banner87

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu referandum çalışmaları kapsamında dün 20 ulusal gazetenin genel yayın yönetmeni ile bir araya geldi. Swissotel’de saat 11’de kahve içip sohbet etmek için CHP İletişim Koordinatörü Okan Konuralp tarafından organize edilen toplantı, uzun bir aradan sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelmek açısından benim için biraz farklı anlam taşıyordu.

Kemal Bey ile 2009 yılındaki yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde başlayan yakın çalışma arkadaşlığımız daha sonra CHP Genel Başkanı seçildiği 33. Büyük Kurultay ve 2011 genel seçimlerinin İstanbul bölümlerinde devam etmişti... Sonrasında bir iki ayaküstü görüşüp hal hatır sorma dışında kendisiyle pek görüşme fırsatımız olmamıştı. YURT Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği sürdürdüğüm son iki yıl boyunca da bazı “hassas haberler”e ilişkin dolaylı muhataplıklar dışında diyaloğumuz olmadı.

Swissotel lobisinde yine bir dönem medya danışmanlığı yaptığım CHP’nin efsane il başkanı, şimdinin CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin gülerek karşılıyor beni… Hal hatır derken bir dönem Akşam ve Güneş gazetelerinde birlikte çalıştığımız Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz da katılıyor sohbetimize… CHP Genel Başkan Yardımcıları Erdal Aksünger ile Erdoğan Toprak yanımıza geliyor, selamlaşıyoruz.

Tam da bu sırada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kurmaylarıyla birlikte hızlı adımlarla geliyor. Kemal Bey’e, Genel Başkan Yardımcıları Selin Sayek Böke, Yasemin Öney Cankurtaran, Grup Başkanvekili Engin Altay, İl Başkanı Cemal Canpolat eşlik ediyor.

Kemal Bey misafirleriyle tek tek tokalaşarak “Hoş geldiniz” demeye başlıyor sırayla… Bendenize geldiğinde teşvik-i mesaimizi bilen gerek diğer gazeteciler, gerekse CHP’deki siyasetçilerin merak arz eden bakışları altında tokalaşıp el sıkışıyoruz. Hal hatır soruyoruz “üstat” ile karşılıklı ve yerlerimize geçip oturuyoruz.

Toplantı başlıyor, soru cevap şeklinde sürüyor; çay-kahve eşliğinde. 12.30’a kadar sürüyor Kemal Kılıçdaroğlu ile 11 kahvesi. 1,5 saatlik süre zarfında Kemal Bey’e 10 yayın yönetmeninden soru geliyor. Diğer on yayın yönetmeni sessizce izlemekle yetiniyor. Yaklaşık 20 soru içinde 7-8’i Yurt adına bendenizden geliyor…

Kemal Bey sakin sakin kısa cümlelerle cevap veriyor. Konuşmasındaki zaman zaman görülen duraksamalar yorgunluktan kaynaklanan düşüncelerini toparlama kaynaklı hissediyorum.

Kemal Bey konuşurken Yasemin Öney Cankurtaran önündeki kâğıtlara hızlı hızlı notlar alıyor, bir ara dışarı çıkıp tekrar dönüyor. Engin Altay cep telefonu ile ilgili. Sürekli takip ve paylaşımda belli. Bir ara sağında oturmuş dalgın dalgın önüne bakan Selin Sayek Böke’ye bir şeyler gösteriyor, fısıldaşıp gülüşüyorlar…

İl Başkanı Cemal Canpolat yorgun gibi. Sık sık çay içiyor, bakışları önünde…

“Korkunun ecele faydası yok. Ne yaparlarsa yapsınlar sandıktan “hayır” çıkacak” diyor Kemal Kılıçdaroğlu.

Sonra da toplantının manşetini veriyor bize…

“Ben olmasam miting yapamayacaklar” diyor ve sözlerine açıklık getiriyor…

“Eşit koşullarda bir kampanya olmuyor. Devletin bütün imkânlarını seferber ettiler. Ama buna rağmen o kadar çaresizler ki topu topu 18 madde var ama anlatamıyorlar. Onlar için varsa yoksa Kemal Kılıçdaroğlu. Anayasa değişikliği maddelerinden biri Kemal Kılıçdaroğlu diyorsanız bu olabilir! Ama öyle bir madde yok. Göreceksiniz Yenikapı mitinginin konusu da Kemal Kılıçdaroğlu olacak. Ben olmazsam miting yapamayacaklar.

Evet, oyu almak için kesenin ağzı sonuna kadar açıldı. Geçmişte kendilerine çok güveniyor ve bunu yapmıyorlardı. Bunu da açıkça söylüyorlardı. Şimdi hayır çıkacağını gördükleri için kesenin ağzını açtılar. Ama nafile! Tüm ekonomik teşvik ve paketlere rağmen hayır çıkacak. Korkunun ecele faydası yok… İktidar neden evet denilmesi gerektiğini anlatmıyor. Mitinglerin tek konusu Kemal Kılıçdaroğlu. Sanki ben referandum istedim. Sanki referandumun konusu ve maddelerinden biri de Kemal Kılıçdaroğlu. Geleceğimizi oylayacağız. Bu referandum bütün siyasi partileri ve kişileri ilgilendiriyor. Kendi kaderimizi belirleyeceğiz. Onun için sandığa gidilmeli, herkes sandığa gitmeli.”

Suriye ve Ortadoğu’ya ilişkin sorulara cevap verirken bölgede çıkacak bir çatışmanın iç siyaseti ve referandum sürecini etkileyip etkilemeyeceği (Evet’ten ümidi kaybeden iktidarın referandumu ertelenmesine mazeret olabilir mi bir başka deyişle) sorumu biraz pas geçiyor…

“Kimyasal silah kullanımı insanlık suçudur. Bütün dünyanın ortak tepki vermesi kadar doğal birey olamaz. Trump’ın açıklaması oldu, sonra da saldırı gerçekleşti. Irak’ta da kimyasal silah var dediler. Sonradan anlaşıldı ki yokmuş. Suriye de öyle olabilir” diyor.

Ve devam ediyor…

“Suriye ve Ortadoğu’da Rusya, ABD, İran kazandı, Türkiye kaybetti. Türkmenler de çok büyük zarar gördü. Artık bölgede Türkiye’nin görevi olası bir savaşı engellemektir. Türkiye savaşın tarafı olmamalı. Ortadoğu’da ağırlığımız büyük ölçüde kayboldu, itibarımız kalmadı. Ortadoğu ve Suriye’den kaybeden Türkiye ve Türkmenlerdir…”

15 Temmuz’un üstünün örtülmek istendiği sözlerini hatırlatıyorum “150 gazetecinin tutuklu bulunduğu bir ülkede demokrasiden söz edilebilir mi? Yargıyla bu kadar oynamak doğru değil. Tıpkı Hitler dönemi gibi… Türkiye’de yarı açık cezaevinde yaşanıyor. Evrensel hukukta olmayan toplu tutuklamalar yapılıyor. Beşiktaş Belediye Başkanımız Murat Hazinedar’ın da adının geçtiği iddianamede olmayan suçlar isnat edilmiş. Olmayan suçlar yazılmış...” diyor.

Çıkışta tek tek tokalaşarak uğurluyor yine bizi Kemal Kılıçdaroğlu…

Bu sırada kendisiyle ilgili yaptığımız haberlerden dolayı aramızın limoni olduğu Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ile de tokalaşıp hal hatır soruyoruz…

Medeniyet de bunu gerektiriyor zaten!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.