banner87

Başımızı kendi coğrafyamızda gömdük. 
Kendi savunmalarımızla uğraşırken küesel denklemi kaçırıyoruz artık. 
Hem ABD hem de AB ile olan ilişkilerimiz yokuş aşağı gidiyor. 
Bu arada İngiltere ve ABD arasında Ortadoğu’ya karşı bir yaklaşım tarzı farkı olduğu daha belirgin bir hale geldiği ortaya çıktı.
AB’den ayrılma antlaşması olan Brexit, İngiltere’nin dış ilişkilerinde tüm taşları yerinden oynattı veya olması gereken eski çizgisine yerleştirdi. 
Ortadoğu kaynarken İngiltere Başbakanı May, Türk heyetini ağırladı.  Türk heyeti ile yaptığı görüşmede bölgede ABD’nin izlediği politikalara katılmadığını söyledi.
İngiltere hükümetinin daha doğrusu devletinin bu görüşü muhtemelen bir süre önce İngiltere’yi ziyaret eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na direk ya da karine yoluyla iletildi.
Öte yandan İngiltere’nin bir süredir tercih ettiği Çin-Rusya ve İran yaklaşımı ABD’yi rahatsız ediyor. 
ABD Başkanı Trump’a İngiltere’de güçlü bir muhalefet bulunmakta ve bu durum Başkanın ziyaretine engel oluşturmakta. 
Trump’ın Kudüs’ü başkent olarak tanıması maalesef Ortadoğu’da savaşın fitilini ateşledi…
★★★
Gelelim dış politikayla karışık Türkiye gündemine.
Anamuhalefet Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı sorgulama kampanyasından bunalan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gittiği Yunanistan ziyaretinde gündemi değiştirmek için Lozan’ı tartışmaya açtı.
“Lozan güncellenmeli” dedi.
Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş Anayasası, harcı ve mihenk taşıdır.
Bunun yurtdışında tartışmaya açılması en hafif deyimiyle çok tehlikeli bir söylemdir.
Erdoğan’ın danışmanlarının dış politikadaki ayaküstü yapılan bu tür açıklamalar konusunda daha dikkatli olmaları lazım değil mi?
Yunanistan hükümet sözcüsü Dimitri Çanakopulos, Lozan konusunda yaptığı açıklamasında ”Bu konu müzakereye açık olmayan bir temel taştır” diyerek tartışmayı başlamadan bitirdi. 
Bütün bunlar olurken ülkede değil ekonomi herhangi bir konuda istikrar beklemek ne derece doğru ve sağlıklı olur?
Ciddi ciddi düşünmek lazım! 
Türk vatandaşları yurt dışında mülk edinmek, yaşamak ve vatandaşlık elde etmek için dünden daha fazla çaba harcıyorlar. 
Niye?
Yoksa kendilerini yeterince güvende görmüyorlar mı?
Ben mazeret icat etmeden sonuna kadar bu ülkede yaşanmaktan, hayat kurmaktan yana olanlardanım.
Ama bu işi doksanlı yıllarda ülkesindeki rejime ve ekonomiye güvenmeyen Ruslar yapardı.
Yani?
Ülkemizin içinde bulunduğu durum şu:
Döviz endeksiyle savaş haberleri arasında mekik dokuma hali...
Türkiye’nin soğukkanlı, aklıselim ve sağduyulu yöneticilere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
Sizce de öyle değil mi?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aslan 2017-12-11 21:13:08

yahudiler amerikayı ispanyaya benzeti amerikadan hayır gelmez artık