banner87
AKP iktidarı, tren garı önündeki ilk patlamadan tam 158 gün sonra, başkent Ankara’ya nihayet bir emniyet müdürü atayabildi.

Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, 66 kişinin öldüğü 17 Şubat ve 13 Mart saldırılarının ardından dün İçişleri Bakanlığı kararnamesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.

Ama hemen Ankara’ya gidip görevinin başına geçmesi gerekirken, "Güçbirliği Platformu" toplantısına katılmak üzere Van'a gelen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ı karşılamak için bekledi dün Ferit Melen Havalimanı'nda…

Ankara onu, o ise bakanı beklerken, havaalanındaki gazetecilere “Büyüklerimizin takdiri bu yönde. Bir görevden başka bir göreve gidiyoruz. Son gelişmeleri de biliyorsunuz, Allah yardımcımız olsun" dedi.

Gerçekten de Allah yardımcısı olsun…

Zira Emniyet Müdürü’nü bekleyen Ankara mutsuz, her gün geçip caddelerin güvensiz olmasından kaygılı...

Zaten kanlı terörün hedefi de o değil mi? Umutsuzluk ve güvensizlik yaratmak...

O zaman ne yapacağız?

Yaşanmaz hale getirilmek istenen Ankara'nın yaşanılır, canlı bir kent olmasını devam ettireceğiz. Başbakanlık yakınında Kızılay'da patlayan hain bombayı ancak böyle etkisiz hale getirebiliriz.

Bu görev de siyasetçilere düşüyor. Kızılay, merhum Adnan Menderes'in 1960 ihtilalinden kısa bir süre önce 5K diye kendisini protesto ettiği meydandır. Yakasına yapışan gençlerin arasına dalarak "Bir başbakanın yakasına yapışacak kadar özgürsün" dediği meydandır.

O yıllardan beri üniversite öğrencileri başta olmak üzere kızlı erkekli gençlerin kendi dönemlerine göre Goralı'da füme dilli sandviç-portakal suyu, Piknik'te bira- patates, günümüzde ise Sakarya Caddesi ve Yüksel Caddesi’ndeki kafe ve lokantalarda başta Mülkiyeliler olmak üzere üniversitelilerin, gençlerin kaynaştığı yerdir. Cebindeki kısıtlı maddi imkânlara rağmen hayatın ve yaşamanın keyfini çıkardığı bölgelerdir. Hayat sokakta yaşanır diyenlerin buluştuğu bölgelerdir.

Kızılay, Bakanlıklar, Yüksel Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Ziya Gökalp Caddesi, sokaklarda yaş ortalamasının 17-18'lere düştüğü yerlerdir. Yaşayan sokak ve caddelerdir, şehirdir. Öte yandan Başbakanlık ve Yargıtay dâhil tüm bakanlıkların ve resmi dairelerin iç içe geçtiği yerdir.

Bunların hepsi 300-500 bilemedin bir kilometrelik alan içindedir. Çemberi bir kaç kilometreye çıkarırsan içine TBMM, Genelkurmay dâhil devletin tamamını alırsın.

Demem o ki,
Kızılay meydanı uzun süre brandalarla kapatılamaz. Otobüs güzergâhları değiştirilmez. Kızılay'da hayatın akışı ve şeklini değiştirecek düzenleme yine teröre fayda sağlar. Bir de yıllardır Kızılay'ı kendince dizayn etmek için adeta otobana çeviren Melih Gökçek'e...

Esnafı öldürür. Dershanecileri de, Ankara'yı da...

Daha Merasim Caddesi’ndeki brandalarla kaldırılmadı.

Kızılay bir kaç gün içinde normal hayata dönmelidir.

Bunun için Başbakan Davutoğlu, İçişleri Bakanı  Efkan Ala ve diğer bakanlar dâhil devlet erkânı bir süre de olsa bu bölgeden yaya olarak işe gidip gelmelidir. Ya da öğle arası bölgeyi dolaşmalıdır.

Başkanı olduğu ilçede yaşanan saldırı için gazete ilanları ile başsağlığı dileyen Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de...

Başbakan Davutoğlu koşa koşa gittiği Fransa'daki terörü kınama  yürüyüşünü, makam penceresinden bakarken görme mesafesindeki Kızılay ve Ankara için yapacak mı?

Ya diğer siyasi parti liderleri…

Kardeş ülke Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'den ders almayacaklar mı?

Putin ve Rus baskısına, hatta tehdidine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iki defa ertelemek zorunda kaldığı Bakü ziyaretini Ankara'ya taşıma jesti görülmeyecek mi?

Sayın Erdoğan ve Davutoğlu…

Kızılay'ı yaya dolaşıp, saygı sürüşü için neyi bekliyorsunuz?

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Sayın Devlet Bahçeli ya siz?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ peki?

İster yalnız,  ister elele…

Tüm liderler, haydi Kızılay'a…

Demokrasi şehitlerimizin isimleri sokak ve caddelere verilmeli, hayat hikâyeleri de girişlere yazılmalı.

Ankara’nın Demokrasi Şehitleri bir anıtla ölümsüzleştirilmeli.

Onlar sadece kalbimizde ve tozlu gazete sayfalarındaki ilanlarla değil, yaşadıkları, yaşamak için can verdikleri Kızılay'da sonsuza dek yaşatılmalı.

Kızılay, en kısa sürede sosyal etkinlikler ve gösteriler teşvik edilerek şenlendirilmeli.
 
***
 
Yazımızın girişinde taze bilgi diye değinmiştik…

Yurt’un ve sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık dile getirdiği Ankara Emniyet Müdürlüğü sorunu nihayet çözüldü.

Hem Ankara hem de Mahmut Karaaslan hayırlı ve uğurlu olsun.

İzniyle kendisine birkaç sözüm olacak…

Kayserili olmanız itibariyle Ankara size yabancı bir şehir değil.

Unutmayın ama hiç unutmayın hükümet "zoraki de olsa" sizi atadı. Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın ne kadar etkisi var bilemem ama siz, hükümetin birinci tercihi değilsiniz. Şartların getirdiği bir isimsiniz. Bu avantajı kullanın. Hükümet de getirse “Devletin Emniyet Müdürü” olun. Mutlaka öylesiniz ama bir de ben hatırlatayım.

Bilirim; çocukluğumun deniz ve sayfiye kenti olan Van, siyasal İslam hatta şeriatçı İslam ve PKK başta olmak üzere tüm ulusal veya uluslararası terör örgütlerinin yoğun olduğu bir kent.

İran, Irak sınırında, uyuşturucu kaçakçılarının cirit attığı milyonluk bir büyükşehir…

Son eylemler gösteriyor ki PKK, Hizbullah’ın yöntemini kullanmaya başladı: Sivillere saldırıyor. Yine eylemcilerin güzergâhı bize gösteriyor ki gerek bölücü gerek dinci terör olsun, Suriye sınırından giriyor. PKK Kandil'den çekiliyor. Kobani-Kamışlı kanlı terör hattı açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son kardeşi Barzani, PKK baskısından ve Türkiye'den kurtulduğunu var sayarak bağımsızlık türküleri söylemeye başladı.

Geldiğimiz nokta siyasi iktidarın sorumluluğundadır.

Van’dan Ankara’ya çok önemli deneyimlerle geliyorsunuz.

Ama siyasi iktidar, başarısızlığın faturasını kendine değil, sizlere kesiyor.

Emniyet Müdürü ve güvenlik görevlileri, defansı çalışmayan bir futbol takımının kalecisi gibidir.

Bunu biliyoruz. Ama size düşen en önemli görev şeffaf, diyaloğa açık ve tarafsız olmanız.

Unutmayın ki sadece terör, sindirmek ve korkutmak üzerine strateji kurmuyor.

Maalesef siyaset de artık terör ve korkudan besleniyor.

En azından “Yöneten Siyaset”...
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.