Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli neredeyse sürekli bir araya geliyor.
Binali Yıldırım bu anlamda da çok iyi bir sınav veriyor.
Milli Mutabakat toplantıları önemli.
Ama genişleyerek… Eksiklerini gidererek.
Bu noktada CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na her zamanki gibi büyük görev düşüyor. HDP’nin en azından TBMM Başkanı İsmail Kahraman aracılığı ile devreye sokulmasını ifade etmesi doğru bir tavır.
HEP, 1991 seçimlerinde ittifak yaptığı SHP’yi bir gecede  terk etmişti. Sadece Erdal İnönü ve ardından da Murat Karayalçın gibi iki kıymetli siyasetçiyi  zor durumda bırakmamış, Melih Gökçek gibi siyasetçilerin diline düşürmekle de kalmamış,  CHP misyonunu da büyük ölçüde zedelemişti.
Siyasal Kürt hareketinin CHP’ye ve liderlerine  en azından bir özür borcu vardır.
Ama tam tersi, sanki açılımı CHP ile yapmış gibi sitemler CHP’ye. Oylar da ya HDP’ye ya da AKP’ye.
Ne çelişki değil mi?
Ama olsun Türkiye’nin dengesi CHP doğru yerde durmaya devam etmelidir.
Ve CHP Genel Başkanı Suriye, İran ve Irak politikası başta olmak üzere dış politikada da aktif ama resmi katkı sunmalıdır.
İç politikada da Milli Mutabakat toplantılarına dâhil edilmeyen TBMM dışındaki siyasi partilerin görüşlerini liderler zirvesinde dile getirmelidir. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Demokrat Parti Genel  Başkanı Gültekin Uysal,  Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici dâhil olmak üzere binlerce insanın oyunu almış siyasi partilerin görüşlerini seslendirmeli, gerekirse de bir araya gelmelidir.
HDP’ye de teröre karşı mesafeli olmasını sürekli telkin etmelidir.

Esad’a ömür biçmek Türkiye’nin işi değil

Türkiye Suriye sınırında 15-20 kilometre derinliğinde tampon bölge yapmaya mecburdur. 
Yapacaktır da.
Büyük Kürdistan sadece Suriye ve Esad’ın değil, Türkiye ve Rusya’nın Barzani’nin de aleyhinedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım da Esad’ın kalıp kalmayacağına karar mercii olmadıklarını anladılar. Suriye halkı üzerinden gitmelidir.
Esad’ın iktidarına süre ve ömür biçmek bizim işimiz değil. Suriye’de demokratik seçim ve can güvenliğini, insan haklarını savunma konusunda kararlı, katı olmalıyız. O başka.
Dünkü ‘bürokratik koalisyon’ yazıma ‘ne demek istiyorsun, biraz aç’ diye tepkiler geldi.
Peki, bürokratik koalisyon tabirimdeki kasıt ne? Çok açık
FETÖ örgütü Gladio örgütlenmesinin güncelleşmesidir. 1980 sonrası Türk-İslam sentezcilerin tabanından beslendi, büyüdü, gelişti. Sadece fikri anlamda değil, kadro olarak da.
FETÖ, ANAP, AP, DYP ve MHP kadrolarından beslendi. Bu arada sosyal demokratlar, Aleviler, cumhuriyetçi, demokrat kadrolar özellikle son 20 yılda dışlandı.
Nerede dışlandı? TSK, MİT, HSYK, İçişleri, Maliye başta olmak üzere bakanlıkların tamamında..
MHP Genel Başkanı  Devlet Bahçeli, ‘Bunlar FETÖ’cü değil’ diye tek tek tanıyormuş gibi, Başbakan Yıldırım’a uzun bir liste verdi. Bu diyalog iktidar kanadında yeni  bir ülkücü kadrolaşma veya kamplaşma yaratacak tehlikeli bir pazarlığın ilk adımdır.
Hâlbuki devlet, FETÖ’ye bulaşmayan kadrolarla yürünecekse, Başbakan  Yıldırım’ın ve arkadaşlarının başta yıllardır sadece Alevi ve Sosyal Demokrat olduğu için dışlanan kadrolara eskisinden çok daha ihtiyacı var. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz başınızı kaldırın da sayısı tükenmekte olan, devlet ve adalet bilinci yüksek SHP ve DSP kadrolarına bir bakın lütfen. 4B ile kadroya alıp jet hızıyla 15 yılda müsteşar yaptıklarınıza değil, 15 yıldır şube müdürü, müşavir kadrosunda bir milim ilerletmediklerinize bakın.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bu konuda hassas olmalı. Ve de kompleksiz.
Ne mutlu ki, FETÖ’cü değil diye savunmak zorunda olduğu bir bürokratik kesimi temsil etmiyor.  Vali ve hâkim adayları dâhil özellikle Alevi ve demokrat, cumhuriyetçi kadroların önünü açmak için gerekirse listeleyerek vermelidir. Bu aynı zamanda iktidar açısından da samimiyet testidir.


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.