banner58
'Ekonomik forum' denildiğinde birçoğumuzun aklına ' Davos ' geliyor.
Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan' ın ' one minute ' dediği yer var ya...

Dünya Ekonomik Forumu
için 'Bir daha da gelmem' dedi ve gitmedi.

Peki, bu bazı AKP' li yöneticilerin veya iş adamlarının ilerleyen yıllar da katılımlarını engelledi mi?
Elbette ki hayır !

Belki de Erdoğan 'karizması' veya 'korkusu' denilen algıyı 'paranın çekici gücü' kırmıştır.
Zira her yıl Ocak ayında Türkiye' den Davos' a yüzlerce katılım oluyor.

Aslında olmalı da...

Çünkü bu tarz etkinliklere dünyanın her yerinden toplum ve iş dünyasının liderleri, siyasetçiler ve akademisyenler katılır.
Dünya basınının gözü orada olduğu için söylemler geniş bir coğrafyaya yayılabilir.

Bu da katılımcılara; dünyanın, ülkelerinin veya şirketlerinin 'ilerleme süreçlerinde olumlu bir değişim' yapma katkısı sunabilir.
Elverişli bir ' iş yapma ikliminin ' oluşturduğu cazibenin, barışa sunacağı katkı da unutulmamalıdır.

St. Petersburg Ekonomik Forumu

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya 'turizm gelirlerinin, cari işlemler dengesine olumsuz etkisinden' bahsederken...
Bazı turizmcilerimiz 'turist duasına' çıkarken...
Üstelik Rusya ile 'normalleşme' süreci konuşulur, karşılıklı 'olumlu' mesajlar verilirken...

Maalesef bu tarz ekonomik forumların olumlu katkılarını ' unutanlar ' oldu.

Geçen hafta St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu düzenlendi.
1997 yılından beri organize edilen forumu geçen yıldan itibaren Roscongress Vakfı düzenliyor.

Organizasyon Komitesi Başkanı, Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Sergei Prikhodko...
Komitenin Başkan Yardımcılığını, Vladimir Putin' in danışmanı Anton Kobyakov yapıyor.
Komite üyeleri ise futbol terimi ile ' yıldızlar karması '...

Ukrayna krizinden sonra geçen sene 'katılımın görece düştüğü' söylense de...
St. Petersburg bu yıl yaklaşık 60 ülkeden 10.000 e yakın kişiyi ağırladı.

Kimler yoktu ki...

Türkiye ye 'aman Rusya'dan uzak durun' diye telkinde bulunanlar...
Hatta Rusya' ya ekonomik ambargo uygulayan AB Temsilcileri...

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi...
ABD, Çin, İngiliz, Alman, Güney Amerika, Afrika vs birçok şirket temsilcisi ve sivil toplum kuruluşundan yetkililer...

Shell CEO' su Ben van Burden ile Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller arasında 'iyi niyet anlaşması' da burada imzalandı.

Forumdan sonra St. Petersburg da kalan Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüştü.
Dün Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı yetkilisi Novruz Memmedov, 'Dağlık Karabağ' da aşamalı çözüm için prensip anlaşmasına varıldığını' bildirdi.

Foruma katılan tek Türk

Peki, Türkiye' yi temsilen foruma katılan bir konuşmacı var mıydı?
Maalesef...

Bildiğim kadarıyla katılan tek ' Türk ', Murat Sönmez' idi. Oda Türkiye' yi temsilen orada değildi.

Sönmez, ABD de Silikon Vadisindeki deneyimleri ile 2 yıl önce 'Dünya Ekonomik Forumu' yönetim kuruluna getirilmişti.
Yani ' Davos temsilcisiydi ' denebilir.

Rusya Krizinden rant sağlayan, 'İrlandalılar'

Acaba Davos 'müdavimi' Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek nerelerdeydi?
Türkiye, Rusya 'normalleşme sürecinden' veya Başbakan Yıldırım' ın Medvedev'e gönderdiği mektuptan haberi mi yoktu?

Yoksa kendisi AKP içerisinde, ama 'harici' politikalar mı izliyor?  

Ya Rusya' nın iş dünyası temsilcileri oradayken, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu nerelerdeydi?

Oysaki siyasi krizlerin çözümünde iş dünyası temsilcilerine düşen 'vatan görevlerini' de...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün 'vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır' sözünü de defalarca hatırlatmıştık.

Ama galiba Hisarcıklıoğlu, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu na 'laf yetiştirmek' ile meşguldü?
Belki de Yassıada veya sahil yolundaki arazinin imar durumları ile... Bilemem.

Lafım meclisten dışarı...
Ama bazı ortamlarda 'Türkiye, Rusya krizinden siyasi ve ekonomik rant sağlayanlar' olduğundan bahsediliyor.
Kişisel menfaatlerini, ülke ve vatan menfaatlerinin üstünde tutanlardan...

Kimlerdir araştırmak lazım.
Ama dışarı da değil, öncelikle içimizde aramakta fayda olabilir.

Zira Mustafa Denizli' nin yıllar önce söylediği şu cümle akıllara geliyor.
'İrlanda’yı yenmek önemli değil. Mühim olan içimizdeki İrlandalıları yenmek'...

Barış ve ekonomik iklim ancak bu 'galibiyetten' sonra 'bahara' varabilir.


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.