banner87

Ülkemizde son 15 yıldır Milli Eğitim müfredatı her yıl değişiklik yapılarak en son Milli Eğitim Bakanlığı, iki yıldır üstünde çalışılıyormuş dediğimiz, yeni milli eğitim müfredat taslağını geçtiğimiz hafta kamuoyuna açıkladılar.


Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Eğitimde sadeleşme yapıyoruz’ dediği ilköğretim ve orta öğretim, müfredatının, sözde kamuoyunun görüşünün alınmasının arkasından tamamlanacağını ve 2017-2018 öğretim yılında 1, 5 ve 9’uncu sınıflarda uygulanmaya başlanacağını belirtti.


Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, çalışma ile “milli eğitim müfredatını” sadeleştirmeyi amaçladığını iddia etmektedirler. Her yıl yeni değişikliklerle müfredatı çok daha karmaşık hale getiren Milli Eğitim Bakanlığı, anlaşılır hale getirilmiş bir müfredat çalışması yapsaydı, toplumun diyeceği bir şey olmazdı. Ama öyle görünmüyor. Çünkü bakanlık sadeleştirme derken, Atatürkçülüğü dahi kuşa çevirerek konuyu daha karmaşık hale getirmeyi amaçladıkları görülmektedir.


Peki bu müfredatı kim hazırladı?


Yeni eğitim müfredatını Eğitim Bir Sen Sendikası Bakanlık Bürokratları hazırlamıştır. Yeni müfredat program taslağının yayınlanmasıyla görülüyor ki, iki yıldır çalışmasını sürdüren MEB bürokratları ve Memur Sen’e bağlı Eğitim Bir Sen ile ortak hazırlamışlar. Nitekim bu taslağı sadece Eğitim Bir Sen beğenmiştir. Oysa, KESK’e bağlı Eğitim Sen ve Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş Başkanları taslağın hazırlanmasında kendilerinin hiç içinde olmadığını söylemektedirler. Eğitim sendikalarının başkanları diyor ki, “Milli Eğitim Müfredatı gibi bir konuda ‘taslağın’ üniversitelerin, eğitim sendikalarının ve konunun uzmanı kişilerin ortak bir çalışmasıyla oluşturulması gerekmez miydi? Bunun yapılmadığı görünüyor maalesef.. Milli Eğitim Bakanlığı bu haklı eleştirilere karşı, “Önümüzdeki dönemde herkes görüşünü söyler, eleştirileri internet üzeride bakanlığa iletirler’ açıkaması yapıyor. İnanılır gibi değil..

 

Bu ahvalde, milli eğitim müfredatı gibi bir konuda, taslağın, en dinci çevrelerin müdahalesiyle daha da geriye götürüleceğini, söylemek için müneccim olmak gerekmez. Mesela, evrim konusu bir önceki müfredata göre 12. sınıfta 6 saat zamanla görülüyordu. Yeni programda “Evrim teorisi” yerine “Canlılar ve çevre” başlıklı bir konu konmuş. Oysa AKP Hükümetleri yıllardan beri dindar nesiller yetiştirmek için adımlar atmaktadır. Altın nesil fiyaskosundan sonra bakalım bu dindar nesil projesinin altından ne çıkacak? Evrim Teorisini tartışabiliriz. Doğruluğunu da yanlışlığını da.. Yok sayılan evrim teorisi tezi değil, bilimsel tartışmalardır. Sadece biyolojide değil tüm doğa ve insan bilimlerinde üretiliş eğilimlerine karşı darbe vurup, bu bilimlerin bilimsel niteliklerini bir üst düzeye taşımalarına dayanak olan düşüncesidir.

 

Bu yüzden de Evrim Teorisi’nin milli eğitim müfredatından çıkarılması demek, gerçek bilimin milli eğitim müfredatından kovulması demektir. Onun içindir ki, bu yeni “milli eğitim müfredatı taslağı”nın karakterini belirleyen Evrim Teorisi’nin müfredattan çıkarıldığını söylersek yanılmış olmayız. Çünkü bu düşünce kendi içinde tutarlı olacak fizikten astronomiye, felsefeden kimyaya tüm bilim alanlarındaki derslerin oluşum kuramlarına göre yeniden kaleme almak zorunda kalacaklardır. Bu yüzdendir ki, “bu yeni müfredatın karakterini belirleyen Evrim Teorisi müfredattan çıkarıldı” diyoruz. Müfredat için diğer önemli yenilik ise, Atatürkçülüğün tırpanlanıp yakın tarihin, darbeler ve cuntaların da tarih kitaplarında okutulacak olmasına, özellikle de “15 Temmuz darbe girişimi”nin müfredata gireceğine dair açıklamalardır.

 

Kuşkusuz Atatürkçülüğün belirli ders kitapları arasında bölüştürülmesi ve anlatımının Atatürk’ün sadece çocukluğu ve yaşantısı bilgileriyle sınırlayacak şekilde geri çekilmesinde en önemli etken, AKP Hükümetlerinin epey bir zamandan beri örtülü Erdoğanizm oluşturmak üzere giriştikleri çabalardır. Hepimizin nefretini kazanan FETÖ 15 Temmuz darbe girişimi bu maksatla kullanılamaz. Hele hele 15 Temmuz, Kurtuluş savaşı karşılaştırması
asla yapılamaz. “2023 hedef”i yapılmasının sebepleri, Kutul Amare’nin, cihatçılığın müfredata alınıp öğretileceğinin söylenmesinin temelinde, "Erdoğanizm’in, bir Atatür'çülük öğretisi gibi öğretilmesi amacı” bulunmaktadır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.