banner82

HDP kongresinden çıkan sonuç: Türkiyelileşme projesine devam mı?

Kongreye, Türkiyelileşme projesinde patinaj yapan, yönetici kadroları hapiste, dört bir yandan tehdit altında bir parti olarak giden HDP’den ne sonuç çıktı, radikal demokrasi hedefinden vaz mı geçildi? İşte ayrıntıları…

HDP kongresinden çıkan sonuç: Türkiyelileşme projesine devam mı?

Kongreye, Türkiyelileşme projesinde patinaj yapan, yönetici kadroları hapiste, dört bir yandan tehdit altında bir parti olarak giden HDP’den ne sonuç çıktı, radikal demokrasi hedefinden vaz mı geçildi? İşte ayrıntıları…

14 Şubat 2018 Çarşamba 11:49
HDP kongresinden çıkan sonuç: Türkiyelileşme projesine devam mı?

YURT yazarı Süleyman Karan, HDP’nin 3. Olağan Kongresi’ne giderken, radikal demokrasiyi zaten tam içselleştirememiş, Türkiyelileşme projesinde patinaj yapan, yönetici kadroları hapiste ve devletten mahalledeki mafya bozuntusuna kadar dört bir yandan tehdit altında bir parti görünümü çizdiğini belirtti. Karan, “Bu kongreden çıkan sonuç, öyle ya da böyle, içsel ve dışsal tüm olumsuz koşullara karşın, HDP’nin Kürt sorununda en azından Türkiye içinde barışçıl çözüme kapıyı kapatmadığının bir göstergesi” değerlendirmesinde bulundu.

YURT yazarı Karan, ‘Her şeye rağmen Türkiyelileşme’ başlığıyla yayımlanan yazısında, “HDP’NİN 3. Olağan Kongresi’ni merakla bekleyenlerdendim. Zira çoğu yöneticisi hapiste, her an her binası tehdit altında, yöneticilerinden sonra tek tek üyelerine de hapis tehdidi yapılan, mafyozi çeteler tarafından hayatları tehdit edilen insanların, tümüyle fabrika ayarlarına dönüp, etnik temelli bir partiyi mi, yoksa bir Türkiye partisini mi tercih edeceklerinin cevabını bu kongre verecekti” dedi. Karan, şunları yazdı:

‘FABRİKA AYARLARINA DÖNMEDİ’

Hasip Kaplan gibi öne çıkmış milletvekillerinin, parti içindeki mikro milliyetçilerin, sol gösterip sağ vuran gizli Barzaniciler’in, Sırrı Sakık ve benzerleri gibi var olmayan Kürt burjuvazisinin temsilcilerinin ve bir grup enteresan olma tribindeki yarı aydının sosyal medyadaki atıp tutmaları, pek de hayra alamet değildi açıkçası... Siz buna bir de tutuklanan yöneticilerin yerine gelen, bazıları gerçekten çok kifayetsiz, aynı zamanda astronomik olayları bile Kürt meselesine bağlayacak kadar işi abartan, kimileri oldukça itici il ve ilçe yö- neticilerini ekleyin. Bitmedi, bu boşlukta partiyi temsil ettiğini ileri sürenlerin de fink atmaya başladığını hesaba katın.

Bir de buna tepki olarak gelişmiş, tam bir aşiret mantığıyla, ‘HDP ya Selo’nun ya da toprağın olacak’ deliliğini marifet sayan bir güruh türemişken... Partinin içinde belki çok etkin olmayan, hatta belki önemli bir bölümü tırstığı için üye bile olmamış bu tayfa kendince bunalıma girerken, bir de bunları gazlayan, seçimlerde parti içi kontenjandan nemalanan ve HDP’nin bileşenlerinden olan üç-beş küçük sosyalist parti varken...

‘TÜRKİYELİLEŞMEDEN GERİ DÖNÜŞ YOK’

“HDP 3. Olağan Kongresi’ne giderken, radikal demokrasiyi zaten tam içselleştirememiş, Türkiyelileşme projesinde patinaj yapan, yönetici kadroları hapiste ve devletten mahalledeki mafya bozuntusuna kadar dört bir yandan tehdit altında, kendi düzenlediği eylemlere parti üyelerinin bile gelmeye korktuğu bir parti görünümü çiziyordu. Oyları her ne kadar baraj altına düşmeyecekse de ciddi bir geriye dönüş eğilimi ve bir erime olduğu ayan beyan ortada bir siyasi oluşum profili çizer gibiydi HDP.

‘KARİZMANIN YOKLUĞU İYİ DE OLABİLİR’

Siz bunun üzerine, siyasi bir aktör olarak partinin çok ötesinde bir destek ve sempati yaratmış, belagatı kuvvetli, hazır cevap ve düşmanlarının bile tiz bir sesle de olsa hakkını teslim ettiği bir karizmatik liderin, Selahattin Demirtaş’ın yokluğunu ekleyin... Böyle zorlu koşullarda bir partinin kongre yapması bile bir başarıyken, kongreden çıkan sonuç, bence beklentinin ötesinde oldu. Bu netice, ne kadar tabanın sağduyusu, ne kadar üst yönetimin basiretidir bilemem, ancak yeni eşbaşkanlardan birinin Sezai Temelli olması, HDP’nin radikal demokrasi hedefinden ve Türkiyelileşme projesinden, temelli olarak vazgeçmediğinin bir göstergesi kanımca... Kimileri buna ‘vitrin düzenlemesi’ diyor ama zaten barajı aşacak ve DBP’lileşmekten pek de hoşnut olacak bir kesimin gün be gün etkisini artırdığı bir partide, böyle bir düzenlemeye gerek yoktu.

‘OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN BAŞARI’

Bu kongreden çıkan sonuç, öyle ya da böyle, içsel ve dışsal tüm olumsuz koşullara karşın, HDP’nin Kürt sorununda en azından Türkiye içinde barışçıl çözüme kapıyı kapatmadığının bir göstergesi. Nasıl bir gidişat olacağı, Rojava gibi bir projenin partiyi ne kadar baskı altına alıp almayacağıyla doğrudan bağlantılı olacak. Zira belki Rojava meselesi PKK’ya bölgede güç kazandırıyor ama HDP açısından sonuçları hiç de olumlu olmuyor. Bunu, Tükiye partisi olma misyonunu devam ettiren bir parti olduğunu varsayarak söylüyorum tabii. Zira Kuzey Suriye’deki her gelişmeye verilen tepki, Türkiyelleşme’nin bıçak sırtı bir misyon olarak kalmasını getiriyor.

‘İŞLERİ ZOR’

Anlaşılacağı üzere başta eşbaşkanların ve yöneticilerin işi çok zor. Polis baskısının artarak devam edeceği bir süreçte, bu misyonu ayakta tutmak, bir yandan da parti içindeki dengeleri de gözeterek radikal demokrasi vizyonunu hayata geçirmeye çalışmak, şapkadan tavşan çıkarmaktan daha zor bir iş. Bir de Selahattin Demirtaş gibi bir siyasi figürle sürekli karşılaştırılmak durumunda kalmak gibi bir handikap var. Ama görünen o ki yeni eşbaşkanlar karizmadan çok, parti örgütlenmesine önem verecek.

‘YENİDEN ÖRGÜTLENME’

Zaten Sezai Temelli de nasıl bir zorlu görevle karşı karşıya olduğunu özetlemiş ve temel hedefleri belirlemiş, eşbaşkan seçilmesinin ardından: “Bizler nasıl buraya umudu yüklenerek geldiysek şimdi bu kararlılıkla mahallelerimize, iş yerlerimize sokaklarımıza döneceğiz. Bir kez daha örgütleneceğiz, bir kez daha güçleneceğiz. Hep beraber radikal demokrasi anlayışımızla Kürdüyle, Türküyle, Alevisi, Sünnisiyle, Romanıyla, Hıristiyanıyla sınıf mücadelesi aklıyla örgütleneceğiz ve iktidara gideceğiz. İşte stratejik hedefimiz bu. Tüm örgütlerimiz mahallelerde, iş yerlerinde, tarlalarda halkla buluşacak.”

Net olan bir şey varsa işleri çok zor olacak, ama HDP hala bir Türkiye partisi olarak kalacak, en azından şimdilik ve her şeye rağmen.”

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ULKEMIZIN ISMI 2018-02-14 12:01:29

Türkiye Cumhuriyeti

Avatar
Kemal Atatürk 2018-02-14 12:09:16

Türklük, benim en derin güven kaynagim, en engin övünç dayanagimdir"

Avatar
NE MUTLU TÜRK DOĞANA 2018-02-14 12:10:06

NE MUTLU TÜRK GİBİ YAŞAYANA NE MUTLU TÜRKÜM DİYEBİLENLERE!

Avatar
Türkiyelileşme projesi ne demek ?? 2018-02-14 11:59:19

ULKEMIZIN ISMI TURKIYE DILI TURKCE

Avatar
ontenlere bir anten daha 2018-02-14 14:32:35

Ne mutlu türk doganaymis eee baska ülkesinin adida türkiye cumhuriyetiymis boska boska hep ayni nutukla neyi hal ettiniz antenler..