banner87
8 Mart Dünya Kadınlar Günü iyice içi boşaltılarak, Sevgililer Günü gibi bir tür satış pazarlama faaliyetine dönüştü. Cep telefonu mesajı veya e-mail olarak gelen “Kadınlar Günü nedeniyle yüzde 70’e varan indirim” mesajlarının haddi hesabı yok. Perakende sektöründeki markalar satışlarını arttırmanın yolunu 8 Mart haftasında yaptıkları indirimlerde arıyor belli ki. Porselen takımlar, cam ürünler, tencere tava setleri, çarşaf nevresim, havlu battaniye kampanyaları, restoranların indirimi, otellerin SPA bakımlarında büyük fırsat olarak tanımladıkları indirimler vs… Herkes satış yapma peşinde… Bankalar bile kadınlara indirimli faiz oranları ile kredi vermeye çalışıyor. Hatta bazı büyük inşaat şirketleri, markalı konut projelerinde çok yüksek fiyat uygulamaları nedeniyle tıkandıklarından olsa gerek, kadınlar günü şerefine 50 bin liraya varan indirimler sunuyor… Oysa 8 Mart Dünya Kadınlar Günü emekçi kadınların mücadelesiyle ortaya çıktı. Şimdi 8 Mart ortaya çıktığı tarihsel bağlamından koparılarak bir tür Anneler Günü gib,i kadınlar için yapılan alışveriş fırsatına dönüştürülüyor. Kapitalizmin ve piyasa ekonomisinin kurbanı oluyor ne yazık ki…

Kadınlar için örnek projeler

Bazı şirketlerin 8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle gerçekleştirdikleri projeler arasında sempati yaratanlar da var. Örneğin turizm sektöründe faaliyet gösteren markalardan NG Hotels, 8 Mart Kadınlar Günü’nde Soma’nın Yırca Köyü’nde yaşayan kadınların geçinmelerine katkıda bulunan “Kömürün isi, Sabunun Misi’ projesine katkı sağlıyor. NG Sapanca ve NG Afyon otelleri, 8 Mart’ta konaklayan tüm kadın misafirlerine bu özel üretim sabunlardan hediye edecek. NG Hotels aynı zamanda yıl boyunca her ay belirli miktarda sabun alımı gerçekleştirerek projeyi destekleyecek. Bir başka dikkat çeken proje Migros ve Koroplast tarafından Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’na (KEDV) destek olmak üzere hayata geçiriliyor. 8 Mart Kadınlar Günü’nde başlayacak ve yıl sonuna kadar sürecek kampanya kapsamında, Türkiye genelindeki tüm Migros mağazalarından satın alınan KEDV logolu her Koroplast ürünü, vakfa katkı sağlayacak.

‘Ordu’dan Artvin’e 750 HES var’a cevap!


Geçen hafta Artvinlilerin Cerattepe direnişini konuşurken, tehlikenin bütün karadeniz bölgesine yayıldığından ve Ordu ile Artvin arasındaki dere ve ırmakların üzerine kurulması planlanan HES sayısının 750 olduğundan bahsetmiştik. Bu bilgiyi veren kişi Fatsa Derelerin Kardeşliği Platformu Sözcüsü Resul Şahin’di. Biz de bu tehlikeye dikkat çekerek, ‘Daha fazla elektrik üretmek için derelerden, ırmaklardan, balıklardan, tarım topraklarından kısacası doğadan vazgeçmeye değer mi? diye sormuştuk… Konuya DSİ Genel Müdürlüğü’nden açıklama geldi. Açıklamada 750 adet HES projesi yapılacağı yalanlanmıyor, dolaylı olarak kabul ediliyor ve savunuluyor. Türkiye’nin Rusya’dan sonra Avrupa’nın en büyük 2. hidroelektrik potansiyeline sahip ülkesi olduğu ve bu kaynaklara ağırlık verilmesinin doğal olduğu belirtiliyor. HES’lerin, inşa edildiği bölgedeki vatandaşların bütün içme ve kullanma, sulama suyu, doğal hayatın ihtiyaç duyduğu su ihtiyaçları karşılandıktan sonra arta kalan suyun gücünden faydalanarak enerji ürettikleri belirtiliyor. Peki gözümüzle gördüğümüz kuruyan derelere ne demeli? Açıklamanın devamında HES’lerin Karadeniz Bölgesinde rekreasyon alanı yaratmak gibi faydaları da bulunduğu belirtiliyor. “Çevre ile enerjinin eşsiz uyumunu Solaklı Vadisi’nde görmek mümkündür. Ayrıca Değirmendere’de ve Aksu Vadisi’nde de benzer çalışmalar yürütülmektedir. Bu tarz enerji ve çevrenin birlikte ele alınacağı projeler hayata geçirilmeye devam edilecektir” diyor. Bahsettikleri HES’lerin çevreye verdiği zararı görmek için internette kısa bir tur yapmak yeterli. Üstelik yöre halkı yıllardır bu projeleri durdurmak için canını dişine takmış, mücadele etmiş. Proje inşaatları sırasında yapılanları ayrıntılarıyla anlatıyorlar. Onun için kusura bakmayın, devlet su işleri bırakın bu işleri…

Anadolu Kaplanı Boydak’lar tutuklanacak mı?    


Kayseri’nin olduğu kadar Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Boydak Holding yöneticileri önceki gün erken saatlerde evlerinden gözaltına alındı. Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, şirket CEO’su Memduh Boydak, Yönetim Kurulu üyeleri Erol Boydak ve Murat Bozdağ FETÖ/PYD örgütüne finans sağlamak, örgüt üyesi olmak ve propagandası yapmak iddiasıyla gözaltında. Temelleri 1957 yılında Kayseri’de atılan Boydak Holding, şu anda 41 şirketle 8 ayrı sektörde faaliyet gösteriyor. Boydak Holding çatısı altında, İstikbal, Bellona, Mondi, Hes Kablo, Boyteks, Form Sünger gibi firmalar var. Holding’in, 14 bine yaklaşan çalışanı, Türkiye’de 2 bin bayisi bulunuyor. 140 ülkeye ihracat gerçekleştirirken, dünya çapında 5 bine yakın noktada tüketiciyle buluşuyor. Holding, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde 7, ikinci en büyük sanayi kuruluşu listesinde ise 1 şirketi ile yer alıyor. 2015 yılında 6.9 milyar lira ciro gerçekleştiren Boydak Holding, 2016’de 7.8 milyar TL ciro hedefliyordu. Şu saatlerde adliyeye getirildikleri belirtilen işadamları, tutuklama istemiyle hakim karşısına çıkarılacak. Soruşturma çerçevesindeki gelişmelere göre holdinge kayyum atanabileceği ileri sürülüyor. TÜSİAD da bu sefer üyesi Memduh Boydak’a çok sahip çıkamamış görünüyor. Bakalım gelişmeler ne gösterecek?

ÜNLEM – SORU İŞARETİ


OECD’ye göre çalışma saatleri oranında Türkiye, haftada 50 saatin üzerinde çalışma süresiyle dünyada birinci sırada yer alıyor. 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.