Tutuklu vekiller
Profesör Doktor Mehmet Haberal ile gazeteci dostum Mustafa Balbay yıllardır tutuklular. Haberal hocam Nisan ayında Silivri’de üç yılını dolduracak, Balbay ise üç yılı aşkın süredir orada. Bu iki insan Haziran 2011’den bu yana milletin vekili, ama görevlerini yerine getiremiyorlar.
Milletvekili seçildiklerinde, hepimiz umutlanmış, özgürlüklerine kavuşacaklarına inanmış, inandırılmıştık. İstenilen tek şey, Millet Meclisi’nde görevlerini yerine getirmeleri, yargılamanın sürmesiydi. Olmadı. AKP attığı imzanın arkasında durmadı, CHP de kurultay derdine düştü, vekillerini Silivri’de unuttu.
CHP; MİT’çiler için özel yasa çıkartılması sırasında, tutuklu vekillerle ilgili değişikliğe AKP’nin itiraz nedenini bile dile getiremediler. Ne diyorlardı, AKP’liler, 8 tutuklu vekil için verilen yasa teklifine: “Kişiye özel yasa çıkaramayız
Sanki, MİT’çiler için çıkartılan yasa “kişiye özel” değilmiş gibi.
Geçen yıl Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, bu konuda bir çalışma yapmışlardı. Bu iki vekile gurup başkanvekilleri Emine Ülker Tarhan ve Ali Rıza Türmen’ in de katılımıyla 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nda değişiklik içeren yasa teklifi TBMM Başkanlığı’na verilmişti. 1 Aralık 2011 günü verilen bu teklif hâlâ Adalet Komisyonu’nda bekletiliyor. Arayanı, soranı yok..
Kimsenin bir şey yapmaması ya da yapamaması Haberal hocamla, Balbay’ı üzüyordur kuşkusuz, ancak;ikisi de gururludur, sıkıntılarını dile getirmezler, kendilerine bile söylemekten imtina ederler.
Bu durum 12 Eylül günlerini anımsattı.
Işıklar içinde yatsın Mustafa Ekmekçi ağabeyim, Ecevit hapiste iken, Avukatı Şahin Mengü’ye sorup duruyor .”Bülent beye sorar mısın, Ulucanlar’ da hangi kitabı okuyor?” diye. Şahin Mengü Ecevit’e soruyor ancak yanıt alamıyor. Ancak Ekmekçi her gün arayıp Şahin Mengü’yü sıkıştırıyor, Bülent Ecevit’in hangi kitabı okuduğunu yazacak köşesinde. Şahin Mengü yine bir hapishane ziyareti sırasında.'Bülent Bey, Ekmekçi sizin ne okuduğunuzu ısrarla soruyor.” deyince Ecevit, elindeki gözlüğü fırlatıyor. Ve sesini yükselterek ' Benim ne okuduğum değil, O'nun ne yazdığı önemli. Yazdıklarına baksın” diyor.
Siyasiler, gazeteciler, içerideki dostlarımızın, dostlarınızın orada ne yaptıkları çok önemli değil! Ecevit’in dediği gibi; “ Sizlerin, bizlerin, ne yaptığı, yazdığı” daha önemli…