Gülmen ve Özakça'nın doktoru: Her an her şey olabilir

Kanun hükmünde kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı, 235 gündür süren açlık grevlerinin başından beri takip eden Dr. Onur Karahancı, "Böyle örnekler çok nadir. Her an her şey olabilir" diye konuştu.

Gülmen ve Özakça'nın doktoru: Her an her şey olabilir

Kanun hükmünde kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı, 235 gündür süren açlık grevlerinin başından beri takip eden Dr. Onur Karahancı, "Böyle örnekler çok nadir. Her an her şey olabilir" diye konuştu.

30 Ekim 2017 Pazartesi 23:20
Gülmen ve Özakça'nın doktoru: Her an her şey olabilir

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, işlerine geri dönebilmek için başlattıkları açlık grevinin 235. gününü doldurdu. Özakça, 150 günlük tutukluluğun ardından 20 Ekim'deki duruşmada tahliye edildi. Savunma yapması için 3 duruşmaya da getirilmeyen Gülmen ise, Ankara Numune Hastanesi'nin mahkum koğuşunda tutuluyor. Kız kardeşi Beyza Gülmen, yanında refakatçi olarak kalıyor. Hastanenin dışında ise baba Şaban Gülmen, kızlarını bekliyor.

'NURİYE İLE BİRBİRİMİZİ GÖRÜNCE BİR MÜDDET KONUŞAMADIK'

Deutsche Welle Türkçe'den Aslı Işık'ın haberine göre, son olarak 38 kiloya düşen Gülmen'i önceki gün 20 dakika görebilen baba Gülmen, "Düşünme kabiliyeti duruyor ama fiziken çökmüş. Birbirimizi görünce, Nuriye de, ben de bir müddet konuşamadık. Görüşmemiz kapıda oluyor. Nuriye'yi sedyeyle getirdiler. Aramızda demir kapı olduğu için ne sarılabildim ne dokunabildim" dedi.

Kızını 1 aydır ilk kez görebildiğini söyleyen baba, 5 dakikalık görüşme süreleri nedeniyle görüş haklarını avukatlara verdiklerini, Nuriye'nin ya avukatlarla ya da aileyle görüştürüldüğünü söyledi.

'İNSAN KENDİNİ KAYBEDİYOR'

Kızının mahkemeye getirilmemesinin tedirginliklerini artırdığını ve 2 duruşma arasının çok uzun olduğunu belirten Şaban Gülmen, "Çocuğun mahkemeye getirilmemesi, sıkıntılarının artmasına neden olacak, bu da tehlike arz ediyor. Çocuğa bir şey olursa bizde de büyük sıkıntı olacak. İnsan çileden çıkıyor. İster baba ister anne ol, insan kendini kaybediyor. Bunun bize getirdiği problemler var" diye konuştu.

'NURİYE DERMANSIZ, HALSİZ'

Gülmen'in, Sincan Kapalı Cezaevi'nin ve Numune Hastanesi'nin mahkum koğuşunda 31 gün boyunca refakatsiz bırakıldığını belirten baba Şaban Gülmen, "Burada eziyet ediyorlar. O çocuk dermansız, halsiz. Sağından soluna dönemeyecek insanı burada 18 gün tek başına bıraktılar. Refakatçiye izin vermediler. Avrupa'dan baskı olmasaydı, bu süreyi uzatacaklardı" dedi.

FLORASAN LAMBADAN RAHATSIZ OLUYOR

Hastanenin bodrum katındaki mahkum koğuşunda tutulan Nuriye'nin refakatçisi olarak kalan kız kardeşi Beyza Gülmen, ablasının uyanır uyanmaz B1 vitamini içtiğini ve en çok gün ışığı olmadığı için 24 saat açık tutulan florasan lambadan rahatsız olduğunu belirtti. Beyza Gülmen, ışığın gücünü azaltmak için lambayı plastik poşetle kapattığını ve her gece yatakları ışıktan en uzak köşeye çektiklerini söyledi.

Ablasını her gün bir doktor grubunun ziyaret ettiğini ve "İstediğiniz bir şey var mı, tedavi olmak ister misiniz?" diye sorduklarını belirten Beyza Gülmen, ablasının onlardan tek isteğinin, 'Bu kişi hasta değil, bu kişinin burada tutulmasına gerek yok' şeklinde bir rapor olduğunu söyledi.

'AÇLIK GREVİNİN ÇÖZÜMÜ, TIBBİ DEĞİL'

Açlık grevinin ilk gününden beri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı takip eden üç doktordan biri olan Dr. Onur Karahancı, tahliye sonrasında her gün eğitimcinin evine gidiyor. Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Karahancı, açlık grevinin bir hastalık olmadığını ve çözümünün de tıbbi olmadığını vurguladı. Hekimler olarak nabız, tansiyon ve ateş ölçümü yapıp, kendilerine "Açlık grevlerine devam etmeyi düşünüyor musunuz?" diye sorduklarını anlatan Dr. Karahancı, Semih Özakça'nın durumuyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:

"Semih'in enfeksiyona açık bir durumu var. Semih için ani değişiklikler olmadı. Ancak açlık grevlerinde 100 günün üzeri, sinir sisteminin harap olacağı dönemdir. Çok tetikte ve dikkatli oluruz. Her an her şeyin olabileceği, bir gün ile diğer gün arasında çok farklılıkların olacağı bir dönem. Geçmiş örnekler gösteriyor ki 100 gün üzerinde ani ölümler de dahil her şey yaşanmış. Birçok deneyimimiz var. Alarm durumunda olduğumuz bir dönemdeler. Biz sadece saygı gösterebiliyoruz."

'NURİYE'Yİ DAHA DA KÖTÜLEŞTİRDİLER'

Gülmen'in durumunu 'yetkililerin katbekat zorlaştırdığını ve kötüleştirdiğini' ifade eden Dr. Karahancı, İnsan Hakları Komisyonu olarak mahkum koğuşlarını her sene denetlediklerini, özellikle 'Numune hastanesindeki mahkum koğuşlarının kesinlikle uygun koğuşlar olmadığını' anlattı.

'NURİYE İÇİN TECRİT HALİ OLUŞTURDULAR'

Hastanenin bodrum katında bulunan mahkum koğuşlarının güneş görmediğini, havalandırmasının ve hareket alanının olmadığını belirten Karahancı, "Sağlık sadece medikal bir şey değildir, aynı zamanda sosyal ve psikolojik iyilik halidir. Nuriye için net olarak tecrit hali oluşturdular. Kaş yapayım derken göz çıkardılar. Sağlık açısından daha iyi yaptık diyemiyorlar ve sorumluluğu kimse almıyor" dedi.

'B1 VİTAMİNİ, SU VE ŞEKER İLE MUCİZE OLMAZ'

Gülmen ile görüşmek için yaptıkları başvuruların hiçbirine yanıt alamadıklarını söyleyen Dr. Karahancı, "Yaşamsal riskini artırıyorlar. O koşullarda tutulmasının sağlık gerekçesiyle yapıldığını kimse kabul edemez. Hiçbir şey iyiye gitmiyor, daha da kötüleştiriliyor. Yetkililerin bu koşullardan vazgeçmeleri gerekir" ifadesini kullandı.

Geçmiş deneyimler ve bulgulara göre 235 günlük açlık grevi için, "Böyle örnekler çok nadir. (293 günle) Behiç Aşçı örneği var" diyen Dr. Karahancı, şunları söyledi:

"Bu durum, hem onları takip eden sağlık heyeti olarak bizim için çok ciddi psikolojik yük hem de onların bakımını üstlenenler ve buna tanık olan toplum için bir travma. Kanıta dayalı tıpla takip ettiğimizde, 100 günün üzerinde her an her şey olabilir. Sadece B1, su ve şeker ile bizden mucize yaratmamız bekleniyor. Bilişsel düzey sağlam olabilir ama fizyolojinin bu kadar süre aynı şekilde ona eşlik etmesi mümkün değildir."

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
veli 2017-10-30 23:44:55

yazik bu bir can ve o cani veren Allah birileri mutlaka birsey yapmali dunyaya rezil olacagiz yil 2017 su manzara 1400 yilarda varmiydi acaba vijdani olan insana bunu yapmaz suclari islerini ekmegini geri istiyor sucmu

Misafir Avatar
misafir 2017-10-31 08:48:09 @veli

Bu pis kokular hala ortalığı pisletiyor.

Beğenmedim! (0)
Avatar
derev ha derev 2017-10-31 00:16:44

Bu akademisyenler sadece ve sadece kendi islerini istiyorlar bunlara pasaportta vermiyorlar adamlar gitsin baska bir ülkede ders versinler bu adamlarin mücadelesini cani gönülden destekliyorum Allah size bunu reva görenlerden hesap sorsun insaAllah

Avatar
gunah gunah 2017-10-31 02:27:42

musluman bu eziyeti yapmaz musluman ulkeye bu yaskismiyor su fetonun siyasi ayagi yok sanki uzaylilar bank asyanin acilmasina izin verdi feto yurtlarinada uzaylilar izin verdi bizleri aptalmi saniyorsunuz yeter artik

Avatar
deli ziya 2017-10-31 07:49:18

bu kardeşler suriyeli olsaydı veya fetöden Allah affetsin deyip pişman olan biri olsaydı merhamet ederlerdi onun için düşünün bizi kimler ne şekilde yönetiyor.