Dünyada başka bir dilde var mıdır bilmiyorum bu korkunç deyim… Bir kalabalık arasında öldürülen veya vurulan kimsenin, kimin tarafından öldürüldüğü veya vurulduğunun anlaşılamaması durumu… Dolayısıyla o ortamda bulunan herkesin potansiyel suçlu olmasını anlatan. Ve aynı zamanda gerçek suçlunun hiçbir zaman bulunamamasını ifade eden...  Tam Türkiye’ye yakışır bir deyim… Geçen akşam Cihangir’de, bir binanın beşinci katında doğalgaz patlayınca aşağıdaki kahvede otururken üzerine düşen beton enkazın altında kalarak hayatını kaybeden simitçi amcayı andık mahallede… Firuzağa Meydanı’nda simit tezgâhı bulunan ve semt sakinlerince çok sevilen bir isimdi Feridun Yükseltürk. Yaşı yetmişten fazlaydı. Simit tezgâhının başında yoksa mahalleli gelir bir lira bırakır, simidini alır karşıdaki kahveye gider, çayını içerdi. O sabah Feridun Amca da karşıdaki kahvede oturuyor, asırlık ağacın altında çay içiyordu. Yolun karşısındaki simit tezgâhının başında olsaydı belki kurtulacaktı, kim bilir! Hep bunlar konuşuldu mahallede, sosyal medyada… Peki, Feridun Amca niye öldü? Bu olayın sorumlusu kim? Bu cinayetin bedelini kim ödeyecek? Evin sahibi mi, içinde yaşayan kiracı mı, belediye mi, şehre doğalgaz dağıtımından sorumlu olan kuruluş olan İGDAŞ mı? Cevap veriyorum, hiç kimse… Hiç kimse bu kaza gibi görünen cinayetin sorumluluğunu üzerine alıp bedelini ödemeyecek…  Aynı Şule İdil Dere olayında olduğu gibi… İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Şule İdil Dere, bir ay kadar önce Kadıköylülerin yürüyüş yaptığı, bisiklete bindiği Kurbağalıdere yanındaki yayalara ayrılmış yolda, geri manevra yapan bir kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Moda'da arkadaşlarıyla buluştuktan sonra Yoğurtçu Parkı'nın yanındaki yürüyüş yolundan evine dönen Şule İdil, 5 dakika uzaklıktaki evine ulaşamadı. Dün işte bu cinayet gibi kazanın görüntüleri, güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. Görüntülerde saat 23.10 sıralarında Şule İdil parkın içinde, elindeki telefona bakarak yürüyor. Doğal olarak, bir kamyonun parkın içine gireceği ve geri manevra yaparak kendisini ezeceği aklına gelmiyor. Kimin gelir ki? Üstelik koskoca Yoğurtçu Parkı’nın içinde veya Kurbağalıdere kenarında, çalışma yapıldığına ve her an bir kamyon çıkabileceğine dair hiçbir uyarı yazıyı bulunmazken…  Ama işte ne oldu? Gözünü sevdiğimin adaleti, o gece genç kızı kamyonun tekerlekleri altına alarak ezen kamyonun şoförü gözaltına alındı ama ertesi sabah çıkarıldığı mahkemeden serbest bırakıldı.  Peki, daha gençliğinin baharındaki Şule İdil Dere niye öldü? Bu olayın sorumlusu kim? Bu kaza gibi görünen cinayetin bedelini kim ödeyecek? Olay yeri sınırları içinde kalan Kadıköy Belediyesi mi, Şule’yi ezen kamyonun sahibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi? Şoför mü, şoförün çalıştığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı taşeron şirket mi? Görünen o ki hiç kimse… Çünkü Şule’nin katilleri ne pişmanlık, ne sorumluluk hiçbir şey duymuyor. Elindeki telefona bakarak yürüdüğü için genç kızı sorumlu buluyor. Türkiye’de adettendir öldürenin değil, ölenin sorumlu tutulması… Dün Kartopu Cinayeti olarak bilinen Nuh Köklü davasındaki gerekçeli karar da açıklandı.  Mahkeme katil Serkan Azizoğlu’nu müebbet hapisle cezalandırmasına gerekçe olarak, katilin olaydan hiçbir “pişmanlık duymamasını” gösterdi. Baharatçı dükkânı işleten katil Serkan Azizoğlu, aylar süren duruşmalar boyunca olayı anlatırken hep kartopunun isabet ettiği camların çok pahalı olduğundan söz etti, hatta Nuh Köklü’nün gelip kendisinin bıçağın üzerine düştüğünü bile iddia etti. Mağdur olan kendisiydi, hapisteydi ve çocuklarıyla görüşemiyordu.  Neyse ki adalet bu sefer ölenin hakkını korudu. Nuh Köklü’nün tanınan bir gazeteci olması ve davanın kamuoyu tarafından çok yakından takip edilmesi nedeniyle mahkeme en yüksek cezayı verdi. Katilin abisinin Cumhurbaşkanı’na yazdığı mektubu dikkate almadı. Şimdi dileğimiz bu müebbet hapis kararının Yargıtay tarafından da onaylanması, ayrıca görüntülerde katile yardım ettiği anlaşılan ancak dava sonucunda beraat eden kuaför Nazım Coşaner’in de ceza alması, Nuh’un ailesinin ve sevenlerinin biraz olsun huzur bulması.  Aynı duyarlı kamuoyu ve adalete inanan hukukçular şimdi Şule İdil Dere için de harekete geçmeli ve genç kızın ölümüne sebep olanlar cezasını bulmalı…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.