TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki ‘söz düellosu’ tatlıya bağlandı mı? Ya da ‘bağlanmalı’ mı?

İsterseniz biraz eskiye gidelim. 1990’lı yıllara. Fuat Miras, Yalım Erez ekolünden gelme bir TOBB Başkanıydı. Yalım Erez, hemşerim merhum Niyazi Adıgüzel’in yardımcısı ve veliahdıydı. 1988 yılında TOBB Genel Kurulu’na katılmak üzere gittiği başkentte, Ankara Oteli’nde yaşanan elim bir olay sonunda vurularak hayatını kaybetti, olaydan kıl payı kurtulan Yalım Erez’in önce İstanbul’da, ardından da Ali Coşkun ve Ersin Faralyalı’dan sonra TOBB’da önü açıldı. TOBB Başkanlığı, ardından siyaset, bakanlık, başbakanlık görevi.

Fuat Miras’ın ‘altın çocukları’ vardı. Zafer Çağlayan, Sinan Aygün, Mehmet Balduk ve Rifat Hisarcıklıoğlu. Melih Gökçek de ‘yandan’ katıldı bu gruba.

Altın çocuklar büyüdü, kaplarına sığmaz oldu. Ve Fuat Miras özel bir sebepten dolayı, biraz da ‘altın çocukların’ telkiniyle zoraki olarak TOBB Başkanlığından ayrıldı. Yerine ‘dönüşüm şartı’ ile Rifat Hisarcıklıoğlu getirildi. Ama dönüşüm olmadı. AKP ile ‘bütünleşme’ oldu. Önce Zafer Çağlayan siyasete ittirildi. Mehmet Balduk da ANAP’ı tercih etti. Kendi isteği ile kulvar dışı kaldı. TOBB’da yollarının Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından kesildiğini anladıkları için siyasete dâhil oldular.

Sinan Aygün’e ancak CHP’de yer bulunabildi. O da Ankara Milletvekili oldu. Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişikleri hala çok iyi. Kemal Bey’i boş vakitlerinde sık sık bürosunda ağırlıyor. Allah’ı var, seçilmedi diye partiye küsmedi. Ama CHP tabanı hala çok tepkili.

Dönüşüm, ‘kazık çakmaya’ kadar gitti. Allah’ı var Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Üniversitesi gibi başarılı işler de yaptı. Aslında Sinan Aygün’ün, Deniz Baykal ile de ilişkileri iyiydi. Hatta dayısı Muharrem Eskiyapan, Kayseri Milletvekili seçildi. Önce Sarıgül ile flört etti, sonra AKP’ye geçti.

Bunları niye hatırlattım? Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bir de Ankara ekibi var. Ticaret ve siyaset ekibi… Murat Yalçıntaş, Tanıl Küçük ve Erdal Bahçıvan’ı kendisine ‘çok yakın’ tutmadı. İstanbul Grubu da aslında O’na hep ‘mesafeli’ kaldı. Hisarcıklıoğlu, Tayyip Erdoğan’ın kendisini sevmediğini bilir. O da önce Abdullah Gül, Bülent Arınç ve de Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişkilerini sıcak tuttu.

Zaman zaman da ‘parti kuracağım’ mesajları vererek koltuğu korudu. TOBB’da tek adam konumuna geldiyse de, yolun sonuna da geldi. Siyaset için, zaman kazanmaya çalışıyor. Bunu biliyor. Tayyip Erdoğan da Melih Gökçek, Sinan Aygün ortaklığını biliyor. CHP’den Tekin Bingöl ve ‘şimdilik’ isimlerini ve ticari ilişkilerini deşifre etmeyeceğim isimleri de.

Peki, bu kopuş niye? Çok basit; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gazabından korkuyor. Kılıçdaroğlu çıkışı ‘rast gele’ değil, planlı. Belki de iki taraftan da… Hisarcıklıoğlu, Tekin Bingöl ve Sinan Aygün’e CHP ile sorunlarının çözümü konusunda gereğinden fazla güveniyor. Bu tartışmayı ‘tatlıya bağlar’ diye düşünüyor. Ama hesap edemediği şu: CHP, AKP değil. Tek adam yok. Kemal Kılıçdaroğlu’na rağmen bu kırgınlığı ‘derinleştireceği’ aşikâr. Zaten ortada ‘özür’ de yok…

Yaşanan gerginlikten sonra, biraz kontrol biraz da fenalaşarak hastaneye giden Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, geceyi geçirdiği dostu Sinan Aygün’ün evinden Cuma günü Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı bir ‘zorlama telefon görüşmesi’ var. Yani Kemal Bey’in de sözleri TOBB Başkanına değil, rahatsızlanan bir hastaya söylenmiş teskin edici sözler. Yoksa Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na, ‘Beni kendisiyle karıştırıyor. Türkiye’de beceremedi. TOBB Başkanlığına mı aday?’ anlamında karşı çıkışı, Gürsel Tekin’e de ‘Yalancı, mahkeme karşısında hesabını soracağım’ sözleri yenilir yutulur değil. Kemal Bey unutsa CHP unutmaz, hele Gürsel Tekin hiç...

Yarın isimlerle devam edeceğiz. Kim kiminle, kim kimin şahidi? CHP-TOBB kopuşu gerçek mi? Niye oldu? Şu kadarını söyleyeyim, bu şarkı burada bitmez. Kamuoyu önünde özür gelene kadar!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.