banner87
Bugün de CHP yazmaya devam edecektim. Ama dün genç yaşta kaybettiğimiz Koç Ailesinin ve Türkiye’nin ‘gözbebeği’ Mustafa Koç’un vefatını görmezden gelemezdim.   Koç ailesi ile ilgili detaylı bir bilgiye sahip değilim. Ancak geçtiğimiz günlerde de yazdım. İsim vermeden yazmıştım. Şimdi detaya gireyim.
Koç grubu Türkiye’de yaşanan ve şiddetlenmesi beklenen ‘ekonomik daralmadan’ en az etkilenen devlerdendir.  Belki de birincisidir. Sebebi de gayet basittir aslında. Koç grubu ‘serbest piyasa şartlarına ve reel ekonomiye’ bakar. Devlet kaynaklarına, hükümetlere bağımlı yatırımlar yapmaz. Tabi ki devlet ile iş yapar, ama enerji ve inşaat sektöründe olan bazı ‘devler’ gibi ‘bağımlılık derecesinde’ değil. O yüzden diğerlerine göre çok rahattır.
Gelelim Mustafa Koç’un vefatına.  Koç ailesinin çok üzgün olduğunu söylemeye gerek yok. Pazar günü cenaze töreni var. Koç Ailesi taziyeleri her gün saat 19.00’a kadar Divan Otelde kabul edecek. Ali Koç ve zarif eşi Nevbahar Hanım sadece aile ile değil, en küçük detayla bile bizzat ilgileniyor.
Amerikan Hastanesi’nde gazetesinde gazeteci  Meliha Okur ile karşılaştım. Çok üzgündü. Meliha Okur ekonomi ve siyaset alanında yazılar yazan çok başarılı bir ‘üstat’ gazetecidir. Televizyoncudur. Çevre ve doğal yaşama olan ilgisi ve hayata bağlılığı ile tanınır. Hayat dolu, sevgi dolu bir meslektaşımızdır. Mustafa Koç’u anlatmasını rica ettim. Anlattı:
 
Fenerbahçe aşkı ile dolu mütevazı bir kişiydi

Mustafa Koç ile 1984 yılında tanıştım. O yurt dışında eğitimini tamamlamıştı iş hayatına yönetici olarak yeni atılıyordu. Herkesin üzerine titrediği, gözünün içine baktığı genç veliahttı. Aslında mesleklerimizde beraber büyüdük diyebiliriz. Ben gazetecilikte, o iş dünyasında. O iş dünyasını öğrenirken, ben de gazeteciliği öğrendim.
Dede merhum Vehbi Koç yaşıyordu. Biz bir yandan Vehbi beyi izliyor diğer yandan da Rahmi Bey ve Suna Kıraç hanımı.  Ama bütün gözler genç veliaht, Koç’un prensi Mustafa’daydı. Koç ailesinin en büyük özelliği sade yaşantısı, aile fertlerinin bir birinin önüne geçmemesidir. Kimse kimsenin önüne geçmez.
Mustafa Bey  tam bir halk adamıydı.   Ara ara dertleşirdik. İnsanlar arasında din, dil, ırk, sınıf, zengin-fakir ayırımı kesinlikle gözetmezdi. Tespih çekmeyi severdi. Odasında tespihi ve Fenerbahçe forması hep yerini almıştır. Dostları odasına Anadolu usulü randevusuz  girebilirdi. Bu ‘abi biz geldik’ diyen bir balıkçı esnafı da olabilirdi, bir iş adamı ya da gazeteci de.
İnsanları sevgiyle kucaklardı. Kindar değildi. Çocuklarına ve ailesine çok düşkündü. Koç ailesinin fertlerinin tamamı ailelerine düşkündür. Aile her hafta eksiksiz bir sofra etrafında toplanarak mutlaka yemek yer. Sevgi ve saygı Koç ailesinin ailenin en büyük özelliğidir.
 
Ve CHP kurultayı

İki gündür her zeminden, çerçeveden kurultaya bakmaya çalıştım. Erdoğan Toprak’ı aramıştım. Bir gün sonra döndü. Yurt dışına gideceğini  söyledi. Buluşmak üzere sözleştik. CHP konuşacağız. Değerlendirmelerini de yayınlayacağım.
İstanbul Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu’nu da aramıştım. O da İzmir’de olduğunu söyledi. Başka bir zaman  bir araya geleceğiz. İstanbul Milletvekili ve Genel Sekreter Gürsel Tekin de aynı cevabı verdi. Ben de onların konuşmama hakkına saygı duydum. Samimi buldum.
Siyasetçilerin sorulara cevap vermeme hakkı da vardır.
Ama bir kişi var ki o hem telefona çıkmaz, hem yazılanı beğenmez hem de  kendisini kaybederek ‘haksız ve yakışıksız’ ifadelerde bulunur. Üstelik İstanbul’da siyaseti CHP içinde tanzim etmeye adaydır, hem de eleştirilere karşı tahammülü yoktur.
İstanbul siyasetini tanzim etmeyi kongre ve kurultaylardan ibaret zanneder.
Hemşerimdir. Yakın tanışıklığımız da vardır.
O beni nasıl tarif eder ama ben ‘arkadaş ve dost’ sınıfında sayardım kendisini.
Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’den söz ediyorum.
Ben cevap hakkını sonuna kadar kullandıran bir yazarım. Hemen her yazımda da ifade ederim.
Hatamı da kabul ederim, yayınlarım da.
 Battal Bey dün yazdıklarıma kızarak bana ‘tam bir yalancısın’ mesajı atmış. Ya da onun adına atmışlar. Çok yakışıksız bir ifade. Bu üslup Battal İlgezdi’ye de yakışmaz.
 Ben siyasette işi kişiselleştirmem. Kan davası haline de getirmem. Ancak, hakareti de kabul etmem. Gereğini de yapacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın.
Battal bey cevap hakkım saklı kalmak kaydıyla ’şimdilik’ şunu söylemek istiyorum. İlçe başkanları da biliyor. Ben kurultayda Gürsel Tekin ve Enis Berberoğlu’nu  çizdirdiğinizi biliyorum. Kulaklarımla da duydum Delege de biliyor. Herkes biliyor.
Ne demişler yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Tekrar ediyorum. Cevap hakkı herkes için bakidir.
Sizin için  bile.
Ama nezaket ve edebiniz ile…
Biraz Gamze İlgezdi Hanım’dan ders alın.
Siyaset ve vefa dersi.
Çok uzağınızda değil.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.