banner87
Mustafa Çevik YURT Gazetesi için yazdı:

54. Türkiye Kupası finali bu sezon oldukça farklıydı. Kupayı angarya olarak gören, oyuncularımıza ödediğimiz kupadaki maç başları kupayı kazansak bile bunu karşılamıyor diye sızlanan Aziz Yıldırım ile şampiyonluktan sonra kupayıda kaptırıp sezonu eli boş kapatmak istemeyen Fenerbahçe, Avrupa'dan 1 yıl men cezasını ligde derece yapamayarak kaçıran Galatasaray için de angarya Türkiye Kupası bir anda “Kaşıkçı elması” oluverdi. Sonuçta 54 yıllık Türkiye Kupası’nda Galatasaray beşinci kez finalde Karşılaştığı Fenerbahçe’yi yine mağlup edip üç yıl üst üste kupayı müzesine götürüp bir ilke imza atıp, 17 yıl sonra Fenerbahçe’ye bir sezonda hiç yenilmeyerek taraftarını bir nebze mutlu etti.. Maçın taktiksel ve analizinden çok aysbergin görünmeyen yüzüne bakalım.

Büyük üfürükçü Fethullah Gülen


Kupa finali sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldırım, her zamanki gibi ezeli rakibini tebrik etmeden başladı konuşmasına. Belki hükümete şirin gözükme adına, belki açıklanacak yargı kararını hesap edip belki de gündem değiştirme adına “Galatasaray’a UEFA Kupası’nı cemaat lideri Fethullah Gülen aldırdı” dedi. Ben 3 Temmuz sürecinde yaşananları; özellikle Karabük ayağını herkesten çok ama çok daha iyi bilen, canlı yaşayan biriyim. Cemaatin savcıları Mehmet Berk ve Zekeriya Öz’ün taraflı tutumlarını bildiğim için Aziz Yıldırım’ı hep savundum ama Aziz Başkan “UEFA Kupasını Galatasaray’a Fettullah Gülen aldırdı” dersen orda sana katılmam. Galatasaray, o kadrosunun UEFA yolunda yaşadığı süreçte Chelsea’den içerde beş yedikten sonra dağılmayıp Hertha Berlin deplasmanında rakibini dörtlük yapması, içerde Milan’a karşı iki kez geriye düşüp Davala’nın altın penaltısı ile UEFA’ya kaldı. Sonrası malum; finale kadar rakiplerini eze eze yenip finalde 10 kişi ile Arsenal’i yenip UEFA Kupası’nı aldı. Ligde de o kadro dört yıl üst üste şampiyon olmuştu. Bu başarılara Fethullah Gülen’in üfürüğü yetmez başkan, kabul etmekte insanı küçültmez.. “Kupayı Galatasaray’a Fethullah Gülen aldırdı” yerine deseydin ki o kadronun yerli oyuncularının hepsi cemaatçi, UEFA’yı alan Galatasaray yönetimi tanıtım, store, reklam olarak bunu paraya çeviremedi, beceriksizlerdi... Senle hemfikir olurum ama “Galatasaray'a UEFA’yı Fethullah Gülen aldırdı” dersen sadece “Komik duruma düşme başkan” derim. Galatasaray şayet UEFA Kupas’ını alan kadrosunu başkan, teknik direktör, futbolcu olarak dağıtmasa üç nokta transferle bir sonraki yıl Şampiyonlar Ligi’ni alırdı. Ben Galatasaray’ı Türkiye Kupası’ndan dolayı tebrik ederim..

Aziz Yıldırım gitmeli mi?

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım gitsin diyenlerin hepsi futbol takımındaki başarısızlığı kıstas alarak konuşuyor. Fenebahçe’nin adı “FC Fenerbahçe” ise bu eleştiriler yüzde yüz doğru ve Fenerbahçe, Aziz Yıldırım Futbol Kulübü olarak başarısız. Ama Fenerbahçe bir spor kulübü. 1500’den fazla sporcu ve personeli ile voleyboldan basketbola, masa tenisinden atletizme Avrupa’da çok büyük başarılar elde etti. Bir Dünya kulübü olarak futbol branşı hariç başarılı. Türkiye'de spor mantalitesi, olimpiyata 28 sporcu yollamak, voleybol, basketbolda Final Four oynamak yerine Akhisar’ı, Karabük’ü 2-0/3-0 yenen futbol takımını gündemde tutmak, alkışlamak üzerine kurulu. İkinciliğin bile küme düşme ile aynı derecede kabul gören bir seyirci portföyü ile Aziz Yıldırım ve ekibi başarısız. Aziz Yıldırım GİTMELİ Mİ? Bence “Hayır”, niye hayır? Fenerbahçe 3 Temmuz’da çok acı çeken bir camiaydı. Yöneticileri hapse girmiş, taraftarı aylarca gözyaşı dökmüştü. Medyadaki tetikçi kalemlerin en ağır iftiralarına maruz kalmıştı. Fenerbahçe, inanan büyük taraftarıyla bırakın yıkılmayı, büyüyerek atlattı bu süreci. Futbol takımına suikast düzenlendi, yine dağıtamadılar Fenerbahçe’yi. Futbolda gelen sportif başarısızlıklar sonrası Fenerbahçe, Aziz Yıldırım’a “Gitmel”i derse vefasızlık eder. Yargıtay kararının açıklanması eli kulağında. Bu zamana kadar sabreden Fenerbahçe taraftarı Yargıtay kararı açıklana kadar Aziz Yıldırım ve ekibine destek olmalı, çünkü Fenerbahçe camiası, taraftarı ile çok büyük bir güç. Başkan da bu gücü beraat edene kadar yanında görmek istiyor. Siz sanıyormusunuz ki 3 Temmuz’u Fenerbahçe’ye sadece cemaatin hakimi, savcısı, polisi hazırladı. Mevcut iktidarın bundan haberi yoktu. Şimdi cemaati kötü, kendilerini iyi polis gösteren baba-oğulun ses kayıtları, Fenerbahçe’yi ele geçirmek için kurdukları plan dahilinde Aziz Yıldırım’ın karşısına Mehmet Ali Aydınlar’ı aday çıkarmaları ne çabuk unutuldu. Allah kimseyi cezaevine düşürmesin, askerliğimi jandarma olarak yapan biri olarak cezaevinde çok nöbet tuttum. İçerdeki mahkumun da ziyarete gelen yakınlarının da ruh halini, psikolojisini çok iyi bilirim. 66 yasına gelmiş, orta yaşını geçmiş, ömrünün üçte ikisinde Fenerbahçe’ye hizmet etmiş Aziz Yıldırım’ı bu kadar stresli yapan tekrar cezaevine girme korkusudur. Çünkü ülkemizdeki adalet, hukuk anlayışı güce biat etmeyeni suçlu-suçsuz olduğuna bakmadan demir parmaklıklar ardına atıveriyor. Aziz Yıldırım’ın da güce biat etmediğini herkes çok iyi biliyor. “Kafamı bozmayın 5 yıl, 10 yıl daha bırakmam” lafı da şekerinin çıkmasıyla söylenmiş bir söz. Çok iyi biliyorum ki, Aziz Yıldırım, Yargıtay beraat kararını verdiği gün Fenerbahçe’de olağanüstü kongre kararı alacaktır, NET... Yargıtay kararı açıklanana kadar ise yapması gereken, akıl hocası, kardeşi Ali Yıldırım’ın telkinlerinden kurtulup basiretsiz, borsa zengini Hasan Çetinkaya’dan kurtulup korkak Vitor Peraira’yı acilen yollamasıdır. Futbol takımına milyon avrolar harcayıp geçen sene İsmail Kartal, bu sezon Vitor Peraira gibi, yıldızları yönetemeyen, vizyonsuz isimler yerine Fenerbahçe’nin başına futbolcuya kendini kabul ettirecek bir ismi getirip, kendinden sonra gelecek başkan ve yönetimini de rahatlatmalıdır...


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.