banner87
Türkiye çok ağır sorunlarla karşı karşıya… Bu doğru. Ancak, Türkiye aynı zamanda çok önemli fırsatlarla da karşı karşıya.  Sorunlarımız olduğu doğru. 1980 öncesi sol-sağ  kavgası vardı. Gençliğimiz bu mücadele içinde geçti. Birbirini yolda görse selam vermekten çekinen insanlar adına, “ideoloji” dedikleri inanç silsilesinde birbirlerine, sırlarını hatta hayatlarını emanet etti. Aradan zaman geçti. O dönemde iyisi ya da kötüsüyle geçmişte kaldı. 

Acı-tatlı, doğru-yanlışlarıyla.  Ama içimizi doldurarak, geçmişimizden onur duyarak. O dönemin kahramanları tek bir şeyi arıyordu. Doğruyu.  Bu yüzden de yanlıştan dönmeyi kendileri adına küçüklük olarak görmediler. Yanlıştan dönme erdemini gösterdiler. Yaşadığımız zamanın kavgası da bölücülük, dincilik, en önemlisi özellikle  gençlerin kendi kendisine yabancılaşmasıdır. 

Kolaylıkla yönetilecek hale getirilmiş duygularımız yerine, aklımızla düşünerek; yapmamız gerekliyken duygularımızla hareket ettirildik. Bu da kolay yönetilen topluluklar olduğumuzun bir örneğidir.  Türkiye’nin 1980 askeri darbesi birlikte özellikle AKP döneminde toplumun en hassas karnı olan dincilik yaygınlaştırıldı.

Bu yapı varken CHP gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürüyen laik ve sosyal demokrat, parti iktidar olamaz, kanaatine varılıyor. Bu anlayış tam anlamıyla teslimiyetçi yanlış yakışıksız ve CHP’ ye inançsızlık anlamına gelen bir yaklaşımdır. CHP’nin iktidar hedefi  taşıması konusunu 1980 sonrasında  muhafazakarlaşmasıyla açıklamaya çalışanlardan bir bölümü, CHP’yi AKP’ye benzerleştirme çabası içindedirler. Sağ kesimden ve tanınmış muhafazakarlardan devşirme politikacıları alıp, parti listelerinde yer vererek oylarımızı arttırabileceğimizi ve iktidar olabileceğimizi sandılar.

Bir bölümü de gerçek kimliğimizin sembolleri olan Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, laik, devrimci, çağdaşlık, sol gibi öz değerlerimizi öne çıkarmamayı, hatta bu öz değerlerimize saygısızlık yapmayı marifet saydılar. Bu düşüncede olanlar asla CHP iktidarını düşünmezler. Sözlerimin başlarında ülkemin kurtuluşu Kemalizm’de diye başlamıştım. CHP içinde Atatürk’e ve İnönü’ye karşı olan bunca yönetici konumunda bulunanlar varken toplumu nasıl ikna edeceksiniz? CHP’yi yönetenler hiç düşündünüz m? Ülkemin kurtuluşu elbette Kemalizm’de. Dün emperyalistler ne yaptıysa bugün de farklı bir boyutuyla bölgemizde kirli oyunlarını oynuyorlar.

Bu sebeple tekrar ediyorum. Tek kurtuluş Kemalizm’dedir. Türkiye’nin kurtuluş reçetesi CHP’dedir. Ancak, CHP öz eleştiri yapmalıdır. Bu kaçınılmazdır. Öncelikle belediyeler politikasını bırakmalı. AKP’nin rant ekonomisine heveslenen kadrolarla, bu uğurda kirlenenlerle yollarını ayırmalıdır. CHP’yi zaman zaman zaman acımasızca eleştirme sebebim şudur. Kavgam kişisel değildir. Ortada seçim yok. Yarış da yok. Bu süreç hazırlık sürecidir.

CHP’yi iktidar, Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Başbakan olarak görmek istiyorum. Bu gazete sütunlarında eleştirerek mi olur? Bu aksaklıkları düzeltmek kimin işi? Haksızlıkları, usulsüzlükleri, hırsızlıkları yapanların hiç mi suçu yok? Soru aslında basit. Yüzde 25 size yetiyor mu? Bize yetmiyor! Peki, nasıl olacak? Kısaca bir sıcak olayla hatırlatayım.

Turktime.com’dan Talat Atilla ortaya çıkardı. CHP Afyon İl Örgütü’ne, partinin ikinci adamı olan Örgüt Başkanı Tekin Bingöl tarafından kayyım atanıyor. Kayyım, rakamı önemli değil ama Afyon ölçeğinde de az değil hani; sahte fatura tespit etmiş. Bir yıldır CHP Genel Merkez yöneticilerinden karar bekliyor. Büyük Kurultay öncesi Doğu ve Güneydoğu’da hendek kavgalarına rağmen, sokağa çıkma yasağını delerek kongre yapma başarısı gösteren örgütçü Tekin Bingöl, sorumluluğu isim vermeden başkasına atıyor. Hem de sağlık sorunları ile boğuşan MYK’dan arkadaşı Haluk Koç’a... Oldu mu şimdi? Yazana kızıyorsunuz da, yapan niye hep yerinde oturuyor? Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve göz bebeği danışmanları… Bükme kadayıf ve sucuğa 15 bin TL gider yazan kafaya ve bu kafayı el üstünde tutan beceriksizlere ne zaman dur diyeceksiniz?



Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.