Gazeteci, Yurt Gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli geçen perşembe gecesi tutuklandı, bir haftadır Silivri cezaevinde hapis yatıyordu. Ancak dün beklenen gelişme oldu ve sağlık sorunları sebebiyle tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmesi gerektiğinden, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Hüsnü Mahalli, Ortadoğu’yu ve bölgedeki dengeleri çok iyi bilen bir gazeteci. Ama şimdi kamuoyunun onun görüş ve fikirlerine en çok ihtiyacı olduğu bir süreçte tutuklu. 

Sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve Ortadoğu’da da tanınan bir gazetecinin -ki 18 yıl BBC’de çalışmış- yaşına ve sağlık durumunun bozukluğuna rağmen, kaçma şüphesi de yokken, hapishaneye konulması bir ceza şüphesiz. Neyin cezası derseniz herkes biliyor ki Halep’in...

Halep’in cihatçı çetelerden neredeyse yüzde 95 temizlendiği günün sabahı yani Türkiye açısından çok kritik bir günde, bildiği gerçekleri açıklıyordu Hüsnü Mahalli, Ayşenur Arslan ile birlikte Halk TV’de… Tarih 13 Aralık’tı. Ayşenur Arslan espri yaptı hatta bir gece önce Cumhurbaşkanının başdanışmanının CNN Türk’teki bir tartışma programına canlı yayına bağlanıp medyaya ayar verdiğinden, o öyle değil aslında, böyle dediğinden söz etti… Bizi de ararlar mı acaba? diye sordu, karşılıklı gülüştüler. O gece Hüsnü Mahalli gözaltına alındı…

O programda son dakika haberi olarak gelen, Türkiye Rusya ve İran arasında yapılacak olağanüstü toplantıyı konuştular. Mademki Halep’te savaş bitti, dün geceden beri halk sokaklarda kutluyor, ne konuşulacak bu olağanüstü toplantıda diye sordular…

Hüsnü Mahalli, Türkiye’nin Rusya ve İran ile ne konuşacağını şöyle anlattı; “2012’den bu yana Halep’in yaklaşık yüzde 20’si IŞİD, El Nusra ve ÖSO işgali altındaydı. Son 3 aydır bunların yaşadığı eski Halep, kale ve çevresi temizlenmeye başladı. Suriye ordusu bir koridor açtı, sivilleri buradan çıkardı. İnsanlar işgal altındaki bölgeden kaçtı. Tek bir cadde kaldı temizlenmeyen, o da benim Halep’te yaşadığım evin, gittiğim lisenin bulunduğu cadde. Bu caddede çoğu Suudi Arabistanlı, Çeçen, Dağıstanlı, Faslı, Tunuslu cihatçılar kaldı. Türkiye şimdi bunları oradan çıkarmak için masaya oturacak…”

Bu sözler birilerini çok kızdırmış olmalı ki Hüsnü Mahalli o gece gözaltına alındı. 3 gün gözaltında kaldıktan sonra da tutuklandı.

İşte o gün bahsedilen kritik toplantının yapılmasından bir gün önce ise Ankara’da bir fotoğraf sergisinin açılışında Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi, kameraların önünde, bir polis tarafından vurularak öldürüldü.

Hüsnü Mahalli olsa nasıl yorumlardı, ne derdi diye düşünüyorum…

Herhalde yine son 5 yıldır söylediklerini söylerdi…

Türkiye’nin Suriye politikasındaki yanlışlığı anlatırdı, eleştirirdi. Olması gerekenleri, kendi doğrularını söylerdi.

Gelişmeleri takip edebiliyor mu acaba diye merak edip Hüsnü Mahalli’nin kızını arıyorum…

Kızı tutuklandığından beri görememiş babasını. Sadece avukatlar kanalıyla haber alabiliyorlar. İçeriye gazete, kitap sokmak yasak. Ama en azından televizyon izleyebiliyorlarmış. Gelişmeleri her zaman olduğu gibi dikkatle takip ediyordur Hüsnü Mahalli. Silivri’deki koğuş arkadaşı kendisiyle aynı gece başka bir davadan tutuklanan Doğan Holding Ankara temsilcisi Barbaros Muratoğlu’ymuş.

Hüsnü Mahalli bir haftadır hapishanede yatarken, Esed yine Esad oldu... Türkiye, Rusya ve İran yaptıkları ortak toplantıda, Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinde anlaştı. Rusya’nın izniyle Suriye üzerinde uçak uçurabilen Türkiye, El Bab operasyonunda ilerlemeye çalışırken 4 askerini daha kaybetti. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda şehit olan asker sayısı 25’e çıktı…

Hüsnü Mahalli hasta yatağında da olsa takip ediyordur…

Bu süreçte doğruları korkmadan söyleyenlere ihtiyaç var.

Hapishanede de olsa, hastanedeki mahkum koğuşunda da zamanını boş geçirmeyecek, en azından yeni bir kitap yazacaktır.

Bu süreçteki ölümlerden sorumlu olanlar ise bir gün mutlaka hesap verecektir.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.