Başkalarına dürüstlük dersi verenler, deve kuşu gibi kendi yaptıklarını kimse görmüyor diye düşünüyorlar. Oysa söylenen hiçbir söz, yapılan herhangi bir yanlış toplumun belleğinden hiçbir zaman silinmez.

Silinmemeli de… Kendisini zeki ve dünyanın muktediri görenler, karşısındakini yok sayanlar unutmasınlar ki, bir gün gerçeklerin sillesiyle kendilerinden geçerler.

Bugün MHP Kongresi konuşuluyor. Yerel mahkeme, Yargıtay, ya da Anayasa Mahkemesi’nin nasıl bir karar vereceği ‘toto oynar gibi’ değerlendiriliyor.

Bahçeli kalırsa ne olur?
Meral Akşener seçilirse ne olur?
MHP’de bir bölünme olur mu?
Kaybeden taraf kopar mı?
Ya da tasfiye olur mu? Bunlar konuşuluyor.

Bana göre, bugünkü siyasi konjonktürde genel başkan kim seçilirse seçilsin, MHP’nin işi çok zor. “Kim kazanıyor?” derseniz, AKP kazanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan kazanıyor.

HDP’nin, 7 Haziran’da estirdiği rüzgâr sönmüş gibi gözüküyor. Selahattin Demirtaş ne yaparsa yapsın, PKK’nın doğrudan etkisi HDP’ye oy kazandırmıyor. Aksine hendek ve çukur olayı Demirtaş’ın bütün çabalarına rağmen HDP’yi baraj altına götürüyor.

‘Kim kaybediyor, kim kazanıyor?’un hesabı yapıldığında AKP kazanıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan kazanıyor. Yani bugün bir seçim olsa, her iki partinin de işi çok zor.

Bu iki partinin kaybettiği oy nereye gidiyor derseniz,  aslan payını AKP alıyor. Peki, CHP ne yapıyor derseniz? Doğrusu, rutinin dışında kitleleri hareketlendirecek, iki partinin kaybettiği oyu alabilmek için herhangi bir atraksiyonu da göremiyorum. CHP, genel başkanının salı günleri TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmaları bir hafta bekleyip, onun üzerinde siyaset yapan bir kadro ile yönetiliyor.

CHP bir kadro hareketine dönüşmediği sürece, kartvizitlerinde ‘danışman’ ya da ‘yardımcı’ sıfatı olan çoğu da CHP ile alakasız, yöneticilerle iktidara gelemez. Bunu kişisel bir takım ihtilaflardan dolayı söylemiyorum. Sağduyulu insanlarla yaptığım görüşmelerden, elde ettiğim bilgilerle söylüyorum. İnsanların CHP’ye oy vermesi için bir takım çok haklı nedenleri olması lazım. CHP’nin bu nedenleri gerekçeleri ile ortaya koyması lazım. Hele, kendisini partinin üstünde gören şımarık ve patron edasındaki belediye başkanlarından bir an önce kurtulması lazım. Genel Merkez’in, bu patron belediye başkanlarına teslim olmaması lazım.

Odunu koysa seçilecek yerlerdeki bazı belediye başkanları kerameti kendisinde görüyor. Etrafımız oturdukları apartmanda yönetici bile seçilemeyecek belediye başkanları ile dolu. Eskiden insanlar, topraktan ve taştan çok güzel putlar yapıyormuş, sonra da bunlara tapıyormuş. Benzeri bir durum bu.

Bu berbat durumdan yolsuzluk ve hırsızlıkları yok sayarak, kurtulmamız mümkün değil. Türkiye 14 yıl boyunca AKP iktidarına teslim olmuş, devletin bütün kurumları siyasal ve ideolojik kadrolaşmayla işlevini kaybetmiş, her geçen gün daha da kötüye giden bir tabloda devam edemez.

Bu ülkeyi kötü yönetenlere kızdığı kadar, alternatif üretemeyenlere de vatandaşın daha çok kızgın olduğunu duyururuz. Kendinize geliniz. Eş, dost, ahbap, karanlık ilişkilerle parti yönetilemez.



Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.