banner87

Umut fakirin ekmeği” misali, umarım 2018’den umduğumuzu bulacağız.
2017 yılının son günleri ve 2018’in ilk günleri çıkan KHK’lar, yönetmelikler, tebliğler derken, sanırım bu yıl bolca Resmi Gazete takipçisi olacağız.
Benim gibi kanun ve kanun maddesi okumayı sevenler için dolu dolu bir yıl olacağı belli.
Her gün ülkenin geleceği hakkında öyle önemli konular hakkında yasa, yönetmelik ve tebliğler yayınlanıyor ki, yetişmek bazen imkânsızlaşıyor.
Bir de en büyük şikâyetim; Torba Yasa ve KHK’larda birbiriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan konuların aynı metin içinde yer alıyor olması. İnsan konsantre olamıyor, zihni bulanıyor.
Örneğin son yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin içinde;
Vakıflar Bankası, Diyanet İşleri, Taşeron İşçilerin Kadroya Geçirilmesi, Milli Savunma Bakanlığı, Yargıtay, MİT, Tarım Bakanlığı, Şeker Kurumu, Türk Ceza Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığı...
Var da var.
Beş benzemezin beşi bir yerde...
Tam bir kanun maddesi karmaşası halinde.
Allah bu ülkenin hukukçularına zihin açıklığı versin; zira tasnifi imkânsız bir KHK maddeleri yığını ile çalışmak ve işin içinden çıkmak zor.
Ne yalan söyleyeyim, ben, tek bir konu hakkında yazılmış kendi içinde sistematiği olan kanun ve yönetmelikleri okumayı seviyorum.
Bu, KHK trendine henüz adapte olamadım, eski kafalıyım.
Örneğin 2017’nin son günü 31 Aralık’ta Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Milli Emlak Genel Tebliği tam benlik.
Keyifle okudum okumasına ama elbette ki kaygıyla.
Hazineye Ait Tarım Arazileri Satışta...
Yayınlanan tebliğin konusu; Hazine mülkiyetindeki tarımsal arazilerin satışına ilişkin usul ve esaslar. Çok kısaca özetleyeceğim:
İmar planı olmayan ve imar planlarında tarımsal amaca ayrılan Hazine’ye ait araziler satışa çıkarılacak. Peki, bu arazileri kimler satın alabilecek?
30.03.2014 tarihi itibariyle en az 3 yıldan beri tarımsal amaçla Hazine arazilerini kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kullanıcılar, hak sahibi sıfatıyla, belirlenecek rayiç bedel üzerinden bu arazileri satın alabilecekler.
Taşınmazlar üzerinde tarımsal amaçlı olması koşuluyla, üzerinde sürekli ikamet edilen konut da dâhil yapılar var ise bunlar da satışa konu olabilecekler.
Yani araziler üzerinde yer alan yapılar da böylece İmar Kanunundan muaf olarak satın alınabilecek.
Üstelik önceden hazine ile şahıslar arasında dava konusu olmuş tarımsal araziler de bu tebliğ kapsamına alındı.
Diyelim ki, vatandaş Hazine ile daha önce bir taşınmazın işgali ile ilgili davalaştı ve davayı Hazine kazandı.
Şimdi, davayı kaybeden vatandaş da satın alma konusunda hak sahibi statüsünde.
İnsan demeden edemiyor, madem satacaktınız;
neden kamu yıllar süren bu davalarla meşgul edildi?
Bu tebliğ ile “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” atasözü bir kez daha doğrulandı.
Devletin arazisinde mal sahibi olmak için 3 yıllık bir işgal süresi yeterli.
Bardağın dolu tarafından bakmak istiyorum:
Keşke, tüm bu devlet arazilerinde gerçekten sadece tarımsal üretim yapılsa.
Ama biliyorum ki, yine öyle olmayacak.
Bu arazilerin akıbetine yıllar sonra baktığımızda; içinde yapılaşmaların olduğunu, tarımsal niteliklerinin sona erdirildiğini göreceğiz.
Konuyu hemen yerelleştiriyorum ve Didim örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hazine arazisi zengini bir ilçeyiz.
2 gün iş makinesini kiralayan uygun gördüğü ve gelecek vadeden hazine arazisine giriyor ve başlıyor işgale.
Yerel basında sıkça haber oluyor, sonra denetimler başlıyor.
Ne mi oluyor?
Hiçbir şey.
İşgal edenin elinde kalıyor bizim devletimizin arazileri.
Biz de işgalcilerin vicdanına güveniyoruz ve sesleniyoruz:
Lütfen kolayca edindiğiniz bu arazilerin tarımsal niteliğini bozmayın, bu ülkeye bari siz ihanet etmeyin.
DİPNOT: Bu arada yayınlanan tebliğ kapsamında bazı bölgelerdeki tarımsal araziler satışa konu edilemeyecek.
Hatay ilindeki ve Çanakkale’nin Bozcaada ve Gökçeada ilçelerindeki araziler satışa çıkmayacak.
Neden bu bölgelerin muaf olduğu ise ayrı bir araştırma konusu.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Kemal ÖZGÜRSOY 2018-01-07 09:49:58

Allah avukatlara zihin açıklığı versin. İşleri oldukça zor..