Kani Beko: Köleliğe teslim olmayacağız

Bakırköy'deki 1 Mayıs kutlamalarında konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, "İşsiz sayısı rekorla tarihe geçti. 5 işçiden 3'ü işsiz. İşsizlik hızla artıyor. İşsizlik fonumuzu gasp etmek isteyen leş kargalarına izin vermeyeceğiz. Taşeron işçi kardeşlerimiz kadro alıncaya kadar bedeli ne olursa olsun mücadelemiz devam edecek. Kiralık işçi denilen kölelik düzenini getirdiler köle satar gibi işçi kiralamayı yasal hala getirdiler. Bu da yetmedi kamu emekçilerini iş güvencesini ortadan kaldıracaklarını söylediler. Artık yeter hep beraber haykıralım. Köleliğe teslim olmayacağız. Köle satan tüccarlar kaybedecek" dedi.

Kani Beko: Köleliğe teslim olmayacağız

Bakırköy'deki 1 Mayıs kutlamalarında konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, "İşsiz sayısı rekorla tarihe geçti. 5 işçiden 3'ü işsiz. İşsizlik hızla artıyor. İşsizlik fonumuzu gasp etmek isteyen leş kargalarına izin vermeyeceğiz. Taşeron işçi kardeşlerimiz kadro alıncaya kadar bedeli ne olursa olsun mücadelemiz devam edecek. Kiralık işçi denilen kölelik düzenini getirdiler köle satar gibi işçi kiralamayı yasal hala getirdiler. Bu da yetmedi kamu emekçilerini iş güvencesini ortadan kaldıracaklarını söylediler. Artık yeter hep beraber haykıralım. Köleliğe teslim olmayacağız. Köle satan tüccarlar kaybedecek" dedi.

01 Mayıs 2017 Pazartesi 16:19
13202 Okunma
Kani Beko: Köleliğe teslim olmayacağız

Bakırköy’deki 1 Mayıs kutlamalarında, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, 1 Mayıs’ı kutlayarak konuşmasına başladı. Beko, “Selam olsun Cumartesi annelerine, selam olsun savaşa karşı barış diyen yiğitlere. Dünyanın dört bir yanında bugün milyonları dolduranlara selam olsun”  dedi.

“TAKSİM’E ÇIKMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIMIZIN DERHAL SERBEST BIRAKILMASINI İSTİYORUZ”

Taksim’deki gözaltılara değinen Kani Beko, “1 Mayıs birlik dayanışma, mücadele günü için Taksim’e çıkmak isteyen arkadaşlarımız gözaltına alınmış. Onların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Büyük bir kavganın arifesinde 1 Mayıs alanındayız” diye konuştu.

“KIDEM TAZMİNATLARIMIZI LEŞ KARGALARINA YEDİRECEK MİYİZ?”

Kıdem tazminatlarının fona aktarılacak olmasına tepki gösteren Kani Beko, “Referandumdan önce anlattık ‘evet’ çıkarsa ilk iş olarak kıdem tazminatını gasp etmek olacağını söylemiştik. Kıdem tazminatının gaspına hayır dedik. DİSK tarihsel bir uyarıda bulundu haklı çıktı. Kıdem tazminatı yük değil işçilerin hakkıdır. Hakkıdır, hakkıdır. İşçinin evine götürdüğü ekmek, iş güvencesidir” diye konuştu.Beko, “Kıdem tazminatlarımızı leş kargalarına yedirecek miyiz?” diye sordu alanda bulunanlar ‘hayır’ cevabını verince Beko, “Hep birlikte omuz omuza mücadele edeceğiz” dedi.

“TAŞERON KARDEŞLERİMİZ KADRO ALINCAYA KADAR BEDELİ NE OLURSA OLSUN MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Kani Beko, “İşçiler kendilerine verilen sözleri, doğruyu da yalanı da unutmazlar. 1 Kasım 2015 seçimlerinden önce taşeronlara kadro sözü verdiler sözlerini tuttular mı?” diye sorunca alanda bulunanlar ‘hayır’ cevabını verince Beko, “Bir kez daha söylüyorum görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun. Taşeron işçi kardeşlerimiz kadro alıncaya kadar bedeli ne olursa olsun mücadelemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.
“KİRALIK İŞÇİ DENİLEN KÖLELİK DÜZENİNİ GETİRDİLER KÖLE SATAR GİBİ İŞÇİ KİRALAMAYI YASAL HALA GETİRDİLER”
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “Rüzgârdan dolayı ses sorunu yaşandı. Ancak, sesimizi faşist diktatörlük kısamaz. Kiralık işçi denilen kölelik düzenini getirdiler köle satar gibi işçi kiralamayı yasal hala getirdiler. Bu da yetmedi kamu emekçilerini iş güvencesini ortadan kaldıracaklarını söylediler. Artık yeter hep beraber haykıralım. Köleliğe teslim olmayacağız. Köle satan tüccarlar kaybedecek” dedi.

“İŞSİZLİK FONUMUZU GASP ETMEK İSTEYEN LEŞ KARGALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kani Beko, “İşsiz sayısı rekorla tarihe geçti. 5 işçiden 3’ü işsiz. İşsizlik hızla artıyor. İşsizlik fonumuzu gasp etmek isteyen leş kargalarına izin vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu” dedi.

“OHAL İLAN EDİP KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER İLE YÜZBİNLERCE KAMU EMEKÇİSİNİ İHRAÇ ETTİLER”

Beko, “Ülkeyi yönetenlere sesleniyorum; OHAL ilan edip kanun hükmünde kararnameler ile yüzbinlerce kamu emekçisini ihraç ettiler. Mahkeme kararı olmadan 85 belediyede kayyum var. Kayyum ile 1500’ün üzerinde arkadaşımız işten atıldı. Gidebilecekleri bir mahkeme bile yok.  İşe iade edilene kadar yanlarında olacağımıza söz veriyoruz” dedi.

“16 NİSAN’DA SANDIKLARDAN ‘HAYIR’ ÇIKTI, YÜKSEK HAKEM KURULUNDAN ‘EVET’ ÇIKTI”

Referandumdan ‘hayır çıktı’ diyen Kani Beko, “16 Nisan’da sandıklardan ‘hayır’ çıktı. Yüksek hakem kurulundan ‘evet’ çıktı. Ancak siz yaptığınız bu hırsızlık ile nereye kaçarsanız kaçın sizi yakalamak boynumuzun borcu olsun” dedi.

“80 MİLYONUN ANAYASASI İÇİN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ” 

Anayasa değişikliğine değinen Kani Beko, “Bu anayasa değişikliğinin içinde işsizler, köylüler, Kürt sorunu var mı? bu anayasa bizi anayasamız değil. 80 milyonun anayasası için önümüzdeki dönemde birlikte mücadele edeceğiz. Laik sosyal demokrat bir anayasa olmalı. Gün şikayet etme günü değil aydınlık bir ülke için meşale yakalım. 15 -16 haziranda büyük işçi direnişinin yaratanlara selam olsun. Gezi direnişindeki yiğit kardeşlerimize selam olsun. Barış elçilerimize, 101 karanfilimize, selam olsun. Kahrolsun faşist diktatörlük yaşasın işçilerin, kardeşliği birliği. Yaşasın devrim, sosyalizm” diye konuştu. (DHA)

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatansever turuş 2017-05-01 20:49:28

Bu gazete ülkemizi her alanda kötü gösterme gayreti içerisinde müthiş mücadele veriyor. kardeşlerim bunların haberlerine lütfen inanmayın. insan psikolojisini bozup insanı vatan haini , ve ayrıştırıcı ve küskünler sınıfı oluşturuyor.KANİ BAKO KİM? bu adam 5 işçiden 3 ü işsiz diyor. bu fitne , yalan ve iftirta habere dava açılmalı. halkı kin ve nefrete, ümitsizliğe düşüren bu habere ve haberi yayımlayan kuruma dava açılmalı. kardeşlerim bu yalancılara cevap olarak hükümetimize ve devletimize sahip çıkalım

Avatar
vatansever turuş 2017-05-01 21:37:13

işçi kardeşlerim bu adam bizi inanın temsil etmiyor. bunlar lüx içinde yaşayan sendika liderleri. bunları birileride besliyor. bu devlet bu hükümet bizim sahip çıkalım. oyuna gaza gelmeyelim. içimize bir iki hain veya provaktör sokup bizi kışkırtmak , isyan ettirmek istiyorlar aman dikkat edelim. hükümetimize devletimize sahip çıkalım.

Avatar
ÇALIŞIRKEN YAŞAYABİLMEK 2017-05-02 01:39:15

Mevcut durumda bir düzelme olmaz ise 2020 sonrasında çok ciddi sosyal patlamalar olacaktır. Avrupa Birliği uyum standartları sadece işveren lehine olan uygulamalar oldukça toplumda büyük bir birikim ve stres olacaktır. Şayet İnsanlar emeklilik hayali kuramayacaksa, 5-6 yıl sonra 5 milyon civarında işsiz yaşa takılan insanlar yığını olacaktır. Bu da şu demektir. 5-6 yıl sonra 1-2 milyon arası insan aç ve işsiz olacaktır. Şayet çalışırken, yaşayayabilecek standartları sağlanırsa, yıllık izinler en az 1 ay olursa o zaman biz de emekliliğ beklmeyiz. İnsanlar çalışırken yaşayamadığı için emeklilik yaşına takılmış durumdadır. Hem yaşamayaz hem de emekli olamazsa ne için çalışacaklar. İkisinden bir olmalı. YA ÇALIŞIRKEN YAŞAYABİLMELİYİM YADA MAKUL YAŞTA EMEKLİ OLABİLMELEYİM. BU SORUN DA 5 MİLYON ÜZERİNE ÇIKARSA SORUN ÇOK BÜYÜK OLUR.

Misafir Avatar
ÇALIŞIRKEN YAŞAYABİLMEK e cevap 2017-05-02 09:14:21 @ÇALIŞIRKEN YAŞAYABİLMEK

Fitne ağacı dikmeye çalışıyorsun. Fitne ilk önce breyi yakar, sonra topluma sıçrar. sen kendini başka yerde yak bizim milletimizden uzak kal . Türk halkı aklınaşındadır. senin sizin gibi fitnecileri çoooook gördü DEFOL inine hain . Milletin kafasını karıştırma. bu millet 1960-1980,1990, ları gördü, ne kıtlıklar gördü. siz gezi olaylarında, cumhuriyet mitinglerindede halkı kandırmaya çalıştınız. Düşün bu milletin yakasından. Dünyada batan ülkeleri, iflas eden ülkeleri, zorda olan ülkeleri gören gözün yokmu? var ama senin ve senin gibilerinin görevi, vazifesi Türkiyeye fitne sokmak. Türk halkı lütfen bunlara prim vermeyelim.

Beğenmedim! (0)
Avatar
MALCOLM-XX 2017-05-02 02:30:32

1-
İşçilerden Ruhani’ye İtiraz
İran İslam Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 1 Mayıs İşçi Bayramı münasebetiyle bu gün Tahran’da İmam Humeyni’nin hareminde yapılan programa katıldı.
İşçiler, ülkede ekonomik durumun kötü olması, işçi haklarının olmaması, işçi ücretlerinin düşük olması nedeniyle Cumhurbaşkanı Ruhani’yi protesto ettiler.
——————-
1 MAYIS VE OLMASINI DİLEDİĞİM İRAN EKONOMİSİ :
ONURLU İSLAM’IN (EHLİBEYT’İN) KALESİ OLAN İRAN’A YAKIŞAN VE OLMASI GEREKEN DE, BÖYLESİNE OLGUN, ADİL VE MÜKEMMEL, İMRENİLESİ DÜNYA ÖRNEĞİ BİR SOSYAL YAŞANTI OLMALIDIR İRAN’DA ELBETTEKİ .
PEKİ İRAN İÇİN YETERLİ Mİ ?
TABİİ Kİ YETERLİ DEĞİLDİR.
İRAN’DA GELİR VE NİMET ADALETİNİN DE SAĞLANMIŞ OLMASI VE İRAN İNSANININ, KENDİ EMEKLERİNE, İŞ BARIŞINA, DÜNYEVİ MUTLULUK VE NİMETLERİNE YABANCILASMASININ DA TAMAMEN GİDERİLMESİ GEREKİR DİYE DÜŞÜNMEKTEYİZ ACİZANE.
BENCE İRAN’IN YEPYENİ BİR DÜNYASI,YEPYENİ İLAHİ-ADİL BİR EKONOMİK DÜZENİ KONUSUNDA, YEPYENİ BİR BAŞLANGICI OLMALIDIR !
… Ekonomik modelimizi anlatırken Yaratıcı

Avatar
MALCOLM-XX 2017-05-02 02:31:29

2-
’nın, kutsal taşıyıcı binası olarak sahiplendiği insan vücudunu ve onun mükemmel isleyişini görmek ve üretimi vurgulamak bakımından da, tren kavramı’nı ele almak gerekir. Tren kavramından bahsedebilmek için lokomotifin de, katarların da olması gerekir. Ne lokomotif ne de katarlar, tek başlarına tren kavramını temsil edemezler. Bu bağlamda, birbirlerinin müsahipleri olan üretim faktörleri, örneğin şirketleşmeye gitmekteler; ve şirket kurma aşamasında, taşıyıcılık ve yönlendiricilik bakımından şirketimizin % 51 hissesini, lokomotiflik ya da beyin olma görevini yapacak olan bir veya birden fazla, son derece hümanist ve erdemli kişilere, ve yine bu şirketin % 49 hissesini de, orada katarlık görevini üstlenen çalışan işçilere, hisseleri oranında dağıtılacaktır. Bu durumda her iki taraf da işyerinin hem patronu, hemde işçisi olacaklardır. Gönüllü bir birliktelik sergileyecekler. Aralarındaki ilişki, zorunlu bir patron–işçi ilişkisi değil, gönüllü bir işbirliği ilişkisi olacaktır. Taraflar

Avatar
MALCOLM-XX 2017-05-02 02:32:32

3-
birbirlerinin müsahibi, yani birbirlerinin dünya ve ahiret kardeşi olacaklar ve bu ekonomik altyapı, kendi felsefi ve inançsal (‘Anadolu Hümanizmi’ isimli olarak) üst kurumlarıyla sürekli takviye edilecektir. Her iki taraf da hem patron olmaktan kaynaklanan kar paylarını hisseleri oranında, hem de işçi olmaktan kaynaklanan ücretlerini alacaklarından, yaşam standartları yüksek olacağı için, hem şirketlerinin kendilerine kazandıracağı yüksek refahı paylaşmış olacaklar, hemde ekonomik yaşamın sıkıntılarını birlikte üstlenme bakımından kader birliği yapmış olacaklardır. Her şeyden önce, işyerinin herkes sahibi olduğu için, insanlar işyerlerini sahiplenecekler ve günümüzdeki mevcut bu düzenin zorunluluk esasına göre oluşan çalışma koşullarında ortaya çıkmış olan grev ve lokavt sözcüklerinden de bahsedilmeyecek; ve aynı zamanda insanların birbirlerini gözettikleri ve refah seviyelerinin yüksek olduğu bu düzende yine zekat, fitre, sadaka vs. gibi şeyleri alanda-veren de, haliyle olmayacak.

Avatar
MALCOLM-XX 2017-05-02 02:33:26

4-
Bu kavramlar, bundan sonra herhalde artık, ‘Gerçek İslam’ da krallık olmadığı halde, tamamı krallıkla yönetilen ve her türlü adaletsizliğin kol gezdiği, sözüm ona İslam (aslında yalnızca Arap olan) ülkelerinde, ve onların ekonomik literatürlerinde kendi yerlerini idame ettirebilmek için uğraş verecekler sanırım.
Bize göre ekonomik sistemin, örneğin Sovyetler Birliği başarısız uygulamasındaki gibi gerçekten sosyalist olmasını engellemiş olan bir çok neden arasından en köklü ve ana çelişki oluşturanı, kapitalist sistemdeki bu insanın kendi emeğine yabancılaşması olayının, sosyalist sistemde de aşılamamış olmasıdır. Yani mülkiyetin şahıslarda ya da devlette olması, çalışanlar nazarında bir şey ifade etmiyor. Halkın, ekonomik yaşamı ve sistemi ölümüne sahiplenmesi için, Alevi düşüncesi’de diyor ki: Mülkiyetin, şahıslarda ya da devlette olması doğru değildir; ve zaten bunun bir mantığı da yoktur. Bize göre, mülkiyetin halkta (çalışanlarda, üretenlerde) olması gerekir. Toprağı ekene, suy

Avatar
MALCOLM-XX 2017-05-02 02:34:21

5-
u sulayana, ekmeği bile yiyebilene vermek gerekir. Yiyemeyene ekmek verdiğiniz zaman, ekmek telef olur. Her şeyi, hak edene, ehline vermek gerekir. Uygulamadaki sosyalist sistemi reddediş sebebimize gelince, gerçek anlamda bir toplumcu düzen olmayışından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu boşluğu dolduracak olan ve geleneksel olarak küçük bir yerelde uygulandığını gördüğümüz ’’Alevi Üretim ve Bölüşüm Modeli’’nin evrensel düzeyde dünya insanlarınca benimsenip, sahiplenilerek yaşama geçirilmesinin, insanlığın ebedi mutluluğu açısından elzem ve kaçınılmaz olduğunu savunmaktayız. Bilindiği üzere, ‘’Alevi Üretim ve Bölüşüm Modeli’’nin düşünsel alt yapısını ve etik temelini, Alevilikteki, yani Gerçek İslam’daki ‘’Müsahiplik ilkesi’’, yani ‘’Dünya ve Ahiret Kardeşliği İlkesi’’ oluşturmaktadır.
Sevgili dostlar, izniniz olursa, yüceltilmesi gereken bu hümanist düşüncelerin, son derece değerli bir insan olduğu tartışmasız olan Bülent Çelebi isimli bir iş adamınca, kısmende olsa, yaşama geçirilm