banner87
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan darbenin ilk gününden beri halkı meydanlara çağırdı.
Akıllı ve haklı bir tepkiydi.
Ama bu açıklamalar sürerken çok gariptir ben de Melih Gökçek ve Kadir Topbaş'ı ve icraatlarını düşündüm.
Hangi meydana çağrılıyordu halk.
Melih Gökçek Ankara'da çıkılacak meydan mı bıraktı?
Ya da hangi meydanları yaptı?
Tandoğan, Zafer ve Kızılay meydanları kırpıla kırpıla kuşa döndü. Taksim başta olmak üzere eldekiler de halka kapatılmadı mı?
Deniz kıyısını doldurarak meydan olmaz.
Meydanlar ana arterdir.
Darbe heveslilerine verilecek ders dâhil demokrasi merkezidir.
Toplumsal sevinçlerimiz ve hüzünlerimizin dibine kadar alenen yaşandığı yerlerdir.
Allah korusun depremde, toplumsal felakette ve sevinçte hayat bulduğumuz yerlerdir meydanlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu gerçeği görmesi yetmez.
Taksim'e kışla yapmakla da olmaz.
Siz hiç şehrin göbeğinde 100 bin kişinin aynı anda haykırdığı bir TOKİ Meydanı gördünüz mü?
Mecidiyeköy'deki Ali Sami Yen Stadı ne güzel meydan olurdu değil mi?
Ya da şehrin bağrına hançer gibi saplanan kaçak yapılarla donatılan Profilo İş Merkezi gibi köhnemiş AVM'lerin yerine meydanlar yapılsa?
Kafelerinde gençlerimiz otursa, demokrasi şöleni yapsaydık fena mı olurdu?
Ya da sosyal medya aşığı Melih Gökçek, Sakarya semtindeki alanı mal sahiplerinin hakkına el uzatmadan, içki sattın satmadan diyerek bir kaç gökdelende toplasa, kafe ve sinemalarla süslese, altını gelir getirmek için para basma makinası yerine ücretsiz otoparklarda donatsa hayır mı diyeceğiz?
Ya da KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırı şehir büyüklüğündeki dev projelerde büyük büyük meydanlar yaptırsa yok olmaz mı diyeceğiz?
Bizi dinlemiyorsanız Erdoğan'ı dinleyin beyler!
Yenisini yapmıyorsunuz bari şehir merkezlerindeki meydanlarımızı geri verin bize!
Olağanüstü hal başladı herkes ister istemez tedirgin.
12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana ilk kez ülkemizin tamamını kapsayan onlarca olağanüstü hal ilan edilmiştir. 2002 yılına kadar da bölgesel olarak uygulanan Olağanüstü Hal, sadece faili meçhul cinayetlerle, katliamlarla, gözaltında kayıplarla, işkencelerle anılmaktadır.
"Bu kez öyle olmayacak” diyenlerin, "olağan” hukuk düzeni içindeki kötü sicilleri ortadadır.
Unutulmasın ki darbeciler bu ülkenin meclisini bombalamışlardır. Darbecilerin saldırılarına çok net bir yanıt veren TBMM'nin OHAL ile beraber devre dışı bırakılması "demokrasi” ile değil ancak "karşı-darbe” kavramıyla açıklanabilir.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın dünkü konuşmasındaki muhalefetle işbirliği önemli bir teminattır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın parlamenter sisteme bağlılık demeçleri de inşallah 1970 dönemine çevirmezler TBMM'yi!
İnanmak ve güvenmek istiyoruz.
Ama yeter mi, göreceğiz?
Türkiye'nin ihtiyacı darbelerden darbe, diktatörlerden diktatör beğenmek değildir.
Türkiye'nin ihtiyacı işkence, idam cezası ve OHAL değildir.
Türkiye'nin ihtiyacı TBMM'yi fiilen işlevsizleştirmek değildir.
Tüm bunlar sivil ve askeri darbelerin hedefleri ve amaçlarıdır.
Türkiye'nin ihtiyacı Cumhuriyetin kurumları laiklik, demokratik, barışçı, herkesin inancını özgürce yaşadığı, düşüncelerini özgürce ifade ettiği, insanca yaşanacak bir ülkeyi el ele kurmaktır. Tıpkı Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi her alanda ve her zeminde.
Ve son not…
Alevi önderleri dün Şahkulu Dergâhı’nda toplandı. 15-17 Ağustos tarihleri arasında Hacıbektaş'ta yapılacak olan Hünkâr Hacıbektaş-ı Veli'yi anma etkinliklerini görüştü. Demokrasi bildirisi yayınlandı. Rıza Eroğlu'nun Başkanlığında toplantıya Katılan Alevi önderleri Erdoğan Döner, İsmail Saçlı, Mehmet Çamur, Hüseyin Taştekin, Hakkı Ergin, Mahmut Yıldız, AV. Nimet Karabulut, Haydar Baki Doğan, Kemal Berk, Zeynel Koç, Zeki Kaya, Hıdır Avuçan, Suna Özdemir, Eba Müslüm Karataş isimleriydi.
Toplantılar devam edecek...


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.