banner87

Memlekette öyle yıkıcı şeyler, o kadar büyük bir hızla olup bitiyor ki, bir olayı daha içimize sindirip kabullenemeden bir yenisi geliyor başımıza. Bir olayın acısını yaşarken, daha büyük bir felaketi görüp öncesini unutuyoruz. Bu süreçte tutuklananlar da maalesef hapishaneye konulduğuyla kalıyor, kamuoyundan gelmesi gereken desteği alamadan demir parmaklıklar arkasında, ne zaman yapılacağı belli olmayan duruşma gününü bekliyor.


Cumhuriyet Gazetesi’nin yazar ve yöneticileri 66 gündür özgürlüklerinden yoksun… 3 haftadır tutuklu bulunan ve rahatsızlığından dolayı hastanede mahkum koğuşunda tedavi gören Hüsnü Mahalli de öyle, hasta ama tutuklu… Birlikte ekrana çıktığı arkadaşı Ayşenur Arslan programı bitirme kararı aldı. Gazeteciler ve basın meslek örgütleri Hüsnü Mahalli’nin tutuklanmasını gündemde tutmaya çalışıyor ama hangisine yetişecekler? Hüsnü Mahalli’nin yazılarında ve konuşmalarında dikkat çektiği Ortadoğu  cehennemine gün geçtikçe daha fazla dönüşüyoruz.

 

Muhalif yayınlarda çalışan ve gece yarısı evleri basılarak alınan 6 gazeteci ise 12 gündür gözaltında. OHAL nedeniyle gözaltı süreleri yaklaşık 30 güne çıkarılmış durumda...


Yurt Gazetesi’ne verdiği röportajda tutuklanmayı beklediğini söyleyen gazeteci Ahmet Şık, 29 Aralık’ta sabah evinden gözaltına alınarak, yaptığı haberler ve attığı twitler gerekçesiyle tutuklandı. Adliyede Ahmet Şık’a destek olmaya gelmiş az sayıda arkadaşı ve meslektaşı vardı… Gözaltına alınmasından bir gün önce, dışarıdaki gazetecilerin içerideki gazetecilere yeni yıl sebebiyle selam gönderdiği toplu fotoğrafta yer alan Ahmet Şık, fotoğrafın basılı olduğu gazeteden önce cezaevine girmiş oldu. 30 Aralık’ta tutuklandı, yeni yıla cezaevinde girdi.

 

Ama ne yeni yıl! Son zamanlarda patlayan bombalarla yaşanan moral bozukluğu ve korkuya, Noel Baba kovalayanlar ve yılbaşı kutlamak günahtır propagandası yapanlar eklenince, eskisi gibi meydanlarda kalabalıklarla birlikte yeni yılı kutlamak hayal oldu. Herkes zaten evine çekilmiş, doğru düzgün bir yılbaşı eğlence programı bile yayınlamayan televizyonların karşısında eski yeni yıl kutlamalarını konuşuyordu ki, ilerleyen saatlerde Reina’ya saldırı olduğu duyuldu.

 

İnsanlık düşmanı barbarlar, din adına saldırarak yine Müslümanları öldürdü. Ne acı ki sosyal medyada olayın ardından sevinç çığlıkları atanlar vardı. IŞİD propagandası yapan bu hesapların polis tarafından araştırılacağı ve sosyal medyada inceleme başlatıldığı açıklandı ama henüz bu kesimlere yönelik bir tutuklama duymadık. Okmeydanı’nda bir kahvede IŞİD’e karşı mücadele çağrısı ve laiklik vurgusu yapan iki genç Halkevi üyesi ise 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek' gerekçesiyle tutuklandı. Bir belediye aracından “İslam birliğini yeniden tesis etmeli ve halifemizi seçmeliyiz” anonsu yapanlara ise yaklaşık 15 gün geçmesine rağmen hiçbir soruşturma yapılmadı.

 

İşte böyle böyle toplum fay hatlarından bölünerek kutuplaştı. Yılbaşını kutlamak üzere Kıbrıs’a giden ve ‘Oh canıma değsin, içeceğim, gezeceğim, siz orada sürünün’ temalı – şımarıkça ve küstah denilebilir- bir görüntülü mesajı sosyal medyada paylaşan Barbaros Şansal, önce KKTC’den Türkiye’ye sınır dışı edildi. Sonra havaalanında çalışanların da içinde bulunduğu bir grubun saldırısına uğradı. Barbaros Şansal’ı seversiniz, sevmezsiniz ayrı konu ama tanınmış ünlü bir modacının, farklı tercihleri ve son zamanlarda yürüttüğü muhalif söylemleri nedeniyle lince uğraması kabul edilemez. 


Korkunç olan şu ki farklı olana gösterilen tahammülsüzlük giderek artıyor. Yılbaşı kutlamaktan tutun, iktidara kızıp sövüp saymaya kadar aslında yasalara göre suç unsuru içermeyen birçok şey artık tehlikeli hale geldi. Bir konuşma sırasında ‘Cumhurbaşkanı gelse çay vermem’ diyen kantincinin tutuklandığını, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na çağrıldığı halde gitmeyen muhtar hakkında soruşturma başlatıldığını gördük. 


Bütün bunlar olurken, dolar 3.60’lara fırladı, sanayi bölgeleri elektriksiz kaldı, işsizlik ve enflasyon arttı. Önümüzdeki hafta TBMM’de Başkanlık Anayasası oylanacak, ekonomi ve iş dünyası büyük bir tedirginlik içinde.


Bu çıkmazdan çıkmanın yolunu hep birlikte bulmalıyız, yoksa aşağısı uçurum…  

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.