Hafta içi her gün saat 17.00’de Halk TV’de yayınlanan “Tuba Emlek’le İstanbul” programın da bu hafta konuklarımdan biri de 1960 model “Kırmızı Bisikletiyle” Türkiye’nin bütün köylerine gezme hedefiyle yola çıkarak duyarlılık yaratan “Köy okullarını yenileme ve ağaçlandırma” projesine imza atan Mehmet Yapar’dı.

Toplumsal sorunlara duyarlılığı kendisini örnek bir çalışmaya taşımış.

Gezdiği yerlerde çok sayıda köy okulunun içler acısı dorumunu gözlemledikçe bir şeyler yapılmasını gerektiğini düşünmekle kalmamış, bir şeyler yapabileceğini anlamış.

Hikâyeleri dinledikçe içinizi acıtan ama size de aynı sorumluluğu yükleyen vicdan makinesi gibi.

Doğu, Güneydoğu’dan başlayarak ihmal edilmiş köy okullarına ulaşmış.

Kendi maddi imkânlarını kullanarak gezdiği yerlerde pek çok hayata dokunmuş.

Tuvaleti, suyu olmayan köy okullarına imece usulü çözüm üretmiş.

Çocukların küçük hayallerini sadece akılcı yaklaşımları ile gerçekleştirmiş.

İletişimin olanaklarıyla, diğer okulları, evlerindeki TV’lerden izleyen öğrenciler, kendilerini unutulmuş sanırken onlara umut olmuş.

Bu girişimi sosyal medyada duyulunca kayıtsız kalmayan ünlü isimler Mehmet Yapar’a destek olmak istemişler.

Daha da önemlisi aynı duyarlılıkta, yurdun her köşesinden, yurt dışından sosyal medya aracılığıyla kendisine ulaşan insanlar bu projeye katkıyı vermişler.

Mehmet Yapar’ın hikâyesinde iki önemli nokta olduğunu düşünüyorum.

Birincisi ihmal edilmiş yörelerimizin gerçeği apaçık ortadayken, boğazın üstünde köprü yapma yarışında milyar dolarlar harcıyoruz.

Geçiş garantisi ile Deli Dumrul misali, okullarında su, elektrik, tuvalet olmayan çocukların Şanlıurfa’da, Gaziantep’te, Çanakkale’de yaşayan aileleri, geçmeyen araçların yerine bu vergileri ödüyor.

Yanlış Ortadoğu politikalarıyla askeri harcamalarımızın bir aylık bölümü bile bu yaramızı tümden sarabilecekken, bu yavrularımızı ihmal etmeye devam ediyoruz.

1945 yıllarında “Çiftçiyi topraklandırma” kanununa muhalefet eden Menderes ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılarak Demokrat Partiyi kurmuşlardı.

Zihniyet insanların uyanış ve kalkınmasını istemeyen yanı ile bugünkünden farksızdı.

Aradan 70 yıl geçse de bu sorunlar görmezden gelinmesine rağmen, Mehmet Yapar ve onun gibiler yurttaşlık bilinciyle toplumun vicdanı olmaya devam ediyorlar.

İkinci nokta ise bugünün ihmal edilmiş çocuklarının, yarınlarda suç ve terör örgütlerinin eline düşecek potansiyel gençler olabileceği ihtimalidir ki asla göz ardı etmemeliyiz.

Kafamızı kuma sokmadan bu gerçeği görmeliyiz.

İnsanımız yardım severdir.

Siz yaptığınız işin toplumun ve özellikle çocuklarımızın geleceği için olduğunu doğru anlatabilirseniz ülkeyi bile yeniden inşa edebilecek güç ve bu gücü harekete geçirebilecek vicdana sahiptirler.

Sizleri koca yürekli Mehmet Yapar’la tanıştırmayı görev olarak gördüğüm için bugünkü yazımı mutlulukla yazdım.

Onu ve yaptıklarını öğrenmek isterseniz sosyal medyadan takip edebilirsiniz.

instagram@kirmizibisikletim Siz de çocuklarımızın hayallerine ortak olmak, mutluluğuna katkı vermek isterseniz ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.

Sevgiyle kalın…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.