Bu hafta TBMM’de çok önemli bir yasa teklifi görüşülecek. AKP Hükümeti’nin getirdiği teklifle, hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması istemi ile fezlekesi bulunan tüm Milletvekillerinin, bir defaya mahsus olmak üzere, dokunulmazlıklarının kaldırılması öngörülüyor. Aslında amacın, Tayyip Bey’in istemi üzerine, HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması olduğunu Mısır’daki sağır sultan bile biliyor. Bunun yanında birkaç CHP’li, AKP’li, MHP’li vekilin de hâkim önüne çıkması söz konusu.

Ahmet Bey -ki kendisi hakkında fezleke yoktur- “hodri meydan” diye bağırıp çırpınıyor. Devlet Bey, “en iyi HDP’li -eğer ölü olmazsahapisteki HDP’lidir” düşüncesi ile öneriyi koşulsuz destekliyor.

CHP lideri Kemal Bey, başlangıçta ortaya koyduğu, bana çok mantıklı ve ilkeli gelen, “Bu işi böyle yapacağımıza gelin, kürsü dokunulmazlığı hariç, bütün milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıralım” teklifinden birden bire vazgeçti. Ya da tam vazgeçmedi ama “biz eğer AKP’nin bu önerisine hayır dersek, bize teröristleri kolluyor derler” diye akıl veren bazı parti büyükleri ve danışmanlarının etkisi ile “Teklif Anayasaya aykırı olmasına rağmen biz de destekleyeceğiz” deyiverdi.

Tut keli perçeminden!

Ve taktik ilkeyi yendi.

Ve “ne derler” korkusu inandığını söyleme ve ona göre davranma tutarlılığına üstün geldi.

Bu güne kadar bu ülkenin gördüğü, en anomik, en yalancı, en ahlaksız, en dönek, en iftiracı iktidarının  “ne diyeceği” düşüncesi, bırakın Anayasayı, hukukun en temel ilkelerine aykırılığı ortada olan bu teklife “evet” durumuna getirdi koca CHP’yi.

Geçen gün eşim bir esnafla konuşurken adam CHP’ye neden oy vermeyeceğini “Kılıçdaroğlu teröristlerin evlerine taziyeye gitti” diye açıklamış. Belli ki bu teklife CHP ister evet desin ister hayır, AKP’nin bu iftiralarından kurtulamayacak.

Siyasette “ilkeli olmak”, kısa vadede sana yarar getireceğini düşünsen bile, hakka-hukuka aykırı hiçbir eylemin ve söylemin arkasında durmamak çok önemlidir.

Kemal Bey -inanıyorum ki- bu destekleme kararını içtenlikle verdi. Bunun CHP’ye katkıları olacağını düşünüyor. Bu nedenle, en duygusal haliyle, “Bütün CHP’liler hapse girmeye hazır olsunlar” dedi. “Bütün CHP’li Milletvekilleri...” demediği için, ben de bir CHP’li olarak üzerime alındım.

20’li  yaşlarımdan beri bu devlet beni yargılamaktan, hapislere atmaktan yoruldu, ben yorulmadım.

Fıkra bu ya, Osmanlı döneminde, dağlarda eşkıyanın kol gezdiği dönemlerde, bir ilçeye genç bir kaymakam tayin olmuş. Bu idealist kaymakam, yeni görev aşkıyla, daha önce hiç bir yöneticinin gitmediği, kuş uçmaz kervan geçmez bir köyü ziyaret etmek istemiş. Köy muhtarı, ihtiyar heyeti ile birlikte kaymakamı alıp köye doğru yola koyulmuş. Tenhada kervanı eşkıya basmış; soyup soğana çevirmiş, üstelik bir de hepsinin ırzına geçmiş.

Ertesi gün Jandarma Komutanı köyde ifade alırken “Nasıl oldu bu iş?” diye sorunca muhtar, “Vallahi Kumandan biz alışkınız ama Kaymakam Bey biraz zorlandı” demiş.

Şimdi hapise girmeye biz alışkınız da bazı parti büyüklerimiz zorlanabilir.

Ben demiş olayım.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.