banner87
Daha önce de işaret ettim. Gündemi Cumhurbaşkanı Erdoğan belirliyor.

AKP kurmayları devam ettiriyor. Medyasında tartıştırıyor. Sonra da kapalı devre kamuoyu yoklamalarıyla bakıyor ki, kendi lehlerine değil, hemen o gündemi geri çekip unutturuyor.

On gün önce başlattığı dokunulmazlık tartışması gibi.

Önce tartışmayı açtı, CHP her konuda olduğu gibi bu konuda da tuzağa düştü.

Genel Başkanın yaptığı açıklamaya karşılık, parti içinde önüne gelen aksi yönde görüş açıkladı.

Genel başkan en sonunda kapalı grupta milletvekillerini azarlayarak, ‘stratejimizi bozdunuz’ dedi.

Ama stratejisi neydi bilmiyoruz.Kendi grubuna da stratejisini açıklayamadığı gibi, motivasyon eksikliği burada da vardı.Yoksa strateji değil de, bir anda aklına geldiği için mi söyledi, onu da bilmiyoruz.

Ama kendi kurmayları ve grubuyla paylaşmadığı kesin.

Bunu partiye yararı oldu mu? Sanmıyorum.

Asıl çatlama AKP’nin TBMM  grubundaydı.

Her zamanki gibi dışarı pek yansımadı ama AKP’nin TBMM Grubu hala fokur fokur…

AKP baktı ki dokunulmazlıklar konusu aleyhlerine olacak, hemen rafa kaldırdılar.

Ardından vakit kaybetmeden laiklik tartışmasını açtılar. CHP şimdi bu konuda, süreci nasıl götürecek bilmiyoruz? 

Dokunulmazlık konusundaki gibi önüne gelen bir açıklama yapmazsa, CHP’nin programındaki laiklik kavramı yeter. Şovmenler sussun yeter.

Bir müddet sonra AKP, Türkiye’de bir laiklik tartışmasının kendilerine bir şey kazandırmadığını, hatta kaybettirdiğini de göreceklerdir.

Çünkü Türkiye, 90 yıl önce laiklik gibi dünyanın gelişmiş ülkelerinin kabul ettiği bir sistemi yaşamıştır. İslam ülkeleri  içerisinde laikliği tek uygulayan ülkedir. Ve İslam’ın en özgürce yaşandığı ülkedir. 

Bütün Ortadoğu ülkelerini görmüş, yaşamış bir kişi olarak söylüyorum.

Eğer Türkiye, dünya ile entegre olmuşsa bunu laikliğe borçludur.

Kanaatime göre Türkiye’de 80 milyonun içerisinde ‘ben laik bir ülkede değil de, şeriatın olduğu bir ülkede yaşamak istiyorum’ diyen insan sayısı yüzde onu asla geçemez.

Yüzde 90’ın istediği bir uygulamayı da, AKP değil hiç kimse yapamaz.

Yolsuzluğun, hırsızlığın, namussuzluğun çok sık yaşandığı ülkemizde isteyen diyebilir ki, ‘bana şeriat hükümlerini uygulayın…’

Tamam. Ama hırsızlık yapanın eli kesilecek o zaman.

Zina yapanın da .… (!)

İsterseniz bunu anayasaya koyalım.

Laikliğin özgür anlayışıyla bir şeriatçı gibi yaşayabiliyorsunuz.

O zaman şeriat uygulamalarına da razı olacaksınız.

Bakalım kaç kişi kabul edecek? Görelim bakalım.

Hodri meydan.

İşte Anayasa değişikliğinin bir maddesi…

Var mısınız?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.