Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Beştepe’de, 2000 yılında yurtdışında bir konuşmasında yaptığı “kelle” gafına benzer bir ifadeye imza attı. Daha doğrusu aradan geçen 15 yıla rağmen, asker ve ölüme ilişkin düşüncelerinde pek bir değişiklik olmadığını teyit etmiş oldu…

   Yurt Gazetesi dışında hemen hemen hiçbir medya, Erdoğan’ın konuşmanın bu tarafına pek öne çıkarmadı.
   Neydi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o sözleri?
   Doğan Haber Ajansı’nın (DHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beştepe'de düzenlenen 21. Muhtarlar Toplantısı'na ilişkin yaptığı haberden aynen aktarayım… 

   “…Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile  Rusya arasındaki 'uçak krizi'ne değinerek, "Diyorlar ki 'Rus uçağını düşürmeseydiniz işler bu dereceye gelmezdi.' Neden Rusya'ya 'Sınırı ihlal etmeseydiniz bunlar olmazdı' diye sorulmuyor? Bir, iki, üç değil. Biz ne Rusya'nın ne de Rus halkının düşmanı değiliz. Rusya'ya herkes yaptırım uygularken biz bu yaptırımı uygulamadık. Ama ne yazık ki Rusya bizi anlamadı. Rusya iki tane pilota, Türkiye gibi bir dostunu ne yazık ki kaybederek böyle bir hamleye girdi" dedi…”
   Dün Rusya'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iki pilot cevabı geldi… Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi Temsilcisi Mariya Zaharova, Erdoğan'ın sözlerine Facebook sayfasından karşılık verdi. Zaharova, "Basın Erdoğan'ın sözlerini şu şekilde yazıyor; Rusya iki tane pilota Türkiye gibi bir dostunu kaybetti. Şimdi kelimeleri olması gerektiği gibi koyalım. Rusya, Türkiye yüzünden iki tane pilotunu kaybetti" dedi.
   Üzerinde durulması, tartışılması gereken konu tam da bu işte…
   Devlet mi vatandaşı için var yoksa vatandaş mı devleti için var?
   Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ocak 2000 tarihinde Avustralya'da yayın yapan SBS Radyosu'nda bir yayına katılmıştı. Programda o günlerin gündem maddelerini değerlendiren Erdoğan, telefonla programa katılan yurttaşların da sorularını yanıtlamıştı.
Erdoğan, programa katılan bir dinleyicinin, Öcalan'ın Kürtçülük düşüncesiyle kendisinin şeriat düşüncesinin özde aynı olduğu yönündeki tespitine ve "Türkiye'de Türkiye vatandaşları var. Bunların hepsi Türk'tür, bunun dışında başka bir şey yok" sözlerine tepki gösterip, şunları söylemişti.
  "Siz köpeklerin çektiği kızakların üstünde, hamile kadınların taşındığı bir Doğu'da, Güneydoğu'da o insanları inandıramazsınız. Kaldı ki benim 4,5 yıllık yönetimimi takip etmiş olsaydı böyle bir korkunun izlerinin bile olmadığını görürdü…”
Erdoğan, kendisiyle Öcalan'ı karşılaştırmasına da itiraz ederek, "Sayın Öcalan düşüncelerinin değil, almış olduğu kellelerin hesabını veriyor. Bense düşüncemden dolayı hapis yattım, aramızdaki fark çok büyük" ifadelerini kullanmıştı.
Erdoğan’ın o konuşmasında, şehitler için “kelle” ifadesini kullanması çok ama çok tartışıldı.
Erdoğan taraftarları “dil sürçmesi” açıklamaları yapıldı ama Türkiye’de bir kesim o sözleri asla unutmadı…
   O sözler yargıya taşındı.
   20 şehit annesinin açtığı davada, Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, şehitler için “kelle” Abdullah Öcalan için “sayın” diyen Erdoğan’ı “3 kuruş” ödemeye mahkûm etti.
   Mahkeme kararında, ödenecek tazminatın çok düşük olması nedeniyle kararın temyiz edilemeyeceği belirtilmişti ama Erdoğan’ın avukatları yine de kararı temyiz etti.
   Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz başvurusunu usulden reddetmek yerine esasa da girerek inceledi ve “3 kuruşluk” tazminat kararını onadı. Erdoğan askerlik için “yan gelip yatma yeri değil” ifadesini de kullandı daha sonra…
Yine benzer tartışmalar ve suçlamalar yaşandı, vakanüvisler not aldı…
  Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün muhtarlara Rusya’yı çekiştirirken, “iki pilota bizi kaybetti” diyerek asker ve şehitlere karşı aynı hâlâ aynı çizgide ve düşüncede olduğunu teyit etti.
  Bir daha soralım öyleyse…
  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askere bakışı mı, yoksa Rusya’nın askere bakışı mı?
  Önce devlet mi yoksa önce vatandaş mı?


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.