Suriye konuşulduğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ben Esad’a ‘Reform yap, seçim yap’ dedim ama o yapmadı” derdi.

Esad ise ' Erdoğan bana reform yap derken iktidarı Müslüman Kardeşler’le paylaşmamı istiyordu' diye yanıt verirdi.

Cuma günü Viyana’da yapılan toplantıda Suudi Dışişleri Bakanı Elcibir, “Suriye’de seçim ve demokrasi yok” deyince Rus Bakan Lavrov alaylı bir şekilde “Maşallah senin ülkende çok demokrasi ve harika seçim var” diye takıldı.

Belki de Lavrov Suudi Bakana Kral’ın yakın dostu Erdoğan’ın ‘demokratik seçim modelini’ önermiştir.

Dünyada benzeri yok.
TRT 25 günde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve AKP’lileri 59 saat canlı konuşturacak ama Kılıçdaroğlu 5 saat konuşacak.
TRT dahil 12 kanalda durum bundan farklı değil.
Erdoğan, Davutoğlu ve AKP 376 saat, CHP 36, MHP 21 ve HDP 6 saat.
Bu da yetmiyor seçim kampanyası sırasında Erdoğan ve Davutoğlu devletin tüm olanaklarını kullanacak ama muhalefet partileri her türlü zorlukla karşılaşacak.
Ama temel sorun sahtekarlık.

Herkes endişe içinde.
CHP ve MHP 500 bin elemanını sandıklarda görevlendirdi.
Oy ve Ötesi ve benzeri oluşumlar seçmenleri oylarına sahip çıkmaya çağırıyor.
Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir seçim yok. Çoğunluk “Oylarımız çalınacak” endişesi içinde.
Darbeci Mısır’da bile insanlar geçen hafta korkmadan oy kullandı.

Üç ay önce Tunus'ta yapılan seçimlerde hiç kimse “Oyum ne olacak?” demedi.
Hiç bir parti devlet görevlilerinin dışında sandıklar için kendi adamlarına “Gidin sandıkların başında oturun” demedi.

Hiç bir ülkede partiler kedilerin peşinde koşmuyor.
Trafolar her nedense arızalanmıyor.
Bu da yetmiyor muhalif gazete, televizyon, radyo ve her türlü ‘gıcık’ ses susturulmuyor.
IŞİD'çiler hariç herkes ‘Makul Şüpheli’.
Sonra da birileri “Demokrasimiz süper” diyecek.
Öyle olsaydı Cumhurbaşkanı Erdoğan dün bile dolaylı olarak AKP için oy istemezdi.
Özetle sonuç ne olursa olsun bu seçim adil ve demokratik bir seçim değil.
AB'nin böyle bir seçime ilgisiz ve sessiz kalması çok ilginç.
Başta CHP olmak üzere böylesi ucube bir seçimin anti-demokratik koşullarını kabul etmesi çok daha ilginç.

CHP 7 Haziran sonrasında herşeyi kabullendi. Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmeyen CHP lideri Kılıçdaroğlu farklı bir tavır sergileyebilirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP’den yana net ve açıktan tavır almasına kimse ses çıkarmadı. Bugün de sonuçlar değişmezse Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Haziran sonrası tavrını sürdürecek ve AKP lideri olarak davranacaktır. Obama ve dostları müdahale etmezse koalisyon yok.
Yani aynı koşullarla yeniden erken seçim.
Peki o zaman ne olacak?
Demokrasimiz daha mı ideal olacak?
l Bu yazı seçim sonuçları açıklanmadan önce kaleme alınmşıtır.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.