SEÇİM öncesi Millet İttifakı’nın oluşum sürecinde Kılıçdaroğlu’nun katkısı yadsınamaz.
Özellikle İYİ Partinin seçimlere sokulmama riskine karşı demokrasi adına yapmış olduğu atak siyaset tarihindeki yansımalarına yıllarca şahit olacağız. Ayrıca, İYİ parti dâhil diğer partilerinde mecliste temsil edilmelerini sağlama çalışmaları ve hayata geçirmesi de bir siyasi başarı olarak da yorumlanabilir.
Gerçi Akşener grup kararıyla rahatlıkla aday olabilecekken, yüz bin imza fikrinde ısrar etti.
Bu ısrarının altında yatan gerçek acaba “Ben CHP’den gelen vekillerle değil, kendi gücümle aday oldum” mesajını mı kamuoyuna vermekti?
Akşener kampanya sürecinde sürekli kendini Erdoğan’nın en büyük rakibi gösterme çabaları ve İnce dâhil diğer adaylara başkan yardımcılığı teklif etme noktasına
kadar işi götürmesi, reel politiğe taban tabana zıt bir durumdu.
Bütün kamuoyu araştırmaları eğer ikinci tura kalırsa; yarışın Erdoğan ile İnce arasında geçeceğini göstermesine rağmen, Akşener meydanlarda bunun aksine yarışa kendinin kalacağı konusunda ısrarcı bir şekilde konuşmalarına devam etti.
Seçim akşamı “Beni YSK’nın önünden ancak kazıyarak götürebilirsiniz” açıklamalarının aksine YSK’ya gitmedi.
Tabi dikkat çeken bir durumda, Erdoğan’ın kampanya sürecinde, Akşener’i eleştirmekten özenle uzak durması.Erdoğan’ın meydanlarda Akşener’i eleştirmemesini ve hangi stratejiyle hareket ettiğini belki de ilerleyen günlerde göreceğiz.
Gerçi bunun ilk işaretlerini İYİ Parti’li yetkililerin açıklamalarında görmeye başladık.
Seçimden hemen sonra, Millet İttifakı’nın bittiği açıklamaları hatta İYİ Parti Konya milletvekili Fahrettin Yokuş’un AKP’yle işbirliği yapabilecekleri anlamına gelen ifadesi, bunun üzerine Aytun Çıray’ın da Yokuş’un açıklamalarını olumlu değerlendirmesi ve memleket için ne gerekiyorsa onu yaparız anlamındaki ifadesi, ilerde yapılabilecek siyasi manevraların sinyalleri olarak düşünülebilir.
Erdoğan siyaseti çok iyi analiz eden ve denklemleri ona göre kuran bir siyasetçi. Seçim öncesi, Akşener’e yüklenmemesinin meyvelerini şimdi toplamaya başlayacak bence.
Bahçeli’nin en ufak bir hamlesine karşı, “bak sağında İYİ parti oturuyor, ona göre...” mesajını vermeye başlayacak.
Yani, İYİ Parti’nin parlamentodaki varlığı, Erdoğan’ın, Bahçeli’ye karşı elini güçlendirir durumda.
Malum burası Türkiye ve siyasette “24 saat çok uzun bir süredir”…
Bekleyip göreceğiz.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.