TBMM’nin seçtiği son Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,  önceki gün oğlu Ahmet Münir Gül'ü Zehra Ayşe Karadere ile evlendirdi. Çiftin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile TBMM Başkanı İsmet Yılmaz yaptı. İBB Başkanı Kadir Topbaş da nikahı kıydı.

Abdullah Gül, düğünde yaptığı konuşmada davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti. Genç çift ise davetlilerden, törene çelenk ve çiçek gönderilmesi yerine Kayseri'deki Abdullah Gül Üniversitesi'nin yeni kampüsünün ağaçlandırılmasına katkıda bulunulmasını istedi.

Basının alınmadığı düğünden servis edilen fotoğraf kareleri, ‘Gül Ailesi’nin mutlu günü’ ‘devletin zirvesini buluşturan düğün’ yorumlarıyla dün hemen hemen bütün medya yayınlarında yer aldı.

Bu düğünden 20 gün önce de HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, kızı Ceren’i reklamcı Emre Abay ile evlendirmişti. Bu çiftin nikah şahitliklerini ise HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık ve Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk yapmıştı.

Kızıyla düğününde dans eden baba Sırrı Süreyya Önder, yaptığı konuşmada “Doğacak torunumun barış içinde bir ülkede büyümesi için çalışacağıma" söz veriyorum demişti.

Bu düğün de servis edilen bazı fotoğraflarla medyada yer aldı. Ama havuz medyasında ‘şehit haberlerinin gölgesinde düğün’ ‘ortalık kana bulanmışken sefadan geri durmadı’ gibi yorumlarla okurlara sunuldu.

Türkiye’deki kutuplaşmanın taraflarını temsil eden iki düğünün de ortak paydası, akan kana, dinmeyen gözyaşına rağmen “sürüp giden hayat gerçeği”nin, bir kez daha ifade edilmesiydi.

Ama bu ülkede hangi fikirde, görüşte ya da kesimden olursa olsun gençler, siyasetin kurbanı oluyor. Siyaset hem ölümde hem de düğünde genç bedenler üzerinden ahlaksızca yürütülüyor.

Hırsı aklının önüne geçen bazı siyasetçilerin, tek adamlık hedefi ve iflah olmaz koltuk sevdası, gencecik bedenleri dağda, kırda, şehirde, kampüste ölümlere sürüklüyor.

Bin bir emekle büyütülmüş yiğit delikanlılar kanlı kefenlerle toprağa veriliyor, nazlı beyaz çiçeklerin en mutlu anlarına karalar çalınıyor. Gözyaşı dinmek bilmeyen analar ağlamaya devam ediyor, yüreği dağlanan babaların dilleri lal oluyor.

Velhasıl, güzel ülkemin güzel gençleri, kirli ve kanlı siyasetin zikzakları arasında yitip gidiyor.
Yazık!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.