banner87

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeffaflığı hiç sevmedi.

Devrik Başbakan Davutoğlu’nun sonunu getiren adımlardan birinin de “kamuda şeffaflık paketi” açıklaması olduğu hep söylenir.
YSK’nın kanunsuz kararıyla meşruluğunu kaybeden anayasa değişikliği, halka rağmen uygulamaya konulursa; şeffaflık bir yana kamu yönetiminde karanlık alanın boyutu daha da genişleyecek.
Partili Cumhurbaşkanı, kendi keyfine göre oluşturacağı kamu yönetim birimlerine, yine kendi istediği kuralları koyarak, istediği kişileri atayabilecek.
Ve belki de kimin nereye atandığını takip etme imkânı bile kalmayacak.
Yüksek Seçim Kurulu’nun 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili kararını Resmi Gazete’ye göndermek yerine; AKP Kongresi yapılıncaya kadar 12 gün süreyle sümen altı eden irade, yarın Resmi Gazete’yi de karanlık alana alırsa kimse şaşırmaz herhalde.
AKP döneminin yandaşlar, cemaatler ve tarikatlarla kapalı kapılar arkasında yürütülen pazarlık-işbirliğine dayalı kamu yönetim uygulamasının geldiği nokta “15 Temmuz hain darbe girişimi” olmuştur.
Şimdi tek kişinin tahakkümünde daha kapalı bir devre sistemin, daha büyük belalar getireceği açıktır.

***

Genişleyen karanlığın ekonomi ayağında Varlık Fonu ve kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleri var.
Halkımızın onlarca yıllık emeğiyle oluşmuş, aktif büyüklüğü 160 milyar dolar düzeyindeki kamu şirketleri, arazileri, yönetiminde saray danışmanının da yer aldığı Varlık Fonu Şirketi’ne aktarıldı.
“Süper kahraman” gibi sunulan Varlık Fonu’nun ağırlıklı olarak, kamu-özel işbirliği projelerinin finansman sıkıntısını çözecek.
Ancak Varlık Fonu’nun, bu finansmanı Hazine’den daha düşük maliyetle nasıl sağlayacağı ise meçhul!
5 Şubat’ta Savunma Fonu’nun 3 Milyar TL’lik kaynağının Fon’a aktarılması kararlaştırılıyor ama aktarım yapılmamış.
Neden? Belli değil.
Çaykur’un Katarlı bir sermaye grubuna rehin verildiği tartışmaları yapılıyor, bakanlar çıkıp reddediyor.
Ama bakanların açıklamasının bir anlamı var mı o da belli değil. Çünkü Başbakan da “olağan kongre yapılır” diyordu ama iki gün sonra çark etmek zorunda kaldı ve 21 Mayıs’ta AKP kongresinde
tarafsız cumhurbaşkanlığı dönemi sona erecek ve “partili reis” dönemi başlayacak.
Ülkemiz ve özellikle Karadeniz Bölgesi için çok stratejik bir konu olan Çaykur ile ilgili o kadar tartışma yürürken, ilkeleri arasına “şeffaflık” yazan Varlık Fonu’nun sayfasında hiçbir açıklama yok. Neden?
Peki, Varlık Fonu’nun kamu özel işbirliği projelerine sağlayacağı finansman ve koşulları, bu kaynakları nasıl temin ettiği şeffaf olacak mı?
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”
Karanlık bir tünel; ne yaptığı, nasıl yaptığı, neyi yutacağı belli değil.
Her şey de karanlık değil tabi ki.
Bazı bilinenler var.
Mesela bu KÖİ projelerinin ihalelerini hep aynı müteahhitler alıyor ve garantili köprülerden
geçen de ödüyor geçmeyen de.
Yaklaşık 10.5 milyar dolar bedelle yaptırılan şehir hastaneleri için önümüzdeki 20-25 yılda
30.2 milyar dolar ödenecek.
Hesap yine aynı; hasta olan da ödeyecek, olmayan da.
“Madem para ödüyoruz bari köprüden geçelim” diyen vatandaşlarımızın, hastanelere yollarının düşmemesini dileyelim. 

***

YSK kararıyla demokrasimizde, anayasa değişikliğiyle kamu yönetiminde, Varlık Fonu ve KÖİ projeleriyle ekonomide karanlık alanlar büyüyor.
Karanlık büyüdükçe, maliyet büyüyor.
Karanlık büyüdükçe özgürlükler daralıyor, halkın ekmeği küçülüyor.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.