Ankara, 'ihtimal hesapları' üzerinde siyaset üretmeye çalışıyor.
İç politikada da.
Dış politikada da.
Bir yandan yeni anayasa çalışmalarını tartışan TBMM, diğer yandan da parlamenter sistem ile ilgili kaygıları seslendiriyor.
Varlığını nasıl koruyacağını, varlığını nasıl güçlendireceğinin de yollarını arıyor. TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın sorumluluğu büyük. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'ağabeyi' dediği  İsmail Kahraman'ın, 'duyguları ile parlamenter sistemi koruma arasındaki ince çizgiyi koruyacağı' umudunu muhafaza edenlerdenim.
'Ağabeyi' demesi İsmail Kahraman'ın kayıtsız şartsız,  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın her isteğine kayıtsız şartsız 'evet dediği' anlamına gelmemeli. Gelmesin de...
Bu Sayın Kahraman'ı, 'tanımamak' anlamına gelir.
Kahraman, Cumhurbaşkanı Erdoğan istese bile, adını parlamenter sistemi sona erdiren başkan olarak ismini tarihe asla yazdırmaz.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki 'siyasi makas' her geçen gün artıyor.
Davutoğlu, Suriye konusundaki uluslararası menfi  'faturayı' kendisinin ödeyeceğinin farkında.
Erdoğan'ın da 1 Mart öncesi ABD'lilere dönüp, 'tezkereyi ben değil, Gül ve Arınç engelletti' değerlendirilmesine benzer bir 'faturayla' karşılaşacağının farkında.
Yani: Esad ve Suriye konusunda Davutoğlu beni yanılttı!
Haksız da sayılmaz!
Bunu bilen Davutoğlu da AKP'nin TBMM Grubu içinde örgütlenmeye başladı bile.
Bu hazırlık da Erdoğan'ı MHP hatta CHP içinde 'ittifaklar arama' çabasından uzaklaştırıyor.
Davutoğlu'nun AKP başından uzaklaştırma ve anayasa referandum çalışmalarına da yaklaştırıyor.
Erdoğan ve Davutoğlu'nun üzerinde uzlaştığı ender yönetmelerden birisi de, TSK'nın 'yerinde yönetim' başta olmak üzere PKK ile mücadelede aktif hale getirilmesi.
Dikkat ederseniz, gerek Davutoğlu gerekse Erdoğan'ın basın toplantılarında TSK mensubu subay ve generaller kameraların önünde çoğalmaya başladı.
TSK ağırlığını hissettiriyor.
PKK ile mücadele ile birlikte iç siyasette de 'haki' renk daha belirginleşecek.
27 Şubat'ta Suriye'de taraflar arasındaki ateşkes ne sonuç doğuracak.
Türkiye'deki top seslerinin susmasını sağlayacak.
Bu hangi anlama geliyor?
İran, Rusya, ABD Suriye ile masaya oturacak.
Türkiye masanın dışında kalacak görünüyor.
Masayı devirebilir mi?
Rusya Suriye'de ne mi arıyor?
Çok basit. Esad rejimi çağırdı.
Bu da Türkiye için tatsız bir durum.
 
Pandispanya siyaset

Gelelim CHP'ye…
CHP içinde potansiyel genel başkan adayları Deniz Baykal, Fikri Sağlar, Muharrem İnce...
Tabii ki şimdilik!
CHP içindeki sol muhalefet, Haziran ayında yapılacak olan tüzük kurultayının seçimli olmasına oynuyor. Nabız yoklama turları bu yönde...
Buna karşılık CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'erken seçim kozunu' masaya koydu.
Muhtemel bir anayasa referandumunu da, AKP içindeki muhtemel çatlakları da göz önünde bulundurarak.
CHP içindeki bir parti içi muhalefeti ortadan kaldırmak için. Kurultay hamlesini bozmak için.
Akıllı bir hamle.
Ya siyaset. Türkiye çapında siyaset üretmek nerede?
Yok! Niye mi?
Güldürmeyin Allah aşkına.
Siz hiç Ankara Milletvekili sıfatıyla bile olsa Melih Gökçek aleyhine tek bir soru önergesi verdiğini gördünüz mü?
Kim mi? Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl.
Tek bir karşı önergesi veya iddiası yok. Üstelik aile fertlerinin Melih Gökçek ile ortaklığına ilişkin iddialara rağmen. Sinirleri alınmış gibi.
Pandispanya gibi yumuşacık mübarek.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.