Ünlü dansöz: Bakireler kadar uzağım seksten

Eğer bu memlekette ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadın olarak yalnızsan açık vermeyeceksin. Yoksa en küçük bir şeyde ipini çekerler! Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi dansçılarından biri olduğunu düşündüğüm Didem Kınalı'ya Shakira ve Beyonce’dan teklif geldi. Engellendi!

Ünlü dansöz: Bakireler kadar uzağım seksten

Eğer bu memlekette ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadın olarak yalnızsan açık vermeyeceksin. Yoksa en küçük bir şeyde ipini çekerler! Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi dansçılarından biri olduğunu düşündüğüm Didem Kınalı'ya Shakira ve Beyonce’dan teklif geldi. Engellendi!

25 Şubat 2018 Pazar 14:47
Ünlü dansöz: Bakireler kadar uzağım seksten

Çocuklara bayram armağan eden ilk ve tek ülke olan Türkiye’nin çocuk hakları karnesi pek parlak değil. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre nüfusun yüzde 29,4'ünü çocukların oluşturduğu Türkiye'de her üç çocuktan biri yoksul; 40 bin “çocuğa tâciz davası” açıldı; 900 bin çocuk işçi var; 31 bin 337 kız çocuğu evlendirildi. Kadınların mağduriyeti henüz çocuk yaşlarda başlıyor ülkemizde. Hem kadına hem çocuklara yönelik şiddet, istismar, baskı, tecavüz vakaları artarak sürüyor. Bu büyük probleme yönelik mücadelenin en önemli sac ayaklarından biri şüphesiz ki medya. Sözcü olarak kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismara karşı farkındalık yaratmak adına iç acıtan olaylar ve başından kötü deneyimler geçmiş figürlerin dramatik hikayelerini okurlarımızla paylaşacağız ve yaşamlarından kesitler sunacağız.Böylesi bir dönemde, çocuğa ve kadına yönelik istismarla mücadelede, sesimizi daha yüksek sesle duyurabilmek için; çocukluğunu hiç yaşayamamış, çocuk istismarının her türlüsüne maruz kalmış, çok yakından tanıdığımız bir isimle Didem Kınalı'yla söyleşi yaptım.Hepimizin hayatına henüz 17 yaşındayken çıktığı İbo Show programında ettiği oryantal dans ile giren Didem'in hikayesi olağan üstü sarsıcıydı… Onun küçük yaşta pavyonlarda çalışmak zorunda kalmasına, çaresizliğine ağladım

Göbek atmak hayata isyan mı?

Çok güzel bir soru. Hayat o kadar acımasız ve bir o kadar da zor şartlarda devam ediyor ki… Evet, aslında öyle sayılabilir. Ben şiddetli maddi yoksulluk çeken hanelerden birinde dünyaya geldim. Aileme gelir sağlamak amacıyla doğduğum günden beri çalıştım. Sokaklarda mendil, su falan sattım. İlkokula giderken, sınıf arkadaşlarım tarafından ten rengimden dolayı dışlandım. 4. sınıfta maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakmak zorunda kaldım. Hakaret edenler, tehdit edenler oldu, işsiz bırakıldım vs.Çocukluğumdan bu yana devam eden mücadelemden hangi birini anlatayım… Dans etmek, bu hayata karşı benim içimden kopup gelen bir şey.

Ne zamandır oryantal dansın içindesin?

Ben dans etmeye çok küçük yaşta 11 yaşımda başladım. Hem de çok acı bir şekilde pavyonlarda… İlkokul dörde giderken maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakmak ve daha fazla para kazanmak zorundaydım. Çok iyi dans ediyordum. ”Dans et” dediler. Ben de ettim.

Yasak değil miydi?

Yasaktı. Sözde! Baskınlar sırasında; ben yalandan saklanırken, onlar da bildikleri halde görmezden geliyordu. Bu iş İbrahim (Tatlıses) Bey beni keşfedene kadar böyle sürdü. O keşfedip sahneye çıkarttığında da yine reşit değildim, 17 yaşımdaydım.Çocukların genelde doktor olmak, avukat olmak gibi hayalleri vardır. Senin hayalinde olan meslek neydi?Okula devam edebilseydim ritmik jimnastik yapıp Türkiye'yi temsil eden bir sporcu olmak isterdim. Ama tabii ki bu hayalim de gerçekleşmedi.

'KAMU GÖREVLİLERİNİN ÇOCUK İŞÇİLİĞİ KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLMESİ GEREK!'

Yaşadıklarından aileni sorumlu tutuyor musun?Hangi ailede, hangi ekonomik şartlarda dünyaya geleceğimize biz karar veremiyoruz. Seçme şansımız yok! Farklı kültürlerde, sosyo ekonomik durumu farklı ailelerde doğuyoruz, bunlar asla bizim elimizde değil. Kabul etmek ve katlanmaktan, hayat mücadelemizi sürdürmekten başka elimizden bir şey gelmeyen olaylar var bu hayatta… Mücadele etmek zorundayız.Ben bu hayatı yaşadığım için ailemi hiç suçlayamam. Çünkü annem de ailesinden öyle görmüş, öyle yetişmiş, öyle büyümüş…Sen de görüyorsun zaten anne baban parasız. Kira ödeyecek durumda bile değilsiniz. Anneannede kalıyoruz. Zor durumdayız. Ne yapacaksın? Mecbur elinden gelen bir şey varsa ardına koymayacaksın! Sokakta kalmamak için, yemek yiyebilmek için, ailene bakabilmek için…Ben de öyle yaptım! Daha ilk okula giderken, okulu bırakmak zorunda kaldım. Okula gitmeyip haftada 40 saatten fazla çalıştım. Hem de en zor şartlarda!! Düğünlerde, pavyonlarda dans ettim. Dans etmek zorunda kaldım! Eğitim, sağlık, ekonomik, uygun standartta yaşama ve oyun oynama haklarım ihlal edildi.Fakat ailemi bir gün bile suçlamadım! İmkanları daha başka olmuş olsaydı, onlar da beni iyi şartlarda yetiştirirlerdi, eminim.Kader! Kimseyi suçlayamam fakat şunu söylemek istiyorum: Ailelerin yapabileceği pek bir şeyi
Bu kadar zor şartlarda yaşayıp nasıl bu kadar güler yüzlü olabiliyorsun?Çok şükür sağlığım yerinde. Bakma mücadele etmek de güzel. Zorlukların karşısında ayakta durabildikçe kendimi güçlü hissediyorum. Buna da şükrediyorum.

'DANSÖZ BU DİYE EV SAHİBİM EVDEN KOVDU!'

Merak ediyorum; Türkiye gibi bir toplumda oryantal dansçısı olmak gibi zor bir mesleği yapmaya çalışıyorsun. Toplum seni nasıl karşılıyor?Maalesef önyargılar var. Yıllar önce Anadolu yakasında Ata 2 sitesinden bir ev tutmuştum. Oryantal dansçısı olduğumu anladılar ve beni ev sahiplerim eşyalarımla birlikte kapı dışarı kovdu.Markete gittiğimde adamlar arkamdan ‘'Dansöz bu! O yolun yolcusu'' gibi hakaret içerikli ithamlarda bulundu.Telefonuma bugün bile hala mesajlar geliyor. ‘'İlk gördüğüm yerde seni öldüreceğim, günahkar!'' diye.Hayatım git gide zorlaşıyor!

 ‘İBRAHİM TATLISES İLE ÇALIŞIRKEN AJDA PEKKAN BENİ UYARMIŞTI!'

Bir röportajında, ‘'İbrahim Tatlıses'ten sonra hayatımın akışı değişti'' demiştin. İbrahim Tatlıses neyi değiştirdi?Önce Allah'ın sonra da İbrahim Bey'in sayesinde bütün Türkiye beni tanıdı. Ama tabii öyle uzaktan tahmin edildiği gibi çok bir param olmadı.Sağ olsun Ajda Pekkan beni uyarmıştı. İbrahim Bey'le çalıştığım dönemde kulisime gelip ”Sana ufak bir tüyo vermek istiyorum, bizim camia ateşten gömlektir. Paranı tut, evini al” demişti.

Sen ne yaptın?

Paramı çok iyi tutamadım. Bir ev almıştım onda da zaten annem oturuyor. Oturduğum ev kiralık. Bankada birikmiş biraz param vardı. Aileme bakmakla hükümlü olduğum için, elimde o dönemden kalan son parayı da babamın hastalığı döneminde harcadım. Helali hoş olsun.
SHAKIRA VE BEYONCE'DEN DE TEKLİF GELDİ

Madonna'nın İbiza'da düzenlenen 56. doğum günü partisinde de dans ettin. Nasıl gelişti? Sonrasında tekrardan iletişime geçtiniz mi?Mert Alaş'ın organize ettiği bir doğum günü partisiydi. Sağ olsun beni önermiş. Menajerim Haluk Şentürk aradı. O sıra Çin'deydim. Teklifi alır almaz ilk uçakla İstanbul'a, oradan da İbiza'ya gittim. Doğum günü partisi çok keyifli geçti.Daha sonrasında da benimle yine kontağa geçtiler.  Bu sefer Madonna'nın bir konserinde birlikte sahneye çıkacaktık. Fakat konser iptal oldu.

Peki başka bir dünya starından bizim bilmediğimiz bir teklif aldın mı?

Evet aldım. Shakira ve Beyonce'nin ‘Beautiful Liar’ şarkısın koreografisini benim hazırlamamı istemişlerdi. Büyük bir kariyer adımı atabilirdim. Türk motiflerini dans anlamında bir yere taşıyabileceğim bir avantajdı benim için. O sıralar İbrahim Bey'in ajansındaydım. Tatlıses dönemindeki menajerim izin vermedi. Engellendi…

Nasıl olur?

Oldu.

Kendin devreye girseydin!

Giremezdim. Sözleşmem vardı. Eğer gitmeme izin verilseydi çok iyi bir PR olacaktı benim için. Olmadı, kısmet değilmiş.


Nasıl bu kadar pozitifsin Didem? Nasıl böyle kalabildin? Bize de öğret. 

Bilmem…

Hiç isyan ettiğin olmuyor mu? Yeter artık dediğin bir an…

Arada ettiğim oldu. Özellikle de babam hastanedeyken… Keşke daha iyi koşullarda olabilseydik diye çokça isyan ettim! Ama kader. Kaderin önüne kimse geçemez.

Bütün bu yaşadıklarından sonra nasıl bir duyguya kapılıyor insan?Hissiz… Güvensiz… Kaygı dolu…  Ayakta kalma mücadelesi hiç durmadan devam ediyor.

Oyunculuk yapmayı hiç düşünmedin mi?

Yapabilirim aslında… Deodorant reklamlarında oynamayı özellikle de çok isterim.

Neden özellikle deodorant?

Parfüm sıkmayı çok seviyorum. Dans etmeden önce bir şişeyi resmen üzerime boşaltıyorum. Görmen lazım! İnanılmaz keyif alıyorum.

BAKİRELER KADAR UZAĞIM SEKSTEN

Çok güzelsin, çok güzel kalplisin. Yok mu hayatında güvenebileceğin biri?Geçtiğimiz Haziran ayında babamı kanserden kaybettim. O zamandan beri hayatımda kimse yok.Flört ettiğin biri de mi yok?Bakireler kadar uzağım seksten.Neler yapıyorsun boş vakitlerinde?Düzenli besleniyorum. Spor yapıyorum. İngilizce öğrenmeye çalışıyorum.Süper! Sürekli yurtdışındasın takip ediyorum. Workshoplar veriyorsun .Evet, iyi gidiyor. Avrupa'da hemen her yere gittim. Çin'e gittim. Önümüzdeki günlerde yine Brezilya, Arjantin sonra da Meksika'ya gideceğim.

Türkiye'de nasıl talep?

Eskiden yılbaşı geceleri oryantal dans gösterilerini izleyebilmek için gece yarısını beklerdik. Şimdilerde o kültür yok oldu.Talepler fena değil. Fakat ekranlara oryantalin çıkması yasaklandı. Seksi olduğu gerekçesiyle! İş olanakları kısıtlandı!


Oysa; göbek dansı olarak da bilinen oryantal dünyanın en eski danslarından biri. Düşünün Fransızca kökenli kelime ”Doğuya özgü” anlamına geliyor. Kökeni Mısır olsa bile, Osmanlı döneminde de önemli bir yeri olan, bize özgü bir dans. Kabul, estetik bir dans. Fakat dansın içinde ahlaksızlık arayan insanları, ahlaksız buluyorum!

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.