedersem ilk defa iki dilde birden yayınlanmış oldu!

FAHREDDİN PAŞA’NIN ÖZEL ARŞİVİ, RAMAZAN BEY’DEDİR

TÜRKİYE’nin şu anda en önemli, en başarılı işler yapan ve cinayete kurban giden eserleri kurtaran kütüphanecilerinin başında gelen Ramazan Minder’den daha önce de bahsetmiştim...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Atatürk Kitaplığı’nın müdürü olan Ramazan Minder’den, Alman İmparatoru İkinci Wilhelm’in Sultan Abdülhamid’e hediye olarak gönderdiği, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kitaplığı’nda muhafaza edilen ama 28 Şubat’ta maalesef çöpe giden birbirinden kıymetli eserlerden 4 bin 500’ünü daha önce kurtarıp satın alarak başında bulunduğu kütüphaneye koymuş, içerisinde birbirinden önemli evrak ile fotoğrafın bulunduğu arşivlik kolleksiyonları da yine satın alarak kütüphanesine kazandırmıştı...

3336 EVRAK VE RESİM

Ramazan Bey’in kütüphanesine kazandırarak konunun uzmanlarının ve meraklılarının araştırmalarına sunduğu çok önemli bir başka koleksiyon daha var: Medine Müdafii Fahreddin Paşa’nın içerisinde 1040 belge, 1812 fotoğraf, 481 harita ve üç kartpostalın bulunduğu 3336 kalemden meydana gelen hususî arşivi...

Paşa’nın Medine’de namusu ve dini uğruna katlandığı zorlukları ve çektiği bütün dertleri ayrıntıları ile öğrenmek isteyenler, merak ettikleri her sorunun cevabını şimdi Atatürk Kitaplığı’nda muhafaza edilen ve araştırmacılara açık olan bu kolleksiyondaki evrak sayesinde öğrenebilirler...

Ramazan Minder, yılbaşından sonra Fahreddin Paşa’nın evrakını ayrıca sergileyecek ve Çöl Kaplanı’nın hatıraları bir görsel malzeme şöleni olarak da tarihteki yerini alacak. Sergi münasebeti ile yayınlanacak olan kitabın hazırlıkları da devam ediyor...

Bu vesile ile, Fahreddin Paşa hakkında yapılmış önemli bir belgeselin mevcudiyetini de hatırlatayım: Dostum ve arkadaşım Sefer Turan’ın bundan seneler önce Kanal 7 için hazırladığı ve içerisinde Paşa’nın Medine müdafaasını gösteren birbirinden güzel görüntüler ile Arap İsyanı ile ilgili ders mahiyetindeki çekimlerin yeraldığı “Medine Müdafaası ve Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa” isimli belgeseli Youtube’da bulup izleyebilirsiniz.

Medine’de kahramanlığın zirvesine yükselen bir hayatın Rumelihisarı Kabristanı’na uzanan öyküsünün yealdığı bu belgeseli herkese tavsiye ederim.”

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Irfan 2017-12-24 12:12:00

ulkemize bir saldiri oldugu acikca belli artik kimse inkar edemez,,,osmanliyi arkadan hancerleyen arap asiretleri olmustur,,,onlarda parayla kolayca satin alacaginiz insanlar,,,osmanlida para olsaydi o topraklardan kimse osmanliyi atamazdi olay dunyada donup dolasip paraya dayaniyor,,,paran varsa kral sensin,,,,ama para hersey degildir,,,nice parali imparatorluklar cokmustur,,,onemli olan insan onurudur,