banner87

Gelenektir… Durum sertleşince, taraflar ‘bir adım geriye’ adım atar.
Siyaset de, diplomasi de bunu gerektirir.
Meşhur MC hükümetleri kuruluşunda merhum Süleyman Demirel benzer bir taktik kullanırdı. Dönemin Cumhurbaşkanı Merhum Fahri Korutürk’ten  hükümeti kurma görevini alıp merhum sınıf arkadaşı Necmettin Erbakan’ın kapısını çalar ve derdi ki:
‘Necmettin Bey, siz başbakanlık yapacak bir insansınız. Ama maalesef Türkiye’de bir başbakanlık koltuğu var. Başbakanlık için de ben görevlendirildim. Başbakan yardımcım olma şerefini bana veriri misin?’
Hatta bir defasında, çok yorulduğu için ‘biraz uzanayım, sonra konuşuruz’ demişti de, arkadaşını saatlerce uyandırmaya kıyamayan Erbakan gazetecilerin ‘ne konuştunuz’ diye soru yağmuruna tutulmuştu.
Demirel bu tavrını Türkeş’e de, Feyzioğlu’na karşı da sürdürmüştü.
Merhum Başbakan Bülent Ecevit de ‘nezaketi’ ile tanınan bir liderdi.
1996 yılında Erbakan da dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a CHP ve Milli Görüş misyonunu  1974’den sonra ‘ikinci defa iktidar yapalım’ diye ortaklık teklif etmişti.
Siyasette üslup çok önemli. Bugün dünden daha önemli.
CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu bu nazik üslup tavrına uymaya çalışıyor.
Başbakan Binali Yıldırım da.
Ama bu gerginlikte ne kadar başarılı oluyorlar bu gerçekten tartışılır. O kadar zor ki!
Unutmayın, AKP Türkiye’yi 14 yıldır yönetiyor.
Mahalli idarelerde 17-18 yılı devirdiler.
Geldiğimiz nokta bu. Şapkamızı önüne koyun.  AKP, özellikle dış politikada her geçen gün inisiyatif kaybeden Türkiye’yi  iyi yönetebiliyor mu?
Meşhur hikâyedir…
1960’lı yıllar. Fatih’te ‘amele evleri’ var. Bugün İstanbul’da Siirtli vatandaşlarımızın bol olduğu Kadınlar Pazarı’nda da amele evleri dolu. İnşaatlarda çalışan garibanlar banyo ve duş tertibatı olmayan diğer adı ‘bekâr evleri’ olan bu derme çatma binalarda kalıyor. Hafta sonları da, hamama giderek temizlenmeye çalışıyorlar.
Huysuz bir Siirtli sürekli sorun çıkarınca hamam sahibi içeri almamaya başlamış…
Aradan birkaç hafta geçmiş kokmaya başlayınca, arkadaşları da rahatsız olmuş. Rica minnet ameleyi hamama kabul eden Hamamcı ‘şikâyet yok’ sözü almış.
Adamcağız da o hevesle hamama girmiş. Hamamcı elbiseleri alıp saklamış. Peştamala sarılı halde  elbisesini arayan amele şikâyet etmemeye de söz vermiş. İşin ucunda yine hamama girememek var. Yalvaran gözlerle, merakla bakan arkadaşlarına seslenmiş:
‘Allah için deyin  ben buraya bu kıyafetle mi geldim?’
Allah aşkına söyleyin, AKP iktidarı böyle mi aldı?
PKK’ya bakın, azmış…
Ya FETÖ ile yaşanan kanlı darbeden dolayı hiç mi yönetim hatası yok.
Olmaz mı, diz boyu…
Ya muhalefete ve de seçmene ne demeli?
Tel tel dökülen AKP ‘yolsuzluk’ iddiaları arasında yapılan seçimleri kazandı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de kim ne derse desin Erdoğan tartışmasız galip çıktı. 14 yılda hep ‘mağduru’ oynadı. 
Ama artık duvara dayandık.
Herkes bir adım geriye...
Başka bir deyiş ile uçuruma dayandık.
Herkes, özellikle iktidar temsilcileri bir adam yetmez, bayağı geriye…
Lütfen!
Milli Mutabakat oy saymakla olmaz.
Adalet ve hukuka saygı ile olur.
Başbakan Yıldırım’dan biraz örnek alın lütfen.
Yangına körükle gitmeyin. Sıcak koltuklarınız babanızdan size miras değil.
Unutmayın!
Atatürk, devrimler ve laiklik sayesinde bu noktadasınız.
Aslında zirve ile taban arasındaki mesafe sandığınızdan daha yakındır.
İnanmıyorsanız FETÖ yapılanması içinde yer alan bir dönemin ‘muktedirlerine’ bir sorun.
Nasıl olsa birçoğunuzun ortak geçmişi ve hukuku var.
Hatta kız alıp verdiniz. 
Siyaset yaptınız. 
Silivri zindanlarını doldurttunuz. Ergenekon, Balyoz, Kumpas diye…
Tekrar ediyorum, lütfen geriye!
Türkiye’nin öne çıkması için, adımlarımız geriye…
İnatlaşmanın zamanı değil!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.