01-01-2019.

Yılın ilk günü.

Aklıma nedense 1919 geldi.

Ülke işgal edilmiş, memleket esir düşmüş.

Karamsarlık, yorgunluk, bıkkınlık her yeri kaplamış.

Tıpkı bugünlerdeki gibi!

Ama o koca umutsuz bir bataklığı andıran dev milletin içinde çoban ateşleri parıldamaya başlamış.

Her yana hızla yayılması uzun sürmemiş.

Hele bir tane çoban ateşi var ki, tüm ülkeyi aydınlatan meşaleye dönüşmüş.

Samsun’dan Erzurum’a, Ankara’dan İzmir’e tüm Anadolu’yu kaplamış ve o çağın tüm mazlum milletlerine örnek olmuş.

***

Nedense içimde benzer bir his var.

Biliyorum, demokratik parlamenter sistemden hızla uzaklaşıp, anayasa ve yasaların istenildiği an askıya alınabildiği, ignore edilebildiği garip bir zaman diliminde yaşıyoruz.

Her gün defalarca benzer ‘ben yaptım, oldu’ mantığı içinde yanıp kavruluyoruz.

En son örneği iktidar Genel Başkanı tarafından gösterilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım.

Bakanlık, Başbakanlık ve en son hâlihazırda TBMM Meclis Başkanı olan Binali Yıldırım İstanbul’a Belediye Başkan adayı olarak atandı Genel Başkanı tarafından.

Hâlbuki TBMM Başkan makamı tarafsızlık sembolüdür.

En azından Anayasamıza ve demokratik anlayışa göre.

***

Binali bey nükteli ve hatta bazen doğal hareket ve söylemleriyle yumuşak ama ilgili bir karakter ve kişilik sergiliyor.

İzmir’de girdiği Belediye Başkanlığı seçimlerini hem de büyük farkla kaybetti.

Şimdi sıra İstanbul seçimlerine geldi.

Öncelikle TBMM Başkanlığı makamını bırakmadan aday olması anayasal düzene aykırı bir durumdur.

Mutlaka ve hatta 30 Kasım tarihine kadar bu görevinden istifa etmiş olması gerekirdi.

Ancak Başkanlık sistemi işte böyle bir şey!

“Başkan” atarsa bu da olur.

Ancak “istifa tartışmaları benim dışımda “ demesi kendisini seçim sandıklarında çok güç duruma sokacaktır.

Zira bu ifade vesayet itirafı gibidir!

Zira İstanbul halkı vesayeten bir Belediye Başkanı istemez ve İstanbul bunu kaldırmaz.

İstifa etmesi gerektiğini bilmesine rağmen bu kamu gücüyle seçime giren aday o gücün altında kalır ve sandığa gömülür!

Ama işte diğer sebepleri bir yana bıraksak, tek başına bu nedenle bile olsa Binali Yıldırım bey İstanbul’da seçimi kaybedecektir.

Çünkü İstanbul halkı şaşalı bir şekilde anayasaya, hukuka, temayüllere ve demokratik kültüre aykırı bir şekilde böyle aday yapılmış bir kişiyi Başbakanlık da, Meclis Başkanlığı da yapmış olsa Belediye Başkanı seçmez.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 2019-01-05 22:36:05

Ama kepazelikle yönetilir. Bi sittirolun