​Gözümüz aydın. Tayyip Bey'i Devletimizin, Hükümetimizin, Milletimizin, velhasıl her şeyimizin başı yapan Anayasa değişikliği Meclisten geçti. Şimdi sıra geldi halkımızın ''ferasetine''. Bir kaç ay sonra halkımız da Tayyip Bey'in her şeyimizin başı olmasını uygun görürse, rüyalar gerçek olacak İnşaallah.

 

Geçenlerde bir tiyatro oyunu izledim. Adı,Nikolay Gogol'un ünlü eserine nazire, ''Bir Delinin Hatıra Defteri'nin Komedi Versionu'' idi. Oyunda kahramanımızın ruhsal hastalığı ilerledikçe, gerçek dünyadan hızla kopuyor, kendini ve çevresini algılaması bozuluyordu. Nitekim bir aşamada kendisini ''İspanya Kralı'' zannedip, çevreye saçma-sapan emirler yağdırmaya başlıyordu. Dünya edebiyatında bu durumun en çok bilinen örneklerinden biri, İspanyol yazar Cervantes'in ''Don Kişot''udur. O'nun algı bozuklukları, hezeyanları, gerçek dünyanın olguları ile çelişkileri ibret vericidir, eğiticidir. Çocuklarınıza okutmanızı şiddetle tavsiye ederim.

 

Bir kaç zaman önce, bir gazetede, iktidar yandaşı, Tayyip Bey'e -muhtemelen- meczubane aşık bir yazarın, ''Rejim fiilen değişmiştir; Padişahlık dönemine dönülmüştür. Padişahımız I. Sultan Recep'tir'' mealindeki sözlerini okudum. Güldüm, geçtim. Ama daha sonra ''Akit'' yazarı Abdurrahman Dilipak Bey'in, ''Erdoğan Halife olacak. Saraydaki odalarda hilafet temsilcilikleri açılacak'' sözlerini okuyunca, şakanın dozunun kaçtığını anladım.

 

Tayyip Bey'in beden ve ruh sağlığının böyle sanrılamalara yol açacak ölçüde bozuk olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.Ama çevresi için aynı kesinlikle konuşamam. Bu iddiaları öne sürenler, (Padişahlığı öne süren zatı tanımıyorum, hatırlamıyorum da?) özellikle Abdurrahman Bey, öyle hafife alınacak bir zat değil. Bir bildiği olmasa böyle bir ifade kullanmaz.

 

''Olmaz olmaz'' demeyin. İlkokulu dışarıdan bitirmiş bir alaylı imama, yani Fetullah Gülen'e, koca koca generallerin, üniversite profesörlerinin, yüksek yargıçların, ''Kainat İmamı'' diyerek biat ettiğini görüyoruz da bu niye olmasın? Hani İngiliz düşünür Lord John Acton'ın son zamanlarda sıkça söylenen bir sözü var ya, ''İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar'' diye. 15 yıllık Akp iktidarı, bu iktidardan nemalanan, zenginleşen, güç ve makam sahibi olan kesimleri iyice bozmuş. Osmanlı Sultanlarında bile -gerçekte-olmayan bir ünvanı, yani ''Halifeliği'' Tayyip Bey'e giydirmeye çalışıyorlar.

 

2016 Kasım ayında yayınlanan araştırmacı- yazar Mustafa Alp Dağıstanlı'nın, onlarca alıntı ile zenginleştirilmiş, ''Bildiğin Gibi Değil'' ''OSMANLI'' adını taşıyan çok ''şık'' kitabında, Osmanlı Hanedanının hilafetle ilişkisini şöyle anlatıyor: (s.128)

 

''Osmanlı Padişahları gerçekten ''Halife'' miydi?

 

''Hem evet, hem hayır. Uzun süre fiilen o konumdaydılar ama bu ünvana ihtiyaçları yoktu. Abbasi soyundan El-Mütevekkil’in Yavuz Selim'e halifelik haklarını bir törenle devrettiği palavrası I8. yüzyılda uyduruldu...'' ''...Sultan Selim (U.C) son Abbasi Halifesi ElMütevekkil'i esir almış ve öbür esirlerden zırnık kadar ayrı muamele etmeksizin İstanbul'a sürmüştü. Yavuz Selim'in ''Halife'' ünvanını aldığını, kullandığını gösteren tek bir tarihi belge yok''.

 

''...İşin doğrusu, halifelik İslam dünyasında önemini (o zaman bile (U.C) ) zaten çoktan yitirmişti. Şimdi Osmanlı'nın tükenişinden 100 yıl sonra Tayyip Bey (mesela dedik) kendisini ''Halife'' ilan etse (tabii ki etmez canım) bu halifeliğin ''Bir Delinin Hatıra Defterinin Komedi Versionu''ndaki ''İspanya Krallığından'' ya da Don Kişot'un ''şövalyeliğinden'' ne farkı kalır?

 

Bu yağdanlık yazarları uyarıyorum. Böyle şeyler yazıp, söyleyip bizim de, yakında her şeyimizin başı olacak Tayyip Bey'in de canını sıkmayın.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.