Hani hep yakınırız.

Nasıl bu günlere geldik ?

Çok basit!

 Hatırlayalım İstanbul’u nasıl kaybettik .

 Ankara ‘yı nasıl yitirdik .

 Kendi ihanetlerimizle yol vermedik mi sonuçta Parlamenter Demokrasimizi kaybetmeye kadar varan vehamete ?

                           ***

Şişli ‘de sayın Mustafa Sarıgül adaymış !

 2019 da yeniden DSP ‘den aday oldu şimdi.

 Okurken başınız dönebilir , ama kendisinin oldukça kıvrak bir hikayesi vardır :

1987 de SHP milletvekili olmuştu.

1994 de DSP  ‘den aday ama 175 oyla kaybediyor.

1995 de CHP ‘ ye geçmiş .

1999 da DSP’ den Şişli Belediye Başkanı olmuş.2014 e kadar

2002 de YTP ‘li oluyor.

2003 de yeniden CHP

2009 da tekrar DSP ‘den Belediye Başkanı

2010 da TDP ‘yi kurdu.

2011 de tekrar CHP ‘ye dönüş.

CHP de Genel Başkanlık adaylığı serüveni.

2019 yeniden mavi kuşa (DSP) dönüş ve demokratik , cumhuriyetçi oyları bölüş !

 Sonuçta hem Şişli, hem de İstanbul’un diğer ilçelerinde bir miktar oy bölünmesi yaşanacak.

Bu oyların toplamı Büyükşehir oylarını azaltacak ve bu İstanbul’un kaybı demek olabilir.

Sadece İstanbul olsa neyse.

Aslında bu parlamenter sisteme dönüş hayallerinin tükenmesi ve tek adam rejimi zarfının mühürlenip kesinleşmesi anlamına gelecektir.

Bunun sorumlusu da bir yanda Sarıgül ve benzeri koltuk sevdası uğruna çoğu sırf öfke ve kızgınlıkla başka partiye gidip aday olanlar ve kazanamayacaklarını bile bile onları aday gösteren küçük tabela partileridir.

Diğer sorumlular da aday belirleme yöntemleriyle demokrasi yabancısı oldukları artık iyice açığa çıkan ve böylece bazı aday yapılmayan kişilere böyle farklı ihanet yollarını açan parti yöneticileridir. Ama bu konuyu seçimden sonra tartışacağız !

Şimdi hepimiz elbirliği içinde seçim çalışmalarına var gücümüzle katkıda bulunacağız !

Sonuçta yazık ki , ne yazık !

Sebebi her neyse değer mi sayın Sarıgül ?

Yıllarca oturduğunuz Şişli Belediye Başkanlğı koltuğunun ne kerameti var ki , bırakın İstanbul’u , Türkiyenin demokrasi ve Cumhuriyet sevdalılarının hayallerini yakmaya yelteniyorsunuz !

                        ***

Hatırlayalım o lanetli yıl olan 1994 yerel seçimlerini :

 İstanbul :

 Refah Partisi , R Tayyip Erdoğan : 973.704 oy ile  %25,19

 Anavatan Partisi , İlhan Kesici :        855.897 oy ile %22,14

Doğru Yol Partisi , Bedrettin Dalan :        597.461 oy ile  %15,46

 SHP , Zülfü Livaneli  :               784.693 0y ile %20,30

 DSP , Necdet Özkan  :                        478.612 oy ile %12,38

 CHP  , Ertuğrul Günay :            54.028 ile  %1,40

 Yani SHP , CHP ,  DSP o zaman toplam %34 oy almışlar .

 Tayyip Erdoğan ise önce  %25 ile İstanbul ‘u sonra da zaten Türkiye ‘yi aldı !

 Aynı oyun biraz farklı aktörlerle 1999 yılında ve daha sonraları da tekrarlandı.

 Ankara ‘da da aynı yöntemle aynı kırılma veya ihanet yaşanmadı mı ?

Ankara İ. Melih Gökçek ‘e uzun yıllar teslim edilmedi mi ?

O dönemler Ankara ve İstanbul’da farklı sol ve merkez sağ partilerden aday olan siyasilere ve yıllardır yaptıklarına ve şimdi bulundukları yerlere bakarsanız belki sağlıklı bir sonuca ulaşabilirsiniz.

Şimdi ihanet eden kimdi oturun siz karar verin !

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erol Basarik 2019-02-03 19:07:38

Ihanet etmeyen kimler dersek asil gucluk onlari bulmakta. Siyasete giripte kirini uzerine bulastirmamis insan bulmak genelevde bakire bulmak kadar zor. Durust kalmis siyasileri tenzih ederim.