İçişleri Bakanı Efkan Ala, 3 Ağustos günü itibarıyla FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili sürdürülen soruşturma kapsamında; gözaltına alınan kişi sayısını; 25 bin 917, tutuklu sayısını;  13 bin 419, pasaportu iptal edilen kişi sayısını ise 74 bin 562 olarak açıkladı. Son olarak bir sayı verilmemiş olmasına rağmen kamu çalışanlarından meslekten el çektirilenlerin sayısı ise 70 bini aşmış durumdadır.
      Bu tür durumlarda en korktuğumuz şey; acaba bu kargaşa içerisinde gerçek suçluların yanında suçu günahı olmayan insanlarında sebepsiz yere gözaltına alınması veya çok ta sağlıklı bir sorgulama ve inceleme yapılmadığı için sebepsiz yere tutuklanarak mağdur edilmesidir.
      Bu tür ortamlar ''ihbarcılığı'' yaşam biçimi olarak seçmiş insanlar için bulunmaz bir fırsattır. Kendisinin hoşuna gitmeyen komşusunu, mesai arkadaşını ve evvelden beri husumeti olan kişileri ihbar ederek onların mağdur edilmesini kaçırılmayacak bir fırsat olarak değerlendirirler. Hatta kendisi suçlu olmasına rağmen başkalarını ihbar ederek kendisinin masumiyetini kanıtlamaya çalışırlar.
       Darbe girişimi esnasında daha Cumhurbaşkanı veya Başbakanın  açıklamasından önce sokaklara dökülen AKP yandaşlarının büyük bir bölümü bu girişimin TSK içerisindeki Atatürkçü ve Cumhuriyetçi AKP karşıtlarının bir kalkışması olduğunu zannederek AKP'yi desteklemek amacıyla sokaklara dökülmüştür.
       Bu konuda en net tavır sergileyen ise  yine CHP'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu olmuştur. Uçakta iken gelişen bu olaylardan haberdar olmamasına rağmen, olayın FETÖ çetesi tarafından yapıldığını dahi öğrenmeden, uçaktan iner inmez gazetecilerin sorusu üzerine '' kimden gelirse gelsin, kim yaparsa yapsın bu tür darbelere karşı olduğunu,  Demokrasi karşıtı bu tür eylemleri  kesinlikle tasvip etmediğini '' söyleyerek,  darbecilere karşı kararlı ve dik bir duruş sergilemiştir.
      Darbe girişiminin bu şekilde savuşturulmuş olmasında, TSK'nın komuta kademesinin hiçbir müdahalesi olmamıştır.  TSK içerisinde ki  FETÖ çetesinin dışında kalan yurtsever ve aklı başındaki askeri personelle birlikte en büyük kahramanlığı, sokaklara dökülen ve her siyasi görüşten insanların oluşturduğu milyonlarca halk yığınları bu darbe girişimini engelleyebilmiştir.
      Darbe girişiminde sonra doğal olarak bu çetenin yandaşlarıyla ilgili operasyon başlatıldı. Nasıl olduysa bilinmiyor ama daha ilk günden on binlerce insan gözaltına alındı, sorgulandı ve tutuklandı. Bu gözaltına alınanların veya meslekten çıkarılanların tamamının o gece tespit edilmesi mümkün olmayacağına göre, büyük bir ihtimalle devletin elinde var olan listelere bakılarak bir tasfiye hareketi başlatıldı.
      Tanık olduğumuz ve tanıdığımız bazı kişilerle ilgili olarak gözaltı ve tutuklama kararları, doğrusu bu işlerde bir takım yanlışlıkların yapıldığı kanaatine varmamıza neden olmuştur. Örneğin;
- Kendisini yakinen tanıdığım, Edremit 19'uncu Motorlu Piyade Tugay Komutanı; Tuğgeneral Nihayet Ünlü… Kendisi Atatürkçü, Kemalist, Cumhuriyetçi  ve her zaman Demokrasiyi savunan yurtsever bir askerdir.  O gece Ege Ordu Komutanlığının Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen kendisini askeri hattan arıyor ve Bergama'da ki 27 tank ve 10'dan fazla zırhlı aracı İzmir'e göndermesini emrediyor. Ünlü ise kendisine böyle bir emrin gelmediğini söyleyerek bu tankları gönderemeyeceğini söylüyor. Kurmay Başkanı çok baskı yapınca Tuğgeneral Ünlü, Hakbilen'e hakaret ederek telefonu yüzüne kapatıyor ama Hakbilen ile birlikte Ünlü de tutuklanıyor.
- Yine yakinen tanıdığım ve Kemalist bir düşüncenin dışındaki tüm görüşleri şiddetle reddeden, çete ile uzaktan yakından bir ilişkisinin olmadığına içtenlikle inandığım, Kuleli Askeri Lisesi’nde inşaat teknikeri olarak görev yapan Assb. Üst Çavuş Aykut Satmaz o gece mahiyetindeki tüm askerlerin kışla dışına çıkmasını engellemesine rağmen meslekten atılıyor, sorgulanıyor ve tutuklanıyor.
-  Aynen yine yakinen tanıdığım, Cumhuriyetçilik konusundaki görüşlerine her zaman değer verdiğim, Adana'nın Ceyhan Cumhuriyet savcısı Kahramanmaraşlı Abuzer Uzun ile Ceyhan Asliye Ceza hakimi eşi Erzincanlı Elif Aydın Uzun'da  bu sebeple meslekten çıkarılıyorlar, sorgulanıyorlar ve tutuklanıyorlar.
- Yakın arkadaşım, can dostum, CHP için canını ve tüm varlığını ortaya koyabilecek, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, Atatürk'ün Nutkunu her fırsatta ezbere okuyan ve okumayanlara da sitem eden sevgili Şakir Uguz da Erzincan Şeker Fabrikasındaki görevinden, bu sebeple atılıyor ve ne olacağı konusunda da kendisine  herhangi  bir bilgi verilmiyor. Şakir Uguz'u en çok rahatsız eden konu ise  bu sebepten dolayı işten çıkarılmış olmak. “Eğer Şeker şirketi benden kurtulmak istiyor idi ise  başka bir gerekçe bulmalıydı. Mesela beni CHP'li olduğum için işten çıkarsalar idi bu benim için onur olur idi ama FETÖ'cü diye işten çıkarılmam benim onuruma dokunmaktadır. Ben bu ayıpla insan içine çıkamıyorum ve kimsenin yüzüne bakamıyorum” diyerek yaşadığı travmayı ifade ediyor.
       Umarım bu yanlışlıklar en kısa zamanda düzeltilir.
       Umarım kim ne yaptıysa yaptığının karşılığını bulur.
       Umarım her zaman söylendiği gibi kurunun yanında yaş olanları da yakmamış oluruz.


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.