banner87

Çakmalar ülkesi olduk. Ülkenin bütün büyük kentlerinde dünyanın en moda markalarının birebir çakma ürünleri gerçek fiyatlarının dörtte birinden de düşük fiyatlara kapış kapış satılıyor. Teröristlerimiz çakma. FETÖ silahşorları diye içeri attıklarımızın bir kısmı çakma terörist çıkıp salıveriliyor.

Burjuvazimiz çakma. Nasıl mı? Kentsoylu olamamış bir burjuvazi var. Kent içinde yaşamasını bilmeyen, paranın hızla el değiştirdiği ülkemizde havadan para kazanıp kendini burjuva sanan birileri. Hayatında bir kere konser dinlememiş, tiyatroya operaya gitmemiş, doğru dürüst kitap okumamış sözüm ona burjuva. Ya da onu bunu tokatlayıp para sahibi olana burjuva etiketi yapıştırıveriyoruz.

Proletaryamız çakma. Fabrikalar, madenler bir bir kapanır, üretim dururken ülkede proletarya sınıfı mı kalır? O nedenle proletaryamız da çakma. Bilim insanlarımız çakma. Adama ya da kadına bakıyoruz, yazdığı kitap ya da tez intihal çıkıyor.

Dindara bakıyorsun o da çakma çıkıyor. Bkz. Adnan Oktar, Fethullah Gülen ve onların destekçileri. Yahu, etrafta çakma olmayan bir şey bulayım, diyorum. Derken hop.

Geçen hafta ortası gazeteler, televizyonlar bir haberle yıkılmaya başlıyor. “Tropic Medicane” (Tropik Akdeniz Kasırgası) diye bir afet Yunanistan üzerinden ülkemizin özellikle Batı ve Kuzeybatı kıyılarını silip süpürecek.  Allah Allah, şimdiye kadar duyulmuş şey değil. Nereden çıktı?

Efendim, iklim değişiklikleri nedeniyle deniz suyu sıcaklığının 26 derece üzerine çıkması sonucu oluşurmuş böyle kasırgalar. Yaaa... Derken Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi,  AFAD, bilumum uzman merkezler uyarı üzerine uyarı yayınlıyorlar. İlk uyarılarda rüzgârın hızının 100 km’nin üzerine çıkacağı duyuruluyor.

Herkeste bir telaş. Nasıl korunacağız? Bu hızda rüzgârlar camı çerçeveyi indirir. Arkadaşlarla ne gibi önlemler alabileceğimizi konuşuyoruz. Birisi, “Aman evde koli bandı bulundurmayı ihmal etme. Pencereleri bantlarız” diyor.  Bir başkası, kitaplıkları, masaları pencerelerin önüne dayayarak önlem almaktan söz ediyor.

Her sabah kalkar kalkmaz internet siteleri, televizyon kanallarında ne var ne yok bakıyor, başımıza nasıl bir felaket gelecek diye çaresizlik içinde bekleşiyoruz. Nihayet beklenen Cuma günü geliyor. Yunanların “Zorba” adını verdikleri kasırga Mora Yarımadası’nda kimi kentleri etkiliyor.  Ama öyle okyanuslarda görülen felaket neyse ki meydana gelmiyor.

Derken Cumartesi günü bir son anons. Kasırga yön değiştirdi. Kuzeye doğru ilerliyor. Eeee? Eeesi, Ege kıyıları son anda kurtuldu. Çanakkale ve Balıkesir belki etkilenir, İstanbul da dikkatli olmalı ama kasırganın hızı kesildi.  Sayın bilim adamları anlaşılan Akdeniz’i Atlantik ya da Pasifik Okyanusu sandı. Telaşa kapıldı. Bizleri de telaşlandırdı. Ama sonunda kasırgamız bile çakma çıktı.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Üstün 2018-10-09 13:38:13

Merhabalar efendim.Sıradan ülke halkından biriyim ama oncağızımla bile her yerde yazı,yorum yapmamaya çalışırım.Yine yazmayacaktım ,patladım dayanamadım.Sözcü gazetesini ölmeden önce benim 88 yaşındaki anam ,gözleri iyi görmediğinden,baskı harfleri o yıllarda daha büyük olduğundan alır okurdu, birazda eski tüfek sayılırdı, az bişey oda var tabii.Ösmanlı'nın İttihatçı askerlerinden olması dışında İnönü ,T.Cumhuriyetinin iki numarasıdır.Hem işgal edilmiş yurdun kurtarıcı önderlerindendir hemde bu ülkeyi 2.Dünya Savaşı'na sokmayarak benim hesaplamama göre 750-800 bin ülke insanının yaşamasını sağlamıştır. Ama Abd daha sonra diğer Emperyalist'lere kapıyı açarak hala bunların yüzünden gelmemiz gereken büyüklüğün çooook uzağında kalmamıza neden olmuştur.Sırf ülkedeki cepheleşmeden ötürü pek çok üniversite bitirmiş, aydın insanın bu Sözcü gazetesini alıp okuduğunu görmekteyim.Şimdi A.Doğan'ın yanında parlayıp Sözcü'ye geçmiş bana göre hiç bir özelliği olmayan bir yazar, Cumhurbaşkanı gundemi değiştirmek için İnönü ile ilgili bir şeyler söyledi ya ,illa cevap verecek tutmuş ,İnönü'nün bunca özelliği varken ,satranç hayranlığı bile başlı başınadır ( Bu arada hep söylerim ,Türk'lerde kadınlar ta Orta Asya'dan beri baskın ve etkendir,önemlidir , olmalıdır da , Dünya'nın şu anda en iyi ve Elo puanı en yuksek kadın satranççısı bir Türk kızı ama maalesef Þürkiye'li değil ,keşke olsa ,Bulgaristan'lı Nuriye Salimova'dır ) gitmiş İnönü'nün ordu komutanlığından filan söz ediyor.Bu ülkede ,ülkeyi süründüren darbeleşr durup dururken yapılmadı. Hep böyleler destekledi.Yazık ,çok yazık.Saygılarımla.

Avatar
Ali Üstün 2018-10-11 13:24:36

Merhabalar efendim.Aceleyle ve o tepkiyle yazıyı yazarken aklıma gelen ilk bilgiyi biraz yanlış bir biçimde yazdım.Özür dilerim.Satranççı kızımız henüz 15 yaşında ve adı da Nuriye değil Nurgül ,Uluslararası Usta ve gençlerde reytingi en yüksek durumda.Umarım ileride bir J.Polgar olur.Koskoca ülkemde Suriye'lileri de sayarsak 84 milyonu aşkın insan yaşıyor.Ve kadın satranççı olarak Dünya listesinde sadece Suat Atalık'la yaptığı evlilikle Türkiye'li olan Rusya asıllı Ekaterina Atalık var.Oda olsun ama bizim kızlarimizda yetişsin.Satranç okullarda deneysel ve uygulamalı dersler gibi ( Oda yaygın olarak yok ) insan beynini geliştiren bir dal.Kesinlikle ders olarak olmalı.Ve İ.İnonü'nün de olumlu yanlarından biri tüm yeni çıkan ,oynanan satranç oyunlarını,kombinasyon vede varyantlarını incelemekti.Gelelim benim buradaki yazımdan sonra Ulusalcı Milliyetçi bir internet sitesinde çıkan ,yazdığım eleştiriye muhatap kişinin Mustafa Kemal 'le ilgili yazdığı kitabın İstanbul'un bir bölgesinde imza günü kuyruğunun 800 mt uzunluğunda olduğu haberine. 800 mt değil 800 bin km bile olsa bir hiçtir .Mustafa Kemal çok değerli biridir , böylelerine kalırsa ileride adı da anılmayacaktır.Şimdi bu aralar hükümet o nedenle veya bu nedenle ,geniş ve konomik üst yapı anlamdaki önlemler yanında , doğru bir şekilde piyasa son el mağaza ve dükkanların da satış fiyatı denetimi yapıyor. Çok bilmiş iktisatçılar kıyameti kopariyor.İşe yaramazmış. Ya, bu önlemler ilk defa yapılmıyor. Bu denetimler bir,iki hafta da bir belediye,bir kaç ayda bir Maliye denetimi olarak zaten temizlik ve hizmet denetimleriyle birlikte hep vardı ,çokta işe yarıyordu.Anap ve Dyp dönemlerinde önce belediyelerden,Hıfzı Sıhha'ya verildi,zamanlada savsaklanıp yok oldu.Nasıl olsa Dünya Emperyalist'lerinin kirli parası geliyor, mal satamayan ,sonrasında üretemeten bu ülkenin hem borcu artıyor hemde değerleri bir,bir elden çıkıyordu.Bu yeni bir şey değil 24 Ocak 1980 ve darbeden bu yana böyle.Ve bu arada fırsat bu fırsat diyen sermayemizin çalışanlara karşı daha da acımasız olma adımlarına karşı ( Tuik ve 2016 verilerine göre gelir bölüşümünde Ulusal gelirimizden ,en zengin 17 milyonumuz, en fakir 17 milyonumuzdan 7,4 kat fazla almakta ,bu çok büyük bir adaletsizliktir)Sol yada Marksist partilerimizden Ödp hiçbir şey yapmayan Chp'nin ,Emek'te Hdp'nin peşine takılıp işlevsiz kalmışken ,bravo Tkp'ye,Sermayedarları izleme birimleri kurmaktadır.Saygılarımla