Türkiye, önceki gün saniyesi bile kritik, yüksek ihtimal yıllarca unutulmayacak anlar yaşadı. Sabahın erken saatlerinde başlayan ve ertesi gün sabah saatlerine kadar hızını hiç kaybetmeden ilerleyen ve özellikle de İstanbul üzerinde yoğunlaşan yerel seçim süreci, Erdoğan'ın uzlaşı mesajı, Anadolu Ajansı'nın ayak direyip veri akışını durdurması, Ekrem İmamoğlu'nun gece saatlerinde ondan fazla kez basın açıklaması yapması ve sonunda dün Binali Yıldırım'ın yenilgiyi kabul etmesiyle bitti.

Süreci, birçok gazeteci arkadaşımla birlikte gazetenin çalışma ofisinde takip ettik. Sandıklar kapandı, sayıma geçildi. Ve ilk provokasyonun perdesi aralandı. Seçim yasağının kalkmasına daha saatler varken iktidar yanlısı medya, Anadolu Ajansı'ndan aldıkları verileri açıklamaya başladılar. Seçim yasağını delmeleri yetmiyormuş gibi, bir de açılan yüzde 0,001 sandık üzerinden manipülasyona giriştiler. Bu verilere bakıldığında AKP İzmir'i yüzde 72 ile, İstanbul'u yüzde 70 ile, Ankara'yı yüzde 68 ile alıyordu; MHP ise Adana'yı yüzde 95 ile süpürüyordu. Bu kadar abuk subuk bir veri, hele de seçim yasağını delmek pahasına neden açıklanır? Mesai arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirme sonrası Yurt internet sitesine bir demeç vermiştim:

''Yandaş medya seçim yasağını boş yere delmedi. İlk sonuçlarda Nihat Zeybekçi'nin İzmir'de açık ara önde olduğu, MHP'nin Adana'da yüzde 95 ile kazandığı yazıyordu. Adana'da bu oranın imkansızlığı kadar Denizli mollasının İzmir'i kazanması da imkansız. Yurttaşları pes ettirip sandık başlarından uzaklaştırmak için yapılan özel bir çalışma bu. 'Organize' ekipler sokakta 'şiddetli' kutlamalar yapacaklar, oylarını korumak isteyenler evlerine çekilmek zorunda kalacaklar. Arzulanan bu. Muhalif medya ve yurttaşlar o kadar bastırdı ki, YSK, yasağı delen medya gruplarına soruşturma açmak zorunda kaldı. Ortalık bu denli karışmış durumda... Burada kritik olan sandık başlarının boşaltılmaması. Yandaş medyanın ilk açıkladığı verilere göre 81 ilin 80'ini kazanan Saray ittifakı, bir saat içinde çakılmış durumda. Yurttaşlar biraz daha dayanabilirse, bu provokasyonun daha da uzatılması mümkün değil zaten.''

Böyle bir organizasyona girişilmemesi için ilk adımı attık ve Yurt'ta gece boyu mücadele ettik, diğermuhalif yayınlarla birlikte tabii... Başaramadılar, olmadı. Bu konuda Ekrem İmamoğlu'nun hakkını da yememek gerek. Yurt Genel Yayın Yönetmeni Ali Avcu'nun seçimden birkaç gün önce yazdığı yazıda belirttiği gibi 'ADAM İNATÇI' çıktı gerçekten de. Neredeyse beş dakikada bir çıkıp konuştu. Sandık başlarında görevlerini yapan partililere ve gönüllü yurttaşlara moral oldu, emir vermeden ama rica ederek. 'Ben kazandım' diye ortaya atılan Binali Yıldırım'a o geceyi tek başına dar etti. Kendisi seçim koordinasyon merkezinde kıran kırana mücadele verirken sabık başbakan evinin ve yatağının yolunu tutuyordu, sessizce ve tıpış tıpış.

Yurt'un çalışma ofisinin birkaç sokak kadar yakınında CHP'nin seçim koordinasyon merkezi. Hem oraya gönderdiğimiz muhabirlerimizden aldığımız bilgilerde, hem de sabahın beşinde mesaiyi bitirmişken 'hadi bir bakalım' deyip gittiğimizde gördüğümüz manzarada çok net bir kararlılık hakimdi. Binlerce arının çalıştığı bir kovandı sanki bu koordinasyon merkezi. Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu binaya sabahın o saatlerinde bile akın akın insan geliyordu. Bu irade ve inatla kazandı İmamoğlu, o gece bir koltuğa kurulup, 'benden bu kadar' deyip arkasına yaslansaydı bugün Saraçhane'deki İBB binasının önünde binlerce AKP'li kutlama yapıyor olacaktı belki de. Baksanıza, Binali Yıldırım'ın 'kazandık' afişleri bile hazırmış, seçimin ertesi sabahı İstanbul'daki reklam panolarını boydan boya 'KAZANDIK' afişleriyle donattıklarına göre!

Gözlemlediğim kadarıyla CHP kadrolarında ses tonu bile değişmiş durumda. Daha cesur, daha kendinden emin konuşuyorlar. Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun seçim akşamı yaptığı konuşma da öyleydi. Batıda, kıyılarda, dahası İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Adana'da, Mersin'de, Hatay'da AKP'yi ağır yenilgiye uğratan, AKP'nin kalesi olarak görülen Bolu, Bilecik, Kırşehir, Burdur'u AKP'den alan, Artvin, Ardahan ve Yalova'yı alan bir CHP'den bahsediyoruz. Muğla hariç, aldığı tüm illerde oyunu artıran, artırmakla da kalmayıp AKP-MHP ortaklığına da oy kaybettiren bir CHP'den bahsediyoruz. Kaldı ki bunun karşısında AKP, Konya ovasına sıkışmış gibi gözüküyor. Erdoğan istediği kadar yüzde 50'yi aldığını söyleyip bunu bir başarı gibi göstermeye çalışsın, (Ki AKP-MHP oyları toplandığında 2014 seçimlerinde bu ortaklığın oyu yüzde 60'ı geçiyordu) büyükşehirlerde hakimiyet artık CHP'de.

Zemin siyaset yapmaya, kaybedilen gücü tekrar kazanmaya örgütlenmeye müsait. Çünkü Türkiye, o dev Konya ovasına bir kez daha sığmaz.


NOT VE TEŞEKKÜR: Yurt'ta yaklaşık iki aydır kendini gösteren ve takip edenlerin takdirini toplayan değişim, bu seçimde kendisini daha da net gösterdi. İnternet sitesinde gün boyu yapılan yayın büyük beğeni toplarken, gazete 'HALK KAZANDI - ADAM KAYBETTİ' başlığıyla çıktı. Yurt, dünkü sayısıyla İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'nun seçimleri kazandığını söyleyen tek gazete oldu. Tüm gazetelerin 'İstanbul belirsiz' diye çıktığı gün Ekrem İmamoğlu'nun kazandığını gösteren verileri toparlayan, yayına hazırlayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yolumuz uzun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.