Kuzey Irak Kürtleri 25 Eylül’de bağımsızlık ilanı için referanduma gidiyor. Kuzey Irak lideri Mesut Barzani bağımsızlık konusunda ısrarlı görünüyor. İyi hoş da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisine verdiği diplomatik pasaportla dünyayı dolaşan Barzani Türkiye’nin şiddetle karşı çıktığı bağımsız Kürdistan’ın kurulmasında nasıl bu kadar ısrarlı olabilir? Daha da öte İran, Suriye ve merkezi Irak devletinin hiç bir şekilde onay vermeyeceği, sadece Türkiye üzerinden sıcak denizlerle bağlantılı olacak bir Kürdistan’ın varlığı nasıl sürdürülebilir olacak?

Bu konuda pek çok soru işareti var. Bu sorulara belki kısmen yanıt veren bir makaleyi Amerikan düşünce kuruluşu American Enterprise Institute’un Ortadoğu ve Türkiye uzmanı Michael Rubin kaleme aldı.  “Bağımsız Kürdistan’ın Hiç bir Başarı Şansı Olmaz” baş- lıklı makale bir süre önce Barzani’nin Washington Post gazetesi için kaleme aldığı yazıya atıfta bulunuyor:

“Irak Kürdistan’ının kendi kaderini tayin hakkını kullanması hiç kimseye yönelik bir tehdit değil. Aksine bu, kargaşa içindeki bölgeyi daha istikrarlı hale getirebilir. Aradan geçen yüzyılda Kürtlerin Irak’a zorla bağlanmaları çalışmaları ne Iraklılar’a ne de biz Kürtler’e yaradı. ABD ve uluslararası toplumun Kürdistan halkının demokratik kararına saygı göstermelerini bekliyoruz. Uzun vadede gerek Irak gerek Kürdistan rahata kavuşacaktır.”

Rubin bunun ardından kendi görüşlerini ve tahlillerini şöyle sıralıyor:

“Kürtler’in bağımsız olma hakları var mı? Var. Ancak acaba Barzani’nin Kürtler’in ba- ğımsızlıklarını kazanmasıyla bölgenin daha istikrarlı olacağı tezi doğru mu? Kesinlikle hayır. Zaten  temsil ettiğini iddia ettiği Kürtler’in değil, kendi şahsi meselesi için bu tezi savunuyor.

“Kimi Kürt yetkililer bağımsızlığın gayet kolay ve iyi bir seçenek olacağını Çekler ve Slovaklar’ın Çekoslovakya’dan bölünmesini örnek göstererek haklı çıkarmaya çalışıyor.

“Öte yandan askeri ve gerilla çatışmalarıyla çalkalanan kimi ülkelerden örnek verirsek durum daha iyi anlaşılır. Örneğin Sudan ve Güney Sudan, Etiyopya ve Eritre, Sırbistan ve Kosova, Endonezya ve Doğu Timor. Bunların hiç birinde ayrılıkçı tarafın bağımsızlık ilanı, her türlü somut kriter ışığında başarıya ulaşamadı.”

Rubin bağımsız Kürdistan’ın neden başarıya ulaşamayacağını da madde madde şöyle sıralıyor:

Türkiye, Irak ve Suriye’nin taraf olduğu Fırat ve Dicle nehirleri sularının paylaşımı anlaşmaları yetmiş yıllık. Belki daha da eski. Bu anlaşmaların yeniden ele alınıp yazılması gerekecek.

Vatandaşlık konusunda Bağdat’ta ya da Irak’ın başka bölgelerinde  yaşayan Kürtler’in Kürdistan vatandaşlığı olacak mı? Kürdistan’da oturan Araplar’a Irak vatandaşlığı izni verilecek mi? Çifte vatandaşlık olacak mı? Referandum etnik temizliğe yol mu açacak? Irak hükumetindeki Kürt yetkililer istifa etmeye zorlanacak mı?

Sınır konusu çok önemli. Barzani bağımsızlığın sadece Irak Kürdistan’ında geçerli olacağını söylüyor. Ancak hala Bağdat’la anlaşmazlığın sürdüğü bir bölgede referandum yapılmasını istiyor. Ek Cumhuriyeti ve Slovakya’da vatandaşlar ve devletler sınırlar konusunda hemen anlaşmaya varmıştı. Barzani’nin tezi Irak’la Kürdistan’ı ortak yapacak yerde birbirine hasım haline getirmesin?

Ekonomik konu var. Irak Kürdistanı çok zengin petrol yataklarına sahip olduğuna inanıyor. Ancak yolsuzluk ve adam kayırmacanın alıp başını gittiği bölgeden büyük petrol şirketleri alacaklarına bakmadan kaçıyor. Irak Kürdistanı kendi devlet memurlarına maaş ödeyemez durumda. Hatta iç-dış borcunun 20 milyar doların üstünde olduğu biliniyor.

Bir de ordu meselesi var. Irak Kürdistan’ındaki ordudan çok milis kuvveti. Bunun silah- şorları ya da Peşmerge de bir bakanlığa değil kaba kuvvet tacirlerine bağlılıklarını ilan etmiş durumda. Ordusuz bir devlet ne yapacak?”

Rubin, Türkiye’nin bağımsızlığa fazla itiraz etmeyeceğini ancak İran’ın Kürdistan’ın ya- şama şansının olmaması için elinden geleni yapacağını şu sözlerle ifade ediyor:

“İran Hükümeti’nin Barzani ve oğullarını sonsuza kadar emekliye sevk etme planları yaptığı ortaya çıkarsa hiç şaşırmayın. Kürdistan Orta Doğu’da devletlerin gölge oyunu oynadıkları bir savaşın sahnesi olabilir.”

İşte böyle... Bakalım Rubin’in Kürdistan’la ilgili kehanetleri tutacak mı?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SELCUK 2017-08-30 03:39:15

LEYLA TAVSANOGLU HANIM,,
GAZETECILER VE YAZARLAR OLARAK SIZDEN BUTUN MUHALEFET PARTILERINE VE AKSENER HANIMDA DAHIL ŞU SORUYU SORMANIZI ISTIYORUM : GELECEK OLAN 2019 SECIMLERINDE OYLARIN ÇALINMASI, HILELI OY KULLANILMASI VE TÜRLÜ SECIM TUZAKLARINA KARSI NE PLANLARI VAR ? HER TÜRLÜ IHTIMALI DUSUNECEKLERMI ? BUTUN MUHALEFET PARTILERI OLARAK BIR ARAYA GELEREK SECIME HILE KARISTIRILMASINA KARSI , DIGER PARTILER ILE BIR ÇALISTAY YADA KURULTAY YAPACAKLARMI, ? YOKSA GENE BIZ BUNUDA DUSUNEMEDIK DIYE GENE ALDANACAKLARMI ? LUTFEN BUNU SORUNUZ TUM PARTILERE..