banner87

Eski Türkiye'de ne azından seçimler güven içinde yapılıyordu

Demokrasi İçin Birlik, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde biraraya geldi. OHAL, hak ihlaleri, yasaklar, artan ekonomik sıkıntılar, baskıcı uygulamalar masaya yatırıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren eski CHP Milletvekili Melda Onur Gezi Parkı'nı örnek verdi ve 'Taksim dayanışması da Gezi Parkı için ilk 15 ay 10-15 kişi biraraya geldi daha sonra milyonlar destekledi' dedi. Eski AİHM yargıcı ve CHP milletvekili Tıza Türmen de eski Türkiye ile Yeni Türkiye'yi karşılaştırdı 'eskiden en azından seçimlere güvenilirdi, 16 Nisan'da gördük ki artık Türkiye'de seçimlerde şaibeli hale gelmiştir' dedi. CHP PM Üyesi Turan Hançerli de 'izlenecek programın 80 milyonu kucaklaması gerekir' dedi

Eski Türkiye'de ne azından seçimler güven içinde yapılıyordu

Demokrasi İçin Birlik, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde biraraya geldi. OHAL, hak ihlaleri, yasaklar, artan ekonomik sıkıntılar, baskıcı uygulamalar masaya yatırıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren eski CHP Milletvekili Melda Onur Gezi Parkı'nı örnek verdi ve 'Taksim dayanışması da Gezi Parkı için ilk 15 ay 10-15 kişi biraraya geldi daha sonra milyonlar destekledi' dedi. Eski AİHM yargıcı ve CHP milletvekili Tıza Türmen de eski Türkiye ile Yeni Türkiye'yi karşılaştırdı 'eskiden en azından seçimlere güvenilirdi, 16 Nisan'da gördük ki artık Türkiye'de seçimlerde şaibeli hale gelmiştir' dedi. CHP PM Üyesi Turan Hançerli de 'izlenecek programın 80 milyonu kucaklaması gerekir' dedi

23 Ekim 2017 Pazartesi 09:14
Eski Türkiye'de ne azından seçimler güven içinde yapılıyordu

Demokrasi İçin Birlik, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Demokrasi için bir aradayız, yılmayacağız” forumunda bir araya geldi, “En temel haklarımızı alıncaya ve yeni demokratik, laik bir Türkiye’ye ulaşıncaya kadar yılmayacağız!” dedi.

Demokrasi İçin Birlik (DİB), Şişli Kent Kültür Merkezi’nde “Demokrasi için bir aradayız, yılmayacağız” sloganıyla forum gerçekleştirdi. Foruma DİB bileşenleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, HDP ve CHP PM üyeleri, demokratik kitle örgütleri, yazar, sanatçı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren eski CHP Milletvekili Melda Onur, DİB’in herkesi kapsamadığı yönündeki eleştirilerin yerinde olmadığını, herkesi, Taksim Dayanışması’nın, ilk zamanlarını hatırlamaya davet etti. Onur, “DİB, el ele, kol kola yürümek isteyen, öyle olmasa bile aynı hedefe doğru yürüyen insanları, demokratik kitlelere zemin hazırlayacak bir ortamdır. Birliktelik nasıl ki Gezi’de gerçekleri açığa çıkardıysa bu sefer de seçimlerde hırsızlıkları açığa çıkardı. DİB eşit bir zemindir. Bu zeminden bugün hayır meclisleri çıkar, belki önümüzdeki günlerde demokrasi meclisleri çıkar. Herkese açıktır” dedi.

“İktidar otoriterlikten faşizme yürüdü”

Onur’un ardından söz alan eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, “Otoriterlikten faşizme doğru yürüyen iktidar, yürüyüşünü OHAL’le yeni bir evreye soktu. Ve iktidarın demokrasi maskesi bu sayede ortadan kalktı” ifadelerini kullandı. OHAL ile meclisin bütün yetkilerinin yürütmeye devredildiğini, siyasi partilerin görüşlerini söyleyemez olduğunu, eş başkanların, milletvekillerinin içeride olduğunu söyleyen Türmen, ana muhalefet partisinin üzerinde de baskılar olduğunu, insan hakları ihlallerinin arttığını belirtti.

“Mecliste siyaset olanağı artık yok”

Hukukun tamamen rafa kaldırıldığını kaydeden Türmen, barışın Türkiye’de artık terörizm ile eş tutulan bir kelime haline geldiğini ifade etti. Osman Kavala’nın gözaltına alınmasıyla sivil topluma bir gözdağı verildiğine dikkat çeken Türmen, “Demokrasiye yönelen tehdit yeni bir boyut kazanmıştır. Baskıya, tahakküme karşı direniş bir yükümlülüktür. Direniş sadece demokrasi için değil aynı zamanda insanı insan yapan değerlerin korunması içindir. Meclis’te siyaset yapma olanağı artık yoktur. Siyasetin meclis dışına taşınması gereklidir. Kamusal alanda siyaset yapmak gerekir” dedi.

“Toplum sağ otoriterlere teslim olmamalıdır”

Ardından söz alan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen de toplumun kendi içinde yaşadığı sağ otoriter yönelimlere teslim olmamak gerektiğini vurgulayarak, mücadele için somut zeminler oluşturmak gerektiğini vurguladı. Bilgen, “Burada çizilen, çoğulcu, katılımcı, barışı yeniden inşa edebilecek ve özü itibariyle aslında bir demokratik anayasa konsepti ile ifade edilebilir ve bu şüphesiz derde derman bir şey olabilir. Fakat biz gerçekten durduğumuz yerler itibariyle bunu savunabilecek, bunu kaldırabilecek ve bunu bir üzerine basılacak zemin olarak tarif edecek kararlılıkta mıyız, bence acil sorun tam buradadır” dedi.

Cam işçisi işi ve aşı için yürüyor

Direnişteki Trakya’da işten atılan Şişecam işçileri de DİB forumuna katılarak söz aldı. 90 işçinin telefonla aranarak işten çıkarıldığını belirten cam işçisi işlerine geri dönebilmek adına Kırklareli’nden İstanbul’a başlattıkları yürüyüşü anlattı. Cam işçisinin “işi ve aşı” yürüdüğünü belirtti.

“Yeni bir DİB dalgası yaratmak için harekete geçiyoruz”

DİB forumuna katılan Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, diktatörlüğe karşı biz varız diyerek bir araya geldiklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

AKP iktidarı gibi düşünmeyen herkesin sesinin kısıldığı koşullarda bugün toplumsal muhalefetin bütün unsurları bir araya geldik. Ve bundan sonra muhalefetin birlikte mücadele haritasını ve yolunu çıkardığı bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Yeni bir DİB dalgası yaratmak için harekete geçiyoruz.

“Ülkemizde ve bölgemizde barış istiyoruz”

Forumun sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:

    Demokratik siyasi temsiliyetin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, halkın temsilcisi vekillerin, belediye başkanlarının serbest bırakılmasını istiyoruz.
    Halkın haber alma özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasını, tutuklanan, işten atılan basın çalışanlarının mağduriyetine son verilmesini istiyoruz.
    Her an gerekçesiz işten çıkarılma, gelecek kaygısı ile yaşamak istemiyoruz. Haksız yere işten çıkarılan emekçilerin görevlerine dönmeleri için mücadele edeceğiz.
    Adaletin herkes için eşit, uluslararası normlarda çalışan güvenilir bir yapıya kavuşmasını istiyoruz. Yargıyı tek adama bağlayan, tüm yargı mekanizmalarını parti yargısı haline getiren düzenlemelerin iptal edilmesini, yargının bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturularak güvence altına alınması için mücadele edeceğiz.
    Biz, ülkemizde ve bölgemizde barış istiyoruz! İçeride ve dışarıda savaş politikalarından vazgeçilsin. Kürt sorununun barışçıl, toplumsal, demokratik çözümü için adım atılsın.
    Üniversitelerin özerk, gerçek bilim merkezleri olmasını, salt düşünceleri nedeniyle görevden uzaklaştırılan akademisyen ve eğitimcilerin göreve dönmesini istiyoruz.
    Piyasacı gerici eğitim sistemine karşı kamusal bilimsel laik eğitim için mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın ve ülkenin geleceğinin tarikatlara teslim edilmesine izin vermeyeceğiz. Eğitimin ve kamusal düzenin dini referanslarla yönetilmesine karşı çıkıyoruz.
    Her türlü ayırımcılığı, mezhepçiliği reddediyoruz. Alevileri kamudan dışlayan, ibadet haklarına saldıran mezhepçi kutuplaştırma siyasetine karşı Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için mücadele edeceğiz.
    Kadınların eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşadığı bir ülke istiyoruz. Kadınların eşitliği ve özgürlüğü karşısındaki tüm engellerin kaldırılmasını, iktidarın erkek egemen-gerici-kadın düşmanı söylem ve uygulamalara son verilmesini istiyoruz. Evde, parkta, otobüste erkek şiddetine, kadınlara yönelik tek bir saldırıya, kadın düşmanı tek bir söze sessiz kalmayacak, müdahale edeceğiz. Biz sadece yasalar önünde eşitlik değil toplumsal eşitlik istiyoruz.
    Taşeron/kiralık işçilik gibi tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerinin yasaklanması, sendikal hakların-hak aramanın önündeki engellerin kaldırılması için, iş cinayetlerine engel olmak için mücadele edeceğiz.
    En temel haklarımızı alıncaya ve yeni demokratik, laik bir Türkiye’ye ulaşıncaya kadar yılmayacağız!


 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ege 2017-10-23 11:13:08

Eski Türkiye isteyenleri Yüce türk halkına şikayet ediyorum. eski Türkiyede kurtarılmış bölgeleri unutmadık. tehditle oy alanları unutmadık. devleti oy uğruna bedavaya yandaşlarına peşkeş çekenleri unutmadık. israile ihalesiz askeri techizat alımlarını unutmadık. mafyayı, karborsayı, susuzluğu, yolsuzluğu, rüşveti, hastanelerin durumlarını unutmadık. eski Türkiyeyi isteyenler faizden köşe dönen ve o zihniyettir. chp bunların baş savunucusudur. seçimde chp baraj altında kalacak.

Avatar
keşke 2017-10-23 12:33:52

keşke iktidar faşist yönetse hırsız bu namussuzların çoğunluğu?

Misafir Avatar
keşke e cevap*****koç 2017-10-23 12:44:55 @keşke

yav akılsız manyak. sen hırsız demeklemi akp hırsız olacak? ulan sen yanındamıydın? itira etmek çalmaktan aşağı suç sayımıyorhaaa. gazete ve ajanların düşmanların yaygara ve propogandasına aldanıp sende şeytana uyma derim sana . aklını başına al. akp Türkiyeye çağdaş bir hayat getirdi. her nereye baksan akp nin hizmetini görürsün. nankörlük etme.

Beğenmedim! (1)