banner87

Anayasa önergesinin tümü dün gece sabaha karşı oylandı ve 339 oyla kabul edildi. Cumhurbaşkanının 15 gün içerisinde onaylamasının ardından 60 gün içerisinde referanduma gidilecek.


Nisan ayının ikisi veya dokuzunda gerçekleştirilecek referandum oylaması ile  anayasa değişikliği kabul veya ret edilecek.


Anayasa görüşmeleri sırasında TBMM’de ilginç olaylar, şiddete varan tartışmalar, milletvekillerinin önergeye ilişkin farklılaşan tavırlarını, tesbitlerini izledik. Meclis televizyonu bu tartışmaların bir çoğunu naklen yayınlamadığı CHP milletvekillerinin internetten yaptığı yayınları takip edemeyenler izleyemedi. CHP önergeye karşı TBMM’de tüm kozları ile muhalefet ederek kabul edilmemesi için bir bütün olarak çaba gösterdi.


CHP adına ilk konuşmayı yapan CHP’nin önceki Genel Başkanı Deniz Baykal, tasarıya ilişkin görüş ve tesbitlerini açıklarken liberal, milliyetçi milletvekillerinin vicdanlarına seslenerek tarih önündeki sorumluluklarını hatırlattı.
Anayasa değişiklik önergesinin meclisten neden geçmemesi gerektiğini anlatan Deniz Baykal, konuşmasında CHP’nin AKP’nin belirlediği gündem dışında ülke sorunlarının tesbit ve çözüm önerilerini dile getirirken etkileyici nitelikli konuşması ile CHP tabanını da hareketlendirdi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; CHP grubunda Deniz Baykal’ın  konuşmasına da atıfta bulunarak işte CHP budur diyerek, CHP’nin Cumhuriyet’in, Demokrasinin; Özgürlüğün, Laikliğin teminatı ve savunucusu olduğunu bir kez daha  vurguladı. 


CHP Grup Başkanvekilleri önergenin geçmemesi için,  başta Özgür Özel olmak üzere usul ve taktik olarak iç tüzüğün izin verdiği tüm yolları denediler. Maddeler üzerinde görüşlerini açıklayan milletvekilleri farklı tesbit ve değerlendirmelerde bulundular.  Anayasa önergesinin maddeleri üzerinde görüşlerini açıklayan  CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın tesbitleri, MHP sıralarında dalgalanmalara neden oldu. 


Sayın Çıray’ın konuşmasının bir bölümünü aşağıda sizlerle paylaşıyorum. 


“Değerli arkadaşlar 14 Aralık 2016 ‘da bu kürsüden yeni bir fiili durum ile Türkiye karşı karşıya kalacak, Tayyip Bey’in 3 Kasım 2019 seçimlerine Türk’süz ve baştan aşağı yeni bir anayasa vaadi ile girdiğini göreceğiz dediğimde,  genç MHP’li arkadaşlarım , milletvekilleri  bana kızmışlardı. Şimdi bütün saygılarımla soruyorum; ne oldu da Sayın Bahçeli yeni anayasayı birden bire ortaya attı.  Neden 15 Temmuz darbe komisyonunu battal hale getirecek zamanlama da gündem değiştirildi.  Beka sorununun sorumlusunun anayasanın olmadığını herkes bilmez mi?  Apo ile bu anayasanın görüşüldüğünden bi haber misiniz? 


12 Eylül darbe anayasasının geçici 15. maddesine benzer bir af kanununu niteliğindeki bu anayasanın çıkması için AKP Genel  Başkanın dan daha fazla mesai sarf ederek neden sabahlara kadar nezaret ediyorsunuz. AKP sözcüsü bu anayasa ile iki partili sisteme gidecek dedi. Yani MHP’nin tasfiye edileceğini AKP milletvekili söyledi. 


Neden buna sessizsiniz.!! Ve nihayet merhum Türkeş’in mirasçısı olarak mı?  Yoksa bir federasyon anayasasının kurucusu olarak mı tarihe geçeceksiniz.?   


Sayın Cumhurbaşkanı’nın anayasayı dayatmasının nedeni ise  çok açık, ortak menzile yürürken AKP içerisinde çok sayıda siyasi aktör Fetö ile içli dışlı olmuştu. Bu kalkışmadan sonra artık bunlara güvenilemezdi. Ancak bunların bugün temizlenmeleri  halinde Sayın Cumhurbaşkanı partinin boşalacağını biliyor.


O halde yetkilerini arttırarak kendisini güvence altına alacak ve işte  o zaman AKP’den  asıl temizlik başlayacaktır. 
Ve aynı zamanda  hep aklında  olan yeni bir Cumhuriyet’in kurucu başkanı olma idealini gerçekleştirmek olacak.
İşte şimdi onu yaptırıyor.  Bu anayasanın özeti budur…..” Meclis görüşmelerinden ilginç bulduğumuz görüşme ve anektotları süreç içerisinde sizlere aktarmaya çalışacağım.

 

TRUMP  dönemi


ABD’nin yeni başkanı Donald Trump Cuma günü yemin ederek göreve başladı. Trump’ın Rusya ile daha yakın işbirliği içerisinde olacağı yönündeki açıklamaları, ekonomide izleyeceği yeni çizgi ile Çin ile yaşanan gerginlik.


İngiltere’yi Avrupa Birliği dışına itecek Brexit gibi bir gelişmeyi olumlu karşılaması ve Avrupa Birliği’ne şüpheci yaklaşımı,    


Ortadoğu’da izleyeceği politikalar dünyada dengelerin değişebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Özellikle Rusya ile yakınlaşmanın Rusya – Çin ittifakını bozmaya yönelik bir strateji olup olmadığı Amerika’da tartışılmakta.


ABD’de başkanların ilk yüz günlük icraatları ve politikaları çok önemli. Zira başkanlık dönemi boyunca ince nüanslar dışında aynı politikayı izledikleri bilinmekte.


Yeni dönemde ABD Türkiye ilişkileri nasıl olucak? Özellikle Suriye ve PKK konusunda yaşanan güvensizlik ve olumsuzluklar giderilebilecek mi ? 


Süreç içerisinde göreceğiz.
İyi Pazarlar.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.