İnsan hakları savunucusu ve barış yanlısı Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi katledildi. Sebebi bir tarafa, failleri de mutlaka bulunmalı. Devlet, devletliğini göstermelidir. Bu olayın takipçisi olacağız. Faili meçhullere karıştırmayacağız. Bu arada Dilek Doğan cinayetini de izliyoruz. Dilek’i katleden polisi de sözde onu koruyanları da. Tahir Elçi ve Dilek Doğan cinayetlerini her yönüyle ortaya koyacağız.
İsterseniz,  Türkiye'de ismi yaygın olarak kitleler tarafından ilk defa CNNTÜRK ‘te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge adlı programında yaptığı konuşmadan dolayı hakkında dava açılmasıyla duyulan Tahir Elçi'yi biraz yakından tanıyarak işe başlayalım.
Ben şahsen kendisiyle tanışmam. Bu yüzden kısa sürede edindiğim bilgileri paylaşacağım.
Bir dostum anlattı: Elçi yakın bir zamanda, PKK militanları tarafından sokaklarda açılan hendekler ile ilgili demiş ki; “Korkarım bu hendekler hepimize mezar olacak...”
Ve korktuğu başına geldi.
Üstelik geride 'hepimize mezar olacak' sözüyle Türkiye'yi endişelere boğarak…
Umarım son olur.
Eşi Türkan Elçi'nin hastane önünde PKK aleyhine slogan atması bir 'ihtilafı' göstermiyor mu?
Ama hangi PKK?
Kandil boşaldı. Hepsi sokaklarda. Bir grubun dediğini, diğer grup kabul etmiyor. Diyarbakır ve Şırnak'ta yaşıyorsanız sokağa inen PKK militanlarının kendi aralarında sık sık 'o eylem iptal oldu, ya da emir değişti' sözlerini duyabilirsiniz.
Rusya da uzun süredir PKK kartına oynuyor. Kendi PKK'sına.
Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş 'yerinden yönetim' diye  sokakları kazan, kana bulayan harekete karşı.
Selahattin Demirtaş, Aralık ayındaki kongrede aday bile olmayabilir. Arayış sürüyor. Hatta Hatip Dicle'nin ismi bir ara sıkça dile getirildi. Sonra unutuldu.
Yine aynı dostum anlattı: Mesut Barzani de rahatsız.
Tek umudu Türkiye… Daha çok Tayyip Erdoğan.
Barzani de Türkiye gibi PYD ile masaya oturmaya zorlanıyor.
Görünen o ki Suriye krizi farklı boyutlarda daha da tırmanacak.
Bu arada Cemaat operasyonları yaygınlaştıkça, AKP içindeki huzursuzluk da artmaya başladı. Kolay değil, 13 yıllık hayati ortaklık sona eriyor.
'Şuna bulaşmış, buna bulaşmış' diye cadı avı başlarsa AKP içinde hatta önde yer alan çok sayıda insan kendisini Erdoğan'a anlatmaya çalışacak. Çok gayret sarf edecek. Savunmaya geçecek. Başladılar da. 
Cemaatçi-Milli Görüşçü ayrımı hukuk koridorlarında yerini ülkücü-solcu-milli görüşçü ayrımına bırakıyor.
Çok tehlikeli bir durum…
Bu da Cemaat operasyonunu yeni bir Ergenekon ‘pardon’una bırakabilir.
Bırakacak diye iddialı değilim. Ama bir 'hoşgörü ortamı' oluşturulabilir. Bu da yeni itirafçılar demektir.
Olur mu?
Burası Türkiye…
2016 yılı Türkiye'de çok şeylere gebe.
Kafamız çok karışık. Hepimizin.
Cevaplanamayan sorular var.
Kimse duruşundan emin değil.
Herkes her an saf değiştirebilir.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.