IŞİD saflarında savaşan yabancıların Türkiye üzerinden Suriye'ye girdiğini ve istedikleri zaman çıktıklarını artık tüm dünya biliyor. Sultanahmet intiharcısı, Fransa'daki saldırıları gerçekleştirenler ve ortakları ve son olarak Belçika'da öldürülen ya da yakalanan militanlar.
Ama şimdi anlatacağım hikaye en ilginci.
İley Varrak . 22 yaşında Lübnanlı polis. Geçen hafta intihar saldırısı hazırlığında yakalandı.
Şimdi sorgusu devam ediyor. Daha neler anlatır bilinmez ama ifadesinin ilk özeti şöyle:
'Hıristiyan olmama rağmen bir çok Müslüman arkadaşım var. Bunların bazıları da oldukça dindar. Arada bir bana İslamı, Kuranı ve benzer konuları anlatırlardı. Geçen yıl bunlardan birisi ile İstanbul'a gittik ve orada beni bir grup erkek ve kadın işe tanıştırdı. Orada bir süre gezip eğlendikten sonra Beyrut'a döndüm. Kısa bir süre sonra tekrar İstabul'a dönüp aynı arkadaşlarla buluştum ve onlarla birlikte Suriye'ye girip çıktım. Türkiye'de  iki ay kaldıktan sonra tekrar Beyrut'a döndüm. Beyrut'ta dayımın baskısı ile istifa ettiğim işime geri döndüm ama İslamcı arkadaşlarla buluşmalarıma devam ettim'.
İley Hıristiyan'lığı bırakıp neden ve nasıl Müslüman olduğunu mutlaka anlatmıştır ama Lübnan polisi henüz bu bilgileri paylaşmıyor. İley'in çok daha kolay olan Lübnan sınırından değil de Türkiye sınırından Suriye'ye gittiğini de öğrenen Lübnan polisi ne bu bilgiyi ne de   İstanbul'a gelip bir ay erkekli- kadınlı grupla kalan İley'in burada ne yaptığını paylaşmıyor.
Örneğin ortada bir aşk hikayesi mi yoksa çok yüklü miktarda para mı var bilen yok.
Çünkü sonuçta bir 'güç' sizi Müslüman yapıyor ve size 'Hadi bakalım şimdi hakiki Müslüman oldunuz onun için de intihar saldırısında bulunacaksınız' diyor.
'Kâfirlere karşı savaşacaksınız' dese hadi neyse !
Bir düşünün 22 yaşında bir gençsiniz ve biri gelip sizi ikna ederek her tarafınıza bombaları yerleştiriyor ve size 'gidin şu lokantayı havaya uçurun' diyor.
Tıpkı iki hafta önce iki IŞİD'çi intiharcının Lübnan'ın Trablus kentinde Alevilerin gelip gittiği kahvehanede yaptığı gibi.
Niye iki intiharcı o da ayrı bir soru.
Lübnan medyası İley ile ilgili bilgileri paylaşmayı sürdürürken bu kez İngiliz The Times gazetesi 19 yaşında bir İngiliz genç ile bir söyleşi yayınladı.
Söyleşinin kahramanı genç bakın ne diyor :
'2013'te Suriyelilere yardım etmek için bir Türk insani yardım kuruluşu ile Halep'e gittim. Orada mücahitlerle tanıştım. Türkiye üzerinden çok rahat girip çıkıyorduk. Bir seferinde yakalandık. İçerde Türk polisi bize çok iyi davranıyordu. Esad ve İsrail'den nefret ediyorlardı. IŞİD marşını söylememize ve bazı arkadaşlarımızın internet üzerinden IŞİD ile haberleşmesine izin veriyorlardı. Hepsi de Müslüman Kardeşler çizgisindeydi. Sonra Musul olayı olunca Türk hükümeti 49 vatandaşına karşılık benimle birlikte 200 IŞİD'çiyi serbest bıraktı. Avrupa'nın her ülkesinde uyuyan hücrelerimiz var ve hepsi talimat bekliyor'.
Elbette bu ve buna benzer çok hikaye var.
Arap ve Batı basını hemen hemen her gün buna benzer hikayeleri kendi okuyucularına iletiyorlar.
Bu hikayeleri okuyan herkes kendi düşünce yapısına, siyasal tercihime ve inanç kalıplarına göre etkilenip yorum yapıyordur.
Ama en çok yorum yapması gerekenler kuşkusuz Türk vatandaşlarıdırlar.
Çünkü anlatılan tüm hikayelerin yolu İstanbul'dan geçiyor.
Osmanlı'nın başkenti.
Suriye'de savaşan yabancı militan sayısının on binlerce olduğu hatırlanırsa bir o kadar hikayemiz vardır demek.
Hepsinde de ölüm ve kan kokusu.
Üstelik din adına.
Hem de en 'hakikisinden'!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.