“Akıl oyunları” filmini çoğumuz görmüşüzdür.

Şizofren hastası ama bir matematik dehası olan John Nash matematikte önemli çalışmalar yapmıştı ve sonunda Nobel ödülüne sahip oldu.

Kolay değildi yaşamı.

Çok acı çekti.

Elbette film tam olarak onun hayatını anlatamıyordu.

Ama çarpıcıydı.

John Nash şizofrendi.

Yani akıl hastası sonuçta.

Ama sadece matematiğe ilişkin değildi ilgisi.

Mesela vicdan ve adalet ile matematik arasında da ilişki kurabiliyordu.

Yanlış anlamayın, bizdeki malum adalet, cüzdan, vicdan, korku, tertip, iftira, riyakarlık, pişkinlik, biat gibi denklemler onun için çok aşağılayıcı ve şüphesiz tiksindirici şeylerdi.

Nobel ödüllü bilim adamı John Nash demiş ki:

“İyi matematik bilinmeyen toplumlarda adalet yoktur.”

Ne kadar da doğru söylemiş.

Matematiği, feni, felsefeyi, mantığı, kısacası pozitif bilimleri geriye atıp dini eğitimi esas almak isteyen zatlara John Nash yaşasaydı ne derdi acaba?

Belki şunu derdi: Ey bilim düşmanları, şizofren olmak bile matematiğin önemini görmeyi engellemiyor. Sizin yaşadığınız ülkenin ve Cumhuriyetinizin kurucusu deha bir insan olan Mustafa Kemal Atatürk ‘ün bir geometri kitabı yazmış olduğunu bile bilmiyor olabilirsiniz.

Siz iyi misiniz?

Sizler ne yaptığınızı zannediyorsunuz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.