banner87

TÜBİTAK'ın reddettiği Türk öğrencilere Harvard kapılarını açtı

Manisa'da Kobalt 60'tan alternatif enerji ürettikleri projesi TÜBİTAK tarafından "belge eksik" denilerek reddedilen liselilere dünyanın en önde gelen üniversitelerinden ABD'deki Harvard'dan davet geldi. Manisalı liseliler hem Harvard'a hem de Almanya'da yapılacak Uluslararası Sanat ve Bilim Konferansı'na katılacak.

TÜBİTAK'ın reddettiği Türk öğrencilere Harvard kapılarını açtı

Manisa'da Kobalt 60'tan alternatif enerji ürettikleri projesi TÜBİTAK tarafından "belge eksik" denilerek reddedilen liselilere dünyanın en önde gelen üniversitelerinden ABD'deki Harvard'dan davet geldi. Manisalı liseliler hem Harvard'a hem de Almanya'da yapılacak Uluslararası Sanat ve Bilim Konferansı'na katılacak.

09 Nisan 2018 Pazartesi 15:31
TÜBİTAK'ın reddettiği Türk öğrencilere Harvard kapılarını açtı

Manisa'da özel okul öğrencilerinin TÜBİTAK tarafından "eksik belge" nedeniyle kabul görmeyen 2 projesi, Harvard Üniversitesi'nin ilgisini çekti.

Harvard'dan kimya ve biyoloji alanındaki çalışmalarıyla davet alan 4 öğrenci, büyük gurur yaşadı. Biyoloji öğretmeni Nuray Avcı eşliğinde 10'uncu sınıf öğrencisi Göktuğ Altıparmak ve 11'inci sınıf öğrencisi Seda Erol'un melisa, okaliptüs ve karanfil yağlarının havadaki bakteriler üzerindeki etkisi ve bu yağların bakterileri temizlemesine yönelik projesi, büyük ilgi gördü.

Harvard Üniversitesi'nden davet alan projeyi anlatan biyoloji öğretmeni Nuray Avcı, "Projemizi ağustos ayından bu yana hazırlıyoruz. İnsanların toplu olarak yaşadığı hastaneler, toplu taşıma araçları, okullar gibi alanlarda üst solunum yolu hastalıklarının çoğaldığını tespit ettik. Bununla ilgili olarak havalandırmaların rutin temizliğinin yapılması gerekiyor; ancak bu temizlikte kullanılan maddeler tamamen kimyasal olup, alerjiye neden olabiliyor. Biz yaptığımız çalışmada doğal ürünler olan aynı zamanda antiseptik özelliğini bildiğimiz melisa, okaliptus ve karanfil yağlarını kullandık. TÜBİTAK için başvurduğumuz bu proje için Harvard'dan davet aldık" dedi.

11'inci sınıf öğrencisi Seda Erol ise çok mutlu olduklarını belirterek, "Klima filtrelerinden örnekler aldık, bakterilerin kolonileşmesini gözlemledik. Ardından bitkisel yağların etkisini araştırdık ve melisa, okaliptus ve karanfil yağlarını bakterilerin üremesini önemli derecede sınırlandırdığını, hatta azalttığını gözlemledik. Yaptığımız proje sonunda Harvard'da bilimsel konferans sunumu için davet aldık. Çok heyecanlıyız ve çok mutluyuz" diye konuştu.

10'uncu sınıf öğrencisi Göktuğ Altıparmak da ucuz maliyetli gaz antiseptik üretmeyi hedeflediklerini dile getirerek, "Normalde klima filtrelerimizi temizlemeyi amaçlamıştık ancak havadaki bakterileri ciddi miktarda azalttığımızı gözlemledik. Kanserli hastaların akciğerleri bakterilere karşı daha dirençsiz oluyor, bunlara da çok ciddi bir yarar sağlayabileceğini düşünüyorum. Projemiz TÜBİTAK'tan kabul göremedi; ama canları sağ olsun. Sonuçta ülkemiz için çalışıyoruz. Harvard'dan davet aldık, oraya gideceğiz" dedi. 

Harvard Üniversitesi'ne ve Almanya'nın Münih kentinde düzenlenecek Uluslararası Sanat ve Bilim Konferansı'na 'Kobal 60 izotopunun alternatif enerji kaynağı olarak kullanılabilirliği' üzerindeki araştırmalarıyla davet edilen 10'uncu sınıf öğrencileri Yusuf Ergül ve Bengisu Şentürk de büyük gurur yaşadıklarını söyledi.

Öğrencilerle birlikte projeyi hazırlayan kimya öğretmeni Serpil Yazıcı, şöyle konuştu: "Geçen mayıs ayında projemiz için çalışmaya başladık. Günümüzün problemlerinden en başta geleni enerji ihtiyacıdır. Biz de alternatif bir enerji sunmak istedik."

"Alternatif enerji kaynağı olarak elementler üzerinde araştırma yaptık. Celal Bayar Üniversitesi'nden öğretim görevlisi Gültekin Yeğin bize destek oldu. Radyoaktif bir element olan Kobalt 60 üzerinde çalıştık."

"Kobalt 60'ın yaydığı radyasyon enerjisini ısı enerjisine çevirip, oradan da elektrik enerjisi üreterek gereken alternatif enerjiyi temin etmiş olduk."

"Kobalt 60 az bulunan bir element. Bu elementin temin edilmesi halinde insanoğlunun ihtiyaç duyduğu enerji ihtiyacını, kritik tesislerde kullanılabilirliğini teorik hesaplamalarla kanıtlamış olduk. 20 Mayıs'ta Harvard Üniversitesi'nde bu çalışmanın sunumunu yapacaklar." 

Kobalt 60 izotopunun alternatif enerji kaynağı olarak kullanılabilmesine yönelik araştırmalarını anlatan Yusuf Ergül ise "Her geçen gün yeni bir enerji kaynağına ihtiyaç var. Kobalt 60 izotopunu alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünebiliriz. Bunu araştırdık ve hesaplamalar yaptık. Ülkemizde Kobalt 60 üreten reaktörler kurulduğu taktirde bu enerji kaynağı kullanılabilir" dedi.

Yapılan araştırmalar sonucu 1 kilogram kobalt 60 izotopunun 10 yıl boyunca 100 hanenin enerji ihtiyacını karşılayabileceğini öngördüklerini dile getiren Bengisu Şentürk de "Teorik olarak da hesaplamalarımız bunu gösterdi. Kobalt 60 izotopu çok bulunamayan bir izotop olduğu için bu izotopun enerjisini kritik tesislerde kullanmayı öngördük. TÜBİTAK'a projemizi gönderdik, ancak TÜBİTAK'tan davet alamadık. Aynı zamanda Harvard Üniversitesi'ne ve Münih Üniversitesi'ne de bu projemizi göndermiştik. Harvard'dan ve Münih'ten davet aldığımız için çok gururluyuz, çok mutluyuz" diye konuştu. 

Okul müdürü Gülden Avcı, çok gururlandıklarını belirterek, öğrencileri bilimsel çalışmalara yönlendirdiklerini vurguladı. Avcı, "Onların özellikle bilimsel projelerin içinde yer almalarını önemsiyoruz. Hem kimya hem de biyoloji projelerimiz Harvard Üniversitesi'nden davet aldı, çok mutluyuz. Bu projelerin akademik anlamda öğrencilere büyük bir katkısı var" dedi. 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İYİ günlere 2018-04-09 15:52:30

TÜBİTAK hacı robota, okunmuş üflenmiş fasulye projesine, yine okunmuş ve üflenmiş nektara ödül veriyor. Sonrada beyin göçü oluyor diye hayıflanıyor. Örümcek beyinli insanlar yönetici olursa beyin göçü kendiliğinden olur. Elin oğlu kapar pırlanta gibi çocukları labatuvar ortamını ürünü bize pazarlar. Sonra da biz katma değeri olan ürün üretemiyoruz deyip dururuz

Avatar
A 2018-04-09 15:45:44

Belge değil sizi kabul etmeyen beyin eksik. ..

Avatar
misafir 2018-04-09 15:58:24

hayvanat bahçesi müdürünü TÜBİTAK kurumuna başkan atarsan beklentin olmaz
unvanı: müdür
cinsi : hayvan

Avatar
Vatandaş 2018-04-09 16:04:44

Helal olsun gençlerimize ve öğretmenimize.Binlerce teşekkürler Sen sahip çıkmazsan elin üniversitesi laboratuvarını kurar, sonra bize ürünü pazarlarlar. Projeyi değerlendir laboratuvar ortamın kur belgeler sonradan tamamlansa beyin göçü olmasa ne güzel olurdu. Hani bürokrasiyi kaldırmıştınız. Örümcekli beyinleri hak etmediği yerlere yöneticisi yaparsan olacağı buydu. Cevherleri boşu boşuna kaybetmeye üzülüyoruz İYİ günlere

Avatar
aaaaaa 2018-04-09 16:22:58

Devletin kademelerini nerden tutsan tutarsızlık yöneticiler hak etmediği yerlere yetirilirse bunlar normal

Avatar
Acar 2018-04-09 18:21:47

Bu böyle bu kadar basit olmamalı. Ben bu öğrencilerimizin yerinde olsam TUBİTAK a canları sağolsun demez Harvard'ı delil göstererek haklarında dava açardım. Neden ülkemin insanına bu ülkede hiç değer verilmez?

Avatar
HAKAN 2018-04-09 20:58:05

KONUŞAN SECCADE,EZAN OKUYAN SAAT VS DEĞILSE ELBETTE EVRAKLAR EKSIK DERLER.BUNLARINKI DINDARLIK DEĞIL,DIN BEZIRGANLIĞIDIR UYANIN ARTIK.

Avatar
murat 2018-04-09 22:30:41

liyakatsiz ve bilimle ilimle alakasi olmayan,hayvanat bahcesi md.veterineri tubitak gibi bir kurumun basina baskan atarsan bastan hersey belli,cahil kesimin ferasetine guvenen universite hocasinin gudecegi koyun lazim oda bizde cok zaten.