Başkanlık konusunda, AKP-MHP bir süredir üzerinde çalıştığı adına da cumhurbaşkanlığı denilen başkanlık anayasası değişikliklerini içeren tasarıyı meclise taşımak üzere…

Konunun içeriği ile ilgili senaryolar, dedikodular bilinenler, metnin neleri içerdiği ise bilinmeyenler arasında.

Bir başka önemli gerçekse Türkiye’nin siyasi sisteminin tüm dengelerini değiştirecek, siyasi ittifakları etkileyecek bir durumla karşı karşıya olduğudur. 

Neler konuşulduğuna gelecek olursak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 330 barajını garantiye almak için parti ayırımı yapmaksızın, milletvekili araştırması yaptığı, bu araştırmaların altında bir pazarlık olabileceği dedikodu olarak senaryolar arasında.

HDP milletvekilleri ile başkanlık sonrası özerklik, federasyona gidilmesi, Öcalan'a ev hapsinden başlayan kademeli özgürlük, örtülü ödenek gücüyle desteklenirse sonuç alabileceği de konuşulanlar arasında.

HDP ile durum böyleyken, MHP'nin, "PKK-HDP ilişkisine tepkisi kullanılarak "Başkanlıkla, HDP'yi siyasi hayattan sileceğiz, PKK'yı bitireceğiz" söylemlerinin kulislerde konuşulanlar arasında olduğunu biliyoruz.

Hal böyle olursa Dolmabahçe mutabakatından sonra, Saray mutabakatı da göreceğiz demektir.

Hatta AKP içinde Erdoğan'a karşı ve kripto FETÖ’cü tehdidine karşı, çok sayıda milletvekilinin yapılacak uygulamayla meclis iç tüzüğüne aykırı olmasına rağmen kontrole dayalı "evet" oyu vermelerinin garanti altına alındığı konuşuluyor.

Bu senaryo ve dedikoduları doğrulamak mümkün olmadığı sürece elbette komplo teorisinden öteye geçemeyecektir. 

İki mavi boncukla Başkanlık gerçekleşirse, Erdoğan’ın gerçek ajandasında olduğu konuşulan "Beşibir’liği, Barzani’nin boynuna takarsa" destek veren AKP dışındaki milletvekilleri acaba ne düşünecekler?

Kandırıldık ama deyip,  "bedavaya da kanmadık, çok şükür" mü diyecekler?

Bu senaryoların dışında bir olasılık da, referandum için yeterli oyun çıkmaması durumunda, MHP Lideri Bahçeli’nin “Meclis istemedi, Anayasal sınırlara çekil, ben basiretli davrandım, şimdi sen de gereğini yap” diyerek siyaset sahnesine yeni bir perde açmasıdır.

Böyle bir sonuçta Bahçeli, kaybettiği MHP tabanını tekrar bir araya getirip, AKP’ye kayan oylarını da geri çağırabilir.

Bu, MHP Lideri Bahçeli’nin planı olmasa da, mecliste 330 sonucunu bulmayan bir oylamada takınacağı siyasi tavır olacaktır.

Tüm bunlar senaryoda olsa, konuşulabilmesi dahi siyasi çürümüşlüğün yansımasıdır.

AKP tabanın büyük bir kısmıysa kimi ilgisizlikten, kimi bilgisizlikten "her şey mubah, Erdoğan ne yaparsa destekleriz" modunda başka bir ruh haliyle süreci hoş görür durumdalar.

Bırakın bunu bir tarafa, anayasa değişikliği yapılacak, AKP milletvekilleri nasıl bir sisteme geçeceğimizi merak dahi etmiyor, anlaşılmaz bir özgüvenle üzerinde sadece “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” yazan boş kâğıtlara imza atıyorlar.

Durum bu kadar vahim ancak, bu hususta milletvekilleri sağduyuya çağırılmalı, bu süreçte başkanlığa karşı çıkanlar, dağ taş demeden ülkeyi karış karış dolaşarak halkı aydınlatmalıdır.

Böyle bir referanduma OHAL içinde ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilinen seçim propagandaları ile gideceği düşünüldüğünde, “hayır” kampanyası zor ama başarılabilirse ülkemiz için “hayırlı” olacaktır.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.