banner87
Hay dilinizi eşek arısı soksun Ca Ha Pe’liler..!

Devletlerarası ilişkileri düzenlemekte kullanılan bir terim var; “mütekabiliyet” diye...
Diplomatik bir terim olan mütekabiliyet, “karşılıklı olma durumu” anlamına geliyor.
Devletlerarası ilişkilerde maruz kalınan davranışa aynı şekilde karşılık verme prensibini tanımlar.
Sokak diliyle; “bana nasıl davranırsan, ben de sana karşı öyle hareket ederim” kuralı da diyebiliriz.
Devletlerin uluslararası hukukta restleşmek için "Mütekabiliyet esâsı" şeklinde kullandığı ve “kısasa kısas” anlamına da gelen bu terim, insan ilişkilerin gereklerinden biri olduğu gibi siyasetin de vazgeçilmezlerinden...

Devletlerarası ilişkilerde olduğu gibi siyasette de mütekabiliyet esastır.
Mütekabiliyet, siyasetin “olmazsa olmaz”larındandır.
Mutlak olmadır da… 

Kâğıt üzerinde durum böyle ama iş uygulamaya gelince bu konuda ülke ve millet olarak pek bir rahat ve genişiz maşallah…
Şöyle örnekliyeyim;
Neredeyse tüm dünya ülkeleri Türklere vize uyguluyor biliyorsunuz…
Türkiye de bu ülkelerin bazılarına mütekabiliyet esası çerçevesinde “sözde” vize uyguluyor.

Örneğin; bir İngiliz Türkiye’ye gelmek isteyince Türkiye’de indiği havaalanında bir bankoya gidip 25-30 TL karşılığı pasaportuna yapıştırılan bir pul ile en fazla 5 dakika içinde vize almış oluyor.
Bir Türk İngiltere’ye gitmek isterse; öncelikle vize süresine göre neredeyse bu paranın 20-30 katı kadar para ödüyor.
Bitti mi hayır!
Mutlaka iş-güç sahibi olması isteniyor, hangi kente gideceği, nerelerde, hangi otellerde kalacağı tek tek sorgulanıyor.
Bankada parası olup olmadığı soruluyor, hesap hareketlerinin dökümü, kredi kartı, mal, mülk tapu kayıtları isteniyor.
Yetmezmiş gibi haftalar öncesinden alınan randevular, saatlerce beklenilen kuyruklar, parmak izleri, yüz tarama işlemleri vs güvenlik uygulamalarının hepsinden geçiliyor.
Bazı ülkeler “vize randevusu” adı altında ayağına çağırıp “at pazarındaymış” gibi tepeden tırnağa kadar inceliyor.
Türkiye’nin kendi vatandaşından istemediği bilgiler mahremiyet ilkeleri hiçe sayılarak toplanıyor.
Sorulmadık, sorgulanmadık bir tek anne kızlık soyadının ikinci ve beşinci harfleri kalıyor…

Harf dedim de biliyorsunuz biz de siyasi partiler açık açık yazılan uzun isimlerden çok. Her kelimenin ilk harfinden oluşan çoğunlukla da iki üç harfli kısaltma isimlerle ifade ediliyor.
DP, AP, DYP, DSP, SHP, MHP, HDP, RP, SP, AKP ve CHP...
Bu kısaltmaların okunuşları da Türkçe’ye uygun olarak
Me He Pe
He De Pe
A Ke Pe
Ce He Pe diye okunur… Ama gelin görün ki
A Ke Pe’liler her nedense
Ce He Pe’yi Ca Ha Pe diye okuyor, söylüyor…
Türkçeyi bilmediklerinden mi?
Yoksa Türkçeyi, Arapça telaffuz ettiklerinden mi?

A Ke Pe’li Cumhurbaşkanından…
A Ke Pe’li Başbakana
A Ke Pe’li bakanlardan…
A Ke Pe’li milletvekillerine
A Ke Pe’li teşkilat idarecilerinden
A Ke Pe’li belediye başkanlarına…
A Ke Pe’lilerin istisnasız hepsi
Ce He Pe’yi
Israrla
İnatla
ve kat’a
Ca Ha Pe diye okuyor, söylüyor.

Peki, Ce He Pe’liler ne yapıyor?
Ce He Pe Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan…
Ce He Pe Genel Başkan Yardımcılarına
Ce He Pe Grup Başkanvekillerinden…
Ce He Pe milletvekillerine…
Ce He Pe örgüt yöneticilerinden
Ce He Pe’li belediye başkanlarına
Ce He Pe’lilerin istisnasız hepsi
Ce He Pe’yi
Ca Ha Pe diye telaffuz eden A Ke Pe’ye neden aynı dille cevap vermiyor?
AKP’yi neden A Ka Pe diye telaffuz etmiyor?
A Ke Pe diyor,
Adalet ve Kalkınma Partisi diyor. Hatta bazı Ce He Pe Grup Başkanvekilleri ile milletvekilleri ve belediye başkanları
AK Parti diyor…
Aklıyor…

Demiştik ya; devletlerarası ilişkilerde olduğu gibi siyasette de mütekabiliyet esastır. Mütekabiliyet, siyasetin “olmazsa olmaz”larındandır.
Ce He Pe’nin
A Ke Pe’ye karşı “mütekabiliyet esası” uygulamaması siyasi aymazlıktır…
Siyaset tarihi de bu tür aymazlıkların yol açtığı acı derslerle doludur.


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.