Liderler sultası
Herkes 12 Eylül rejiminden yakınıyor ancak, onun getirdiği kuralları değiştirmeyi de isteyen yok nedense.
12 Eylül öncesinde siyasi parti grupları saatlerce toplanır, milletvekilleri, yönetimlerini eleştirirler, Meclis çalışmaları ile ilgili öneriler getirirler, seçim bölgelerinin sorunlarını anlatırlardı. İktidar partisi milletvekilleri grup toplantılarında bakanları da eleştiri yağmuruna tutarlardı. O nedenle de kimi vekiller, “grup toplantılarında milletvekili olduklarını” anladıklarını anlatırlardı.
Genel Başkanlar veya parti yöneticileri, eleştirilere yanıt verir, hangi konuların TBMM’de öncelikle ele alınması gerektiği konusunda görüş bildirirlerdi. Yasa teklif ve tasarılarına, hangi yönde oy kullanılacağı da burada milletvekillerinin oylarıyla belirlenirdi. Üzerinde anlaşılamayan konularda, gruptaki tartışmalar uzar gider, ancak, sonuçta görüş birliğine varılırdı tehdit ve şantaja başvurulmadan. Çünkü o günlerde vekilleri liderler değil, delegelerin katıldığı ön seçim belirliyordu. Yani Meclis’e gelişleri de demokratikti ve gelecekleri liderlerin iki dudağı arasında değildi.
Şimdilerde, grup toplantılarında, genel başkanlar, TV kameraları önünde adeta; soru sorulmayan , halka açık basın toplantısı düzenler oldular.
Bu nasıl demokrasidir ki; milletvekilleri grup toplantılarında konuşamıyorlar, yanlışları eleştiremiyorlar. Liderler, seyircilerin; “şakşakları”, eşliğinde kürsüde boy gösteriyorlar. Sonra. birbirlerini suçlayıp, ülke sorunlarını göz ardı ediyorlar, “cambaza bak” düzeni içinde, bizleri uyutuyorlar. Bizler de tartışmaya katılıp, ülke sorunlarının yanı sıra kendi sıkıntılarımızı bir yana bırakıyoruz nedense.
İktidar “ ileri demokrasiyi”, muhalefet partileri “demokrasiyi “ savunadursunlar, kendi partilerinde demokrasi olup olmadığına bakmıyorlar. Milletvekilleri de kulislerde dedikodu yapıp duruyorlar, genel başkanlarının adamları gelince korkudan konu değiştiriyorlar. Sırf yeniden seçilebilmek için.
Son günlerde, iktidar, TBMM Genel Kurulu’nda muhalefetin, liderler de milletvekillerinin sesini kısıyorlar. Liderler demokrasisinin, -pardon, sultasının- adı da demokrasi oluyor.
Hadi canım sen de!…