banner87
1 Kasım seçimleri AKP’ye tekrar tek başına hükümet yolunu açtı.
MHP ve HDP’yi ‘’baraj sınırına’’ attı.

26. TBMM iki partili mi, üç partili mi olacak? Sorusu yurt dışı oylarından sonra netleşecek.
Ancak, dört partili TBMM sonucu değişmeyecek görünüyor.

Bu sonuçlar CHP, MHP ve HDP açısından “iç değerlendirmeye’’ tabi tutulacaktır.
Hem de sert bir şekilde. AKP karşıtları, bu sonucu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye fatura edecekler. Haklılar da.

Ancak, sonuçların akl-ı selim ve soğukkanlı değerlendirilmesinde fayda var.
Partiler özeleştiri yapmalı. Başbakan eski Yardımcısı ve Dışişleri eski Bakanı Şükrü Sina Gürel sonuçları değerlendirirken, sonuçları “bölünme ve savaş korkusu’’ olarak çok doğru bir yönden ele aldı.

“Çatışma korkusu, elindekini kaybetme korkusu” diye de ekledi.
Gelelim kendi yorumlarımıza; bunların ilk sonuçlara göre sıcağı sıcağına yapılan yorumlar olduğunun göz önünde bulundurulmasında fayda var ki şöyle: 1990’lı yıllar nasıl faşizm, komünizm gibi “izm” ile biten tanımların sonu oldu ise, 1 Kasım seçimleri de sonu “cülük” ile biten tanımların dibe vurduğu andır.
Seçmen MHP’yi, CHP’nin Başbakanlık önerisini reddettiği için cezalandırdı.
Faturayı da “Mister No” lakabı takılan Devlet Bahçeli’ye kesti.
12 Eylül’den sonra “durduğu yerde duran” tek parti olan MHP, duruşunu da, bakışını da kadrolarını da revize etmedi.
Sonuç ortada…

MHP artık ya lider değiştirecek ya da küçülerek daha milliyetçi bir politikaya yönelecek. Eskiden olduğu gibi bu tabana oynayacak.
Milli Görüş ise AKP’ye dönüştü. Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin seçmeleri, partilerini terk etti.
PKK eksik de olsa HDP’ye dönüşerek, demokrasiyi arama iddiasını güçlendirdi.
HDP ise seçmen tarafından sert bir şekilde uyarıldı.
Mesaj gayet açık: “Kendini törpüle. Ya da dağıl git’’

AKP korkuya oynadı
Ya AKP’nin başarısı? Erdoğan’ın katkısı tartışılmaz. Doğru değil. Ama sonuç aldı. Bizce çatışma korkusu, eldekini kaybetme korkusu bu sonucu doğurdu.
AKP korkuya iyi oynadı.

Suriye örneği bir dağılmayı AKP ile yürüyerek önleyeceğini düşündü seçmen ve “değişime” oynamadı.

AKP, dağılma korkusu ile “statükoya” oynadı. Kendisine bağlı TV ve gazetelerde bunu iyi işledi.

Bu seçim başarısının arkasında üç dönemlik siyasetçiler de var.
Binali Yıldırım ve Ali Babacan başta olmak üzere  “hatır biriktiren” siyasetçilerin dönüşü AKP adına çok etkili oldu.

CHP alternatif olamadı
AKP’nin tek başına gelişinin en önemli sebebi, karşısında tek başına iktidar formülü ortaya koyan bir partinin olmamasıdır.
Kim ne derse desin en önemli neden budur.
CHP hangi sebepten olursa olsun, (kendince haklı sebepler de olabilir) iddia sahibi olamadı.
İktidara tek başına ortak olma iradesini ortaya koyamadı.
AKP ile “eşitlenecek” bir yapıyı ortaya koyamadı.
Şimdi MHP ve Bahçeli bahanesini ortaya koyma zamanı değil. Başka mazeretlerin de…
Şimdi şapkayı önüne koyma zamandır. Kimse kırılmasın, alınmasın.
Biz kavga etmeden, haksızlık etmeden, yapılanları küçümsemeden bu konuda üzerimize düşen fikri katkıları sunacağız.

Tabi ki gerçekleri savunarak, iftiradan uzak, ezilenin yanında durarak...
1 Kasım sonucu ne olursa olsun Türkiye için milat olacak demiştik…
7 Haziran’da biraz tereddüt eden seçmen, 1 Kasım’da AKP'ye tek başına hükümet kurma görevini verdi.

Hayırlı uğurlu olsun…
Biz Yurt Gazetesi olarak muhalif yayın yapma hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz…
Merakımız ve asıl soru şudur:
Tek başına hükümet olan AKP, iktidar olabilecek mi?
Bunun için öncelikle adalet duygusunu geri çağırması lazım.
Demokrasiyi de tabi ki...
Umutlu musun derseniz?
Maalesef...
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.